"Adımız Seviydi diye düşünüyor, ama bulamadım bu adı, seçemedim vaktinde. Gürültüye kulak verdim gereksiz yere, gürültünün gizlediğini işitmeğe çalışmalıydım."
Avından El Alan, 1968-1977
Çok uzak yollardan geldim, denizler yerine dağları sevdim. Heyecanımda, başarımda ve üzüntümde pek insan yoktu yanımda. Fakat öğrendim, irkilerek yoluma devam ettim. Şimdi mutfağıma açılan minik bahçemde pek çok çiçek yetiştiriyorum. Çiçeklerin yanında yalın ayak geziniyorum, bir tek onların yanında özgür hissediyorum. Yaşamak böyle bir şey değil midir zaten? Toprakla bütünleşmek, var olmamak. Hiç olmamak. Ne orada ne de burada.






Geçtiğimiz hafta Kadıköy Kitap Günlerinde idim. Alışverişimi Metis Yayınları standından yaptım. Ne zamandır okumak istediğim birkaç kitap vardı. Bunlardan biri de Vanessa Baird'in "Cinsel Yönelimler" adlı kitabıydı. 



Eda, Ufuk, Turgay, Nihan, Simin, Serpil, Ozan, Ferhan, Selçuk, Alikar... Motel sakinleri, gizemli bir çis mevzusu, çişten mütevellit motel sakinlerinin hissiyaslarını ve hassasiyetlerini dışa vurum güçleri, iç dökmeleri, karakterler arası geçişler, Alikar'ın dünyayı, dini, imanı, kendini - aslında hepsi gerçeğin keşfi- keşfi, benliğinin özgürlüğü, ağlamaklı iç sesi...