Bambaşka biri haline büründü. Oysa daha anlayışlı olmasını beklerdim, öyleydi, anlayışlıydı. Karşısındaki insanları kırmazdı, nazikti. Sonra onda bir şeyler kırıldı, kırdı pek çok. Belki farkına varmadı belki de bile isteye yaptı. İnsan neden değişir, neden dirilir durduk yere, üzerimizde ölü toprağı. Sonra yaşam tekrar eski haline döndü, bir mücadeleye dönüştü her şey.
İnsan aşıyor, duruyor, düşünüyor, çoğu zaman düşünmüyor. İçinden çıkmak istediği neydi, bilemiyorum. Ben dahil pek çok şeyin içinden çıkmak istediği belliydi. İç gizlese de yolunda gitmeyen şeyler kendini belli ediyor bir çabuk. O farklı bir nehrin su döngüsüne katıldı, ben gökten yağmayı tercih ettim suya karışmak için. Biri toprak, biri gök oldu. Kimi olaylar olağan geldi, kimini ise hiç beceremedik. Bir o baki kaldı, o hali. Bir ben baki kaldım, kendi halim.
doğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aralık 2017 Cumartesi
23 Temmuz 2017 Pazar
Yusuf Atılgan: Bütün Öyküleri

Sarıbaş yan gözle bakıyordu kurşuna.
Uzan da alıver istersen, dedi.
Korkut elini uzattı, aldı. Sıcaktı. Ağzına götürdü, ısırdı. Dört dişinin izi kaldı üstünde. Bu yumuşak, zararsız nesne mi öldürecekti sarıasmayı, karamekeyi, gökçeliyi, alaca cereni, insanı?"
Yaz seçkimin onuncu kitabında yine Yusuf Atılgan eşlik etti bana. Bu sefer öyküleri ile. Kitabın sonunda iki de masalı var kendisinin. Hem küçüklere hem büyüklere masallar. Korkut'a masal ve Ceren'e masal.
Yusuf Atılgan'ın dili öykülerinde de tıpkı romanlarındaki gibi. İşlediği konular benzer, öyküleri yük, gam ve his dolu desem yanılmam. Tasasız taşranın delişmen insanları. Samimiyeti buradan geliyor belki de, olduğu gibi içimize nüfuz etmesinden. Eğri büğrü yollarda ve zamanlarda yaşanan gerçeklik. Olduğu gibi hem de, ziyansız. Yusuf Atılgan'ın bu taşra ve gerçeklik bileşimi kokusunu bir tek Hasan Ali Toptaş'ta alabiliyorum. İç döndüren zamanlar, aynalar ve kır atlar.
Sıradaki kitap Aylak Adam. Onu da okuduktan sonra Yusuf Atılgan külliyatını bitirmiş olacağım. Pek güzel olacak. Şimdi birkaç gün yaz tatili ve deniz molası veriyorum. Döndüğüm gibi edebiyat maceram devam edecek.
7 Ekim 2015 Çarşamba
Şair Eşref'in Esprili Dörtlüğü
Yavuz Selim Karakışla'nın "Eski Zamanlar Eski İnsanlar: Osmanlı Toplumsal Tarihi Üzerine Yazılar (1876-1926)" adlı eserini gayet ciddiyet ile okurken karşıma esprili bir dörtlük çıktı. Bir tarih kitabını okurken nasıl kahkaha ile gülünürün kanıtı olarak kayda geçilmeli bence Karakışlalı'nın bu kitabı. Eserinin, "1908 Devrimi: Osmanlı İmparatorluğu'nda Özgürlükler Ortamı" başlıklı yazısında 89. sayfada, Şair Eşref'in bir dörtlüğüne yer vermiş yazar:
İstibdadda söz söylemek memnu'idi,
Ağlatırlardı söz söylesen, ananı.
Devr-i Hürriyet'teyiz, şimdi, değişti kaide,
Söyletirler evvela, sonra s*kerler ananı.
Yorumu sizlere bırakıyorum efendim ve yazımı burada noktalıyorum. Sağlıcakla.
2 Ekim 2015 Cuma
Eski Zamanlar Eski İnsanlar: Osmanlı Toplumsal Tarihi Üzerine Yazılar (1876-1926)
Osmanlı Devleti dönemine ait ilgimi çeken alan toplumsal tarih. Siyasi tarihten çok daha cezbedici ve keyifli geliyor bana. Özellikle, Osmanlı Devleti döneminde gündelik yaşamdan kesitler, farklı kültürlere dair anektodlar çok hoşuma gidiyor. Bu alanda ise en sevdiğim kitaplardan bir tanesi François Georgeon ve Paul Dumont'un kaleme almış olduğu, İletişim Yayınları tarafından basılan "Osmanlı İmparatorluğu'nda Yaşamak" adlı kitap. Oldukça güzel ve mühim bir eser. Bu alana ilgi duyanlar için tavsiye ederim.
Bugün girdiğim kitapçıda Yavuz Selim Karakışla çıktı karşıma. İlk baskısını taze taze Eylül ayında yapan kitap, "Eski Zamanlar Eski İnsanlar: Osmanlı Toplumsal Tarihi Üzerine Yazılar" (1876-1926)" adını taşıyor. Doğan Kitap tarafından basılan eser, içerik olarak oldukça dolu. Örneğin o meşhur Eylül adlı eserin yazarı Mehmet Rauf'un müstehcen bir eseri olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya bu eseri kaleme almış olmasından dolayı başına gelenler? İrfan Orga'nın annesi Şevkiye Hanım'ın hikayesi hakkında bir bilginiz var mı? Osmanlı'daki kadın fotoğrafçıları tanıyor musunuz?
Yavuz Selim Karakışla çok güzel bir toplumsal tarih seçkisi hazırlamış. Kendinizi bu bilgilerden mahrum bırakmayın der tavsiye ederim, sağlıcakla kalın.
23 Haziran 2015 Salı
İskender
"Halbuki Pembe boşuna kaygılanıyordu. Esma karşı cinsle zerre kadar ilgilenmiyordu. Sıkıcı ve sığ buluyordu onları. Salyangozlar hem dişi hem erkekti. İnsanlar niye öyle olamıyordu ki? Esma'ya göre eğer Tanrı hepimizi salyangozlar gibi yaratmış olsaydı çok daha az gönül yarası ve ıstırap olurdu şu dünyada."
elif şafak
14 Mart 2015 Cumartesi
Komplo Teorileri ve Gizli Cemiyetler For Dummies
Dün, bir kitapçıda rastlamam ile birlikte tanıştığım acayip eğlenceli kitap. For Dummies, komplo teorilerinin özüne ve tarih boyunca dünya üzerinde süregelmiş gizli cemiyetlerin gerçekten var olup olmadıklarına, onların faaliyetlerine doğru maceralarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor sizi.
Bu yolculuk sırasında 51. Bölge'den geçecek, Tapınak Şövalyeleri arasındaki yerinizi alacak, Masonlar ve Ninjalar hakkında bilgi sahibi olacak ve İlluminati nedir ne değildir tam anlamı ile öğreneceksiniz.
Tam bir başucu kitabı olarak tasarlanmış. Ayrıca tarih öğretmenlerinin de öğrencileri için kullanabileceği eğlenceli bir kitap niteliğinde. Çünkü çocuklar tarihin gizem dolu öğretilerine ve okült maceralara oldukça meraklılar.
Sanırım gri hücrelerimi devreye sokup tüm gün For Dummies'in içine gömüleceğim.
Bu yolculuk sırasında 51. Bölge'den geçecek, Tapınak Şövalyeleri arasındaki yerinizi alacak, Masonlar ve Ninjalar hakkında bilgi sahibi olacak ve İlluminati nedir ne değildir tam anlamı ile öğreneceksiniz.
Tam bir başucu kitabı olarak tasarlanmış. Ayrıca tarih öğretmenlerinin de öğrencileri için kullanabileceği eğlenceli bir kitap niteliğinde. Çünkü çocuklar tarihin gizem dolu öğretilerine ve okült maceralara oldukça meraklılar.
Sanırım gri hücrelerimi devreye sokup tüm gün For Dummies'in içine gömüleceğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


