cinsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2017 Pazartesi

Vanessa Baird: Cinsel Çeşitlilik (Yönelimler, Politikalar ve İhlaller)

vanessa baird cinsel çeşitlilik ile ilgili görsel sonucuGeçtiğimiz hafta Kadıköy Kitap Günlerinde idim. Alışverişimi Metis Yayınları standından yaptım. Ne zamandır okumak istediğim birkaç kitap vardı. Bunlardan biri de Vanessa Baird'in "Cinsel Yönelimler" adlı kitabıydı. 

Kitabın ilk baskısı Metis Yayınları tarafından 2004 yılında yapılmış, okuduğum ikinci baskı ise Ocak 2017 tarihli. 

Cinsel çeşitlilik ile ilgili tüm bilgilerin kısa ve öz olarak toparlandığı ve cinsel çeşitliliğe dair temel bilgiler oluşturabileceğiniz incelikli bir kitap. Cinsel çeşitlilik tüm biyolojik ve toplumsal etkinler ışığında incelenmiş. Temelde ise etkileyici olan hak ihlalleri boyutu ve toplumsal kabul sorunsalı. Kitabın bilhassa güzel bölümlerinden biri de cinsel çeşitliliğin tarihi ile ilgili olan üçüncü bölüm. Tarihten ve pek çok toplumdan örneklerle aktarılmaya çalışılmış bu bölüm. 

Kitabın aktivistler için de bir el kitabı niteliği taşıdığını düşünüyorum. Muhakkak edinip okuyun derim. Heteroseksüel bireylerin yanında cinsel çeşitliliğe sahip bireylerin de okumaları gerektiğini düşünüyorum. Bilgi azlığı ve önyargılar kesinlikle yalnızca heteroseksüel bireylerde değil. Okumaktan ve "ötekileştirdiğiniz" bireyleri anlamaktan imtina etmeyin lütfen. 

24 Mart 2016 Perşembe

Etin Cinsel Politikası: Feminist-Vejetaryen Eleştirel Kuram

Vejetaryen olmamın üzerinden tam yedi ay geçti. İnsanların, herhangi ciddi bir hastalıkla karşılaşmadıkları sürece beslenme hususunda radikal kararlar almaları oldukça zor. Bu kararı alırken elbette bir araştırma evresinden geçtim. 23 yaşıma kadarki beslenmemi gözden geçirdiğimde az sayılamayacak miktarda tavuk ve balık eti tükettiğimi fark ettim. Kırmızı eti çok az tüketmekle birlikte yine de tüketir durumdaydım. Genel olarak et yemeyi seven bir insan değildim. Evimizde de sebze ve zeytinyağlı ağırlıklı besleniriz. 

Çevreye karşı olan duyarlılığımın da artmaya başladığı, daha doğrusu daha fazla bilinçlenmeye başladığım bir dönemde et yeme durumumu da sorgulamaya başladım. Televizyonlarınızı açtığınızda et yemenin sağlık açısından oldukça gerekli olduğunu söyleyen bir sürü diyetisyen, doktor bulabilirsiniz. Ama ne hikmettir ki bir tane bile vejetaryen beslenmenin sağlık açısından mühim olduğunu söyleyen bir diyetisyene ya da doktora rastlayamazsınız. 

Vejetaryen olmaya karar verdiğim dönemde bir takım belgeseller izledim. Mesela "Forks Over Knives", "Food INC." ve "The Cove" gibi... Düşüncemin şekillenmesinde bu tarz belgesellerin oldukça etkisi oldu. Daha sonra biraz döküman analizi yaptım. Ardından elime harika bir kitap geçti. Carol J. Adams'ın kaleme aldığı, Ayrıntı Yayınları tarafından basılan "Etin Cinsel Politikası: Feminist-Vejetaryen Eleştirel Kuram."

Vejetaryen olduğumdan beri girdiğim tüm ortamlarda insanlar benimle alay etmeye başladı. Başlarda bu moralimi çok bozuyordu. Çalıştığım okulda vejetaryen menünün olması benim için bir avantaj iken ve beni çok mutlu ediyorken, yanımda et yiyen insanların sürekli beni eleştirmelerinden ve alaylı ifadelerinden sıkılır hale gelmiştim. Yaşadığım bu durum ile ilgili tezlerimi kuvvetlendirmek adına, bu kitap bana çok büyük bir referans oldu. Asla çantamdam ayırmıyorum.

Adams, kitabında feminist-vejetaryen kuram eşliğinde; ataerkil düzeni ve muktedirliği et tüketimi ve toplumsal yemek alışkanlıklarımız üzerinden değerlendiriyor. Kadının toplumdaki yeri, cinsel hayattaki konumu, pornografi, ilk insanlardan itibaren süregelen beslenme biçimlerimizin kadınlık ve erkeklik algısı üzerindenki etkilerini gayet açık ve bilimsel araştırmalar eşliğinde anlatıyor. 

Vejetaryen arkadaşlara şiddetle tavsiye ediyorum. Bu kitap; bir ortama girdiğinizde, neden vejetaryen olmayı tercih ettiğinizi, bunun size ve doğaya kattıklarını gayet açık ve bilimsel şekilde aktarmanızda çok büyük destek olacaktır. Et tüketen insanların da muhakkak okuması gerektiğini düşünüyorum. Et yemeyen insanların bu konudaki düşüncelerini, argümanlarını öğrenmeleri ve onlarla empati kurabilmeleri için.