toplumsal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toplumsal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Tarih Vakfı Yurt Yayınları

Daha önce Kitap Yayınevi'nden bahsetmiştim, sıklıkla kitaplarını okuduğum ve biraz bahsetmek istediğim bir diğer yayınevi de Tarih Vakfı Yurt Yayınları. Siyasi tarihten ziyade toplumsal tarihe ilgili duyduğum için, genelde toplumsal tarih çalışmaları hazırlayan yayınevleri ile iç içeyim. 

Tarih Vakfı bünyesinde yayıma hazırlanan kitapların bir çoğunu mikro tarih çalışmaları olarak tanımlayabiliriz. Bir şehir, bir insan, hatırat, kısa bir dönemin ayrıntılı tasvirleri gibi pek çok alanda ve özellikle çok sık çalışılmamış konularda çok değerleri üretimleri var. 

Hem sürekli okuduğum hem de derslerimde kullandığım kitaplar, kesinlikle toplumsal tarih severlere başka ufuklar açıyor. Aynı zamanda Tarih Vakfı, kendi bünyesi içinde çeşitli söyleşiler de gerçekleştiriyor. Karantina sürecine kadar düzenlemiş oldukları söyleşilerin bir kısmında bulundum ve faydalandım. 

Toplumsal tarih alanında nitelikli çalışmalar, sıkı araştırmalar bulabilmek çok mümkün değil. Bu alanda çalışmalar yapan çok fazla da yayınevi yok. Bu bakımdan Tarih Vakfı Yurt Yayınları da, tıpkı Kitap Yayınevi gibi ülkemiz için çok kıymetli.

Yayınlara ulaşmak isterseniz pek çok kitap satış sitesinde bulabileceğiniz gibi, Tarih Vakfı'nın kendi sitesinde de bulabilirsiniz. 

Yalnız; kitapların baskı adetleri çok değil. Bu yüzden geçmiş yıllarda basılmış kitapların bir çoğu yeniden basıma gitmediği için ulaşmakta zorluk çekebiliyorsunuz. Bu yıl geçmiş yıllarda basılmış bir kitabı sahaftan epeyce pahalı almak zorunda kaldım. Umuyorum, eski basım kitapların yenileri de tekrar basıma girer ve biz de faydalanmaya devam ederiz.

12 Haziran 2017 Pazartesi

Vanessa Baird: Cinsel Çeşitlilik (Yönelimler, Politikalar ve İhlaller)

vanessa baird cinsel çeşitlilik ile ilgili görsel sonucuGeçtiğimiz hafta Kadıköy Kitap Günlerinde idim. Alışverişimi Metis Yayınları standından yaptım. Ne zamandır okumak istediğim birkaç kitap vardı. Bunlardan biri de Vanessa Baird'in "Cinsel Yönelimler" adlı kitabıydı. 

Kitabın ilk baskısı Metis Yayınları tarafından 2004 yılında yapılmış, okuduğum ikinci baskı ise Ocak 2017 tarihli. 

Cinsel çeşitlilik ile ilgili tüm bilgilerin kısa ve öz olarak toparlandığı ve cinsel çeşitliliğe dair temel bilgiler oluşturabileceğiniz incelikli bir kitap. Cinsel çeşitlilik tüm biyolojik ve toplumsal etkinler ışığında incelenmiş. Temelde ise etkileyici olan hak ihlalleri boyutu ve toplumsal kabul sorunsalı. Kitabın bilhassa güzel bölümlerinden biri de cinsel çeşitliliğin tarihi ile ilgili olan üçüncü bölüm. Tarihten ve pek çok toplumdan örneklerle aktarılmaya çalışılmış bu bölüm. 

Kitabın aktivistler için de bir el kitabı niteliği taşıdığını düşünüyorum. Muhakkak edinip okuyun derim. Heteroseksüel bireylerin yanında cinsel çeşitliliğe sahip bireylerin de okumaları gerektiğini düşünüyorum. Bilgi azlığı ve önyargılar kesinlikle yalnızca heteroseksüel bireylerde değil. Okumaktan ve "ötekileştirdiğiniz" bireyleri anlamaktan imtina etmeyin lütfen. 

28 Şubat 2016 Pazar

7 Avlu

7 Avlu bir Semir Aslanyürek filmi. Kıymeti bilinmemiş, değerli bir eser. Film bizi Hatay'ın geniş avlulu evlerine götürüyor. Bir mahalle boyunca uzanan 7 tane avlu. Farklı aileler ve farklı yaşamlar. Mercek altındaki kahramanımız Eleni. Üç çocuklu dul bir kadın. Aslında ne kadar itici bir kelime değil mi dul? 

Eleni tek tek her avlunun kapısını çalıyor film boyunca. Her avluda ise karşısına farklı kültürden, dilden, milletten insanlar çıkıyor. Ermeni, Rum, Süryani, Kürt ve bir sürü karakter. Hepsi de Eleni'nin komşuları. Peki Eleni ne istiyor bu insanlardan? 

7 Avlu; bir yandan sosyalizmden bahsederken bir yandan da ülke olarak, kültürler arası diyaloğu ve iletişimi ne denli kaybettiğimizden dem vuruyor. Kendi derdine düşmüş bir sürü insan... Başkalarının derdi özellikle kendi dilimizden, dinimizden ve milletimizden olmayan insanların derdi bizi pek ilgilendirmiyor günümüzde. Eleni konuşmak istiyor, iletişim kurmak ve dostluğu tatmak istiyor. Bir olmanın verdiği yürek ferahlığı ile yaşamak, solumak istiyor. 

7 Avlu'yu izlemenizi ve Eleni'nin derdine kulak vermenizi tavsiye ederim. Eleni'nin de filmin sonunda söylediği gibi: "Hepimiz Tanrı'nın çocukları değil miyiz?"

13 Şubat 2016 Cumartesi

Mustang














Mustang uzun süredir merak ettiğim bir filmdi. Başarılarının yanınında hakkında epey konuşuldu, yazıldı ve çizildi. Benimki geç kalınmış bir seyirdi, nitekim film bitiminde geç kaldığım için kendime bir kez daha kızdım. 

Mustang, gerçekleri hiç dolandırmadan ve sarsıcı bir şekilde anlatıyor. Sarsıcı diyorum, çünkü rahatsızlık da duyuyorsunuz bir yandan. Böyle filmler çok nadirdir, izler geçeriz genelde. Mesaj vermeye çalışan filmler bile, bir yerden sonra sadece seyirlik hale gelebiliyorken, Mustang bunun üstesinden çok iyi geliyor bence. 

Trabzon'un denize nazır tepelerinin ardında, küçük bir yerleşim yerinde babaannesi ve amcası ile birlikte yaşayan beş tane ergenlik çağındaki kız. Baskıcı bir muhit, kendine kendinden doğrular yaratmış ve bu doğruların sorgulanabilirliğini, kime göre ve neye göre olduğunu es geçmiş bir muhit, bu muhit içinde yaşayan "bok rengi" insanlar. Babaannenin aman çevre ne der tutumları, amcanın evin reisi muktedir baskıları ve beş kız çocuğunun kapana kısılmışlıkları. 

Bir kere film bittikten sonra çok fazla sorgulama yapıyorsunuz. Bilhassa erkeklerin izlemesi gereken bir film belki de. Kız çocuklarının ergenlik dönemleri, kendi bedenlerini keşifleri, oyun ile ayıp arasında gidip gelen toplumsal sözde ahlaki çizgi, çocukların buna rağmen kendilerine bir çıkış yolu arama ve mutlu olma çabaları... Belki de çoğu erkek Mustang sayesinde ilk kez bunların farkına varacak. 

Çok amiyane bir tabir olacak belki ama cidden dünyayı erkeklerin s.kleri yönetiyor. Bu iktidar duygusu, tamamen s.k odaklı bir durum. Çünkü o var ve siz isterseniz s.kersiniz. Her şeyi hem de. Bu varoluş biçimini çok anlamsız buluyorum. İnsanların kendilerini tümden cinsel organları üzerinden tanımlamalarını. Ve o varsa değerli olmalarını yoksa değersiz olmalarını. Bu esasen başka bir yazının da konusu olmalı. Uzun uzadıya anlatıp tartışmak istiyorum.

Bir kez daha söylemek isterim ki Deniz Gamze Ergüven harika bir iş çıkarmış. Uzun süre kendime gelemeyeceğim sanırım. 

7 Ekim 2015 Çarşamba

Şair Eşref'in Esprili Dörtlüğü

Yavuz Selim Karakışla'nın "Eski Zamanlar Eski İnsanlar: Osmanlı Toplumsal Tarihi Üzerine Yazılar (1876-1926)" adlı eserini gayet ciddiyet ile okurken karşıma esprili bir dörtlük çıktı. Bir tarih kitabını okurken nasıl kahkaha ile gülünürün kanıtı olarak kayda geçilmeli bence Karakışlalı'nın bu kitabı. Eserinin, "1908 Devrimi: Osmanlı İmparatorluğu'nda Özgürlükler Ortamı" başlıklı yazısında 89. sayfada, Şair Eşref'in bir dörtlüğüne yer vermiş yazar:

İstibdadda söz söylemek memnu'idi,
Ağlatırlardı söz söylesen, ananı.
Devr-i Hürriyet'teyiz, şimdi, değişti kaide,
Söyletirler evvela, sonra s*kerler ananı.

Yorumu sizlere bırakıyorum efendim ve yazımı burada noktalıyorum. Sağlıcakla. 

2 Ekim 2015 Cuma

Eski Zamanlar Eski İnsanlar: Osmanlı Toplumsal Tarihi Üzerine Yazılar (1876-1926)



















Osmanlı Devleti dönemine ait ilgimi çeken alan toplumsal tarih. Siyasi tarihten çok daha cezbedici ve keyifli geliyor bana. Özellikle, Osmanlı Devleti döneminde gündelik yaşamdan kesitler, farklı kültürlere dair anektodlar çok hoşuma gidiyor. Bu alanda ise en sevdiğim kitaplardan bir tanesi François Georgeon ve Paul Dumont'un kaleme almış olduğu, İletişim Yayınları tarafından basılan "Osmanlı İmparatorluğu'nda Yaşamak" adlı kitap. Oldukça güzel ve mühim bir eser. Bu alana ilgi duyanlar için tavsiye ederim.

Bugün girdiğim kitapçıda Yavuz Selim Karakışla çıktı karşıma. İlk baskısını taze taze Eylül ayında yapan kitap, "Eski Zamanlar Eski İnsanlar: Osmanlı Toplumsal Tarihi Üzerine Yazılar" (1876-1926)" adını taşıyor. Doğan Kitap tarafından basılan eser, içerik olarak oldukça dolu. Örneğin o meşhur Eylül adlı eserin yazarı Mehmet Rauf'un müstehcen bir eseri olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya bu eseri kaleme almış olmasından dolayı başına gelenler? İrfan Orga'nın annesi Şevkiye Hanım'ın hikayesi hakkında bir bilginiz var mı? Osmanlı'daki kadın fotoğrafçıları tanıyor musunuz? 

Yavuz Selim Karakışla çok güzel bir toplumsal tarih seçkisi hazırlamış. Kendinizi bu bilgilerden mahrum bırakmayın der tavsiye ederim, sağlıcakla kalın.