22 Haziran 2020 Pazartesi
Bir Ay Sonra
15 Ağustos 2019 Perşembe
Yıllar Sonra Yeni Bir Mim
Sevgili Edischar, çok teşekkür ediyorum.
Sevgilerimle.
15 Ekim 2016 Cumartesi
25 Yıl Sonra Gelen Doğum Günü Hediyesi
Perşembe günü, mesaimin bitmesine yakın müdür yardımcım ve öğretmen arkadaşlarım ellerinde bir pasta ile sürpriz yaptılar. Çok mutlu oldum gerçekten. Ardından bir öğretmen arkadaşımdan pek güzel, minik bir hediye aldım. Mesai bitiminde eve döndüm, annem de kocaman bir pasta almış. Mumları yaktık, üfledik. Çok keyifliydi.
Dün ise çok sevdiğim iki yakın arkadaşımdan güzel bir sürpriz geldi. Kadıköy'e tiyatroya gitmiştim. Onlar da buluşmuşlardı. Ben tiyatroya gideceğim için yanlarına gidemedim. Ama onlar beni Haldun Taner Sahnesinin önünde yakaladılar, ellerinde beyaz bir çiçek. Sarıldık, dünyanın en büyük mutluluklarından biriydi. Çok güzel bir gelişme daha oldu lakin o özel, bana kalsın.
En şaşırtıcı olan ise bu doğum günü babamdan hediye geldi bana. Evdeydim, okula gelen kargoların maillerini gördüm. İsmime kargo gelmiş olunca öğretmen arkadaşımı aradım. Gönderenin ismini söyleyince çok şaşırdım. Bugün okula gelip kargomu açtım. İçinde hiç görmediğim bebeklik fotoğraflarım, annemin fotoğrafları... Bir albüm. Ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum. 25 yıldır görmediğim babamın, 25 yıldır göndermiş olduğu ilk doğum günü hediyesi. Sanırım bunu sindirebilmem zaman alacak. Duygularımı ifade etmek konusunda tıkanıyorum. Sadece yazıp anlatmak istedim. Hissettiklerime dair hiçbir söyleyemiyorum. Sadece fotoğraflara bakmakla yetiniyorum...
6 Mayıs 2016 Cuma
Barış Bıçakçı: Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra
"Oynamak istemiyordum, ama oynamak zorunda hissettim kendimi. İyi biri olmak, benden daha kötü birine yardım etmek... Mezarlığa gide gele kazanılan meleksi ve mermersi bir iyilik... Fillerden önce çıkarılan atlar. Piyon fedaları. Kabul edilmeyen vezir gambiti. Hayat devam eder. Bazı çiçekler susuzluğa ve unutulmaya dayanır. Hayat her zaman devam eder, bunu herkes bilir."
Barış Bıçakçı
8 Kasım 2015 Pazar
Bir Kadının Portresi: Annemin 24 Yıl Sonra Kadıköy'e Dönüşü
Hastalığı epey atlattık. Annem çok daha iyi durumda, eski hayatına hemen hemen geri döndü. Elbette benim desteğim ile hayata tutunabiliyor. Ama bir süre sonra tamamen bağımsız olacak.
Her gün işten eve gelişlerimde onu yanımda bulabilmek bana huzur veriyor. Akşamları az şekerli türk kahvesi fasıllarımız, kitap okuma saatlerimiz, balkona dizdiğimiz çiçekler ve arasında ettiğimiz sohbetler, geceleri radyodan dinlediğimiz ajans haberleri, türk sanat müziği dinletileri ve potporiler... Hepsi hayatımıza huzur ve mutluluk katıyor.
Geçtiğimiz günlerde Kadıköy Haldun Taner sahnesindeki bir tiyatroya götürdüm annemi. Türkiye Kayası: Bir Göç Hikayesi adlı oyuna. Oyun özeldi. Annem için ise çok daha özeldi. Çünkü hayatında ikinci kez tiyatroya gidiyordu. Kadıköy'ü görmek çok mutlu etti onu. En son 21 yaşında İstanbul'a evlenip, 22 yaşında kucağında yirmi üç günlük olan ben ile babamdan ayrılıp, şehri terk ettiğinde görmüş Kadıköy'ü. Yani tam 24 yıldır görmemişti. Ona rıhtımda bir kahve ısmarladım. Sohbetler ettik yine. Gözlerindeki parıltıyı anlatmam mümkün değil.
Kimsenin ailesine, sevdiklerine zeval gelmesin. Sağlıcakla.
3 Haziran 2015 Çarşamba
40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika-Rusya
23 Mayıs 2015 Cumartesi
Gerçek Hayattan Alınmıştır
"Gerçek Hayattan Alınmıştır" Yiğit Sertdemir'in yazdığı ve Tomris İncer ile birlikte oynadıkları, Arif Akkaya'nın yönettiği etkileyici bir tiyatro oyunu. Öncelikle şunu söylemek isterim ki ilk defa klasik tiyatro sahnesi dışında bir yerde tiyatro izledim. Mekan:Kumbaracı50. Çok hoş bir bina. Kumbaracı yokuşundan aşağı doğru kaptırdığınızda yokuşu çok inmeden solda kalıyor. Toplamda 80 kişi izledik sanırım oyunu. En ilginç olan ise oyunun en az 70 seyircisinin kadın olmasıydı.
Oyundan epey etkilendim. Bir anne ile oğlunun hayata dair hesaplaşmalarının ince ince işlendiği, yer yer güldüren ama çoğunlukla düşündüren, biraz da hüzünlendiren bir oyun.
Oyunun bu sezonki gösterimleri sanırım bugün itibari ile tükendi. Karşınıza çıkarsa kaçırmayın derim.
18 Eylül 2009 Cuma
Son 7 Günüm
Gezmeyeceğim yırtık kotlarla dışarıda,yırtık bir hayatta istemiyorum zaten.Kontrolcüyüm ve geleceğimi planlamak gibi saçma şeylerle uğraşıyorum.Neyse at bakalım zarlarını hayat,tavlaya hazırım;)
4 Haziran 2009 Perşembe
Ya Şimdi Ya Da Sonra!
Bir başlangıç mı yoksa hayallerin ertelenmesi mi benim için tam olarak bilemiyorum.Uzun zamandır bel bağladım bu sınava.Daha önce de yazdım biliyorum ama hayatımın tam ortasında böyle bir durum olunca ister istemez dramatize etmek durumunda kalıyorum.Bu hafta mezuniyetimiz var.Okuldan ayrılmadan önce bir telefon zinciri oluşturmuştuk.Mezuniyet bilgilerini ve prova bilgilerini kolayca yaymak üzere.Zincirin son halkası kim bilin bakalım?Elbetteki benim.Ben en son Pınar Hocamızı arayıp zincirin görevini başarıyla tamamladığını bildireceğim.Mezuniyetimizde yer problemi var ama olsun bizimkiler cümbür cemaat geliyorlar valla,ayarlayıversinler yer canım:)Ben kendimi hala küçük hissederken,doktora bile annemle giderken,evdeki böcekleri gördüğümde annemi çağırırken,komşunun köpeği beni kovaladığında ertesi sabah karşı yola annemle birlikte geçerken ne çabuk büyümüşüm.Sonunda liseden mezun oluyorum.İnşallah okulda ilk ona girerim.Sanırım ilk ona girenlerin ismi okunuyormuş ve diplomaları önceden veriliyormuş.Ben de çok isterdim böyle bir gururu aileme yaşatmak.Gerçi 120 civarı öğrenciden ilk ona girme ihtimalim ne kadar fazla onu tam idrak edemedim ama bir umut bekliyorum işte.
Ah ÖSS;beni de seni kazananlar kervanına alabilecek misin acaba.Gerçi çok iyi anlaşacağımıza inanıyorum seninle ama mühim olan senin inanman tabii.Ben kesin kararımı verdim.Öğretmen olmak istiyorum.Çevremdeki insanlara cevap da vermek istiyorum.Sonucumu,kazandığımı bağırmak istiyorum camdan annemin iş dönüşünde.Haber yollamak istiyorum birilerine.O birilerine dava açıp öğrenci parası ya da nafaka her neyse onu alıp parasını çatır çatır yemek istiyorum.En önemlisi kendi geleceğimi kurtarmak istiyorum.Artık son haftanın içerisindeyiz.Çalıştım ve emek verdim.Çok mücadele ettim.Bileğimin hakkıyla Bir Sosyal Bilgiler ya da Türkçe öğretmeni olmak istiyorum.Bunu bana çok görmezsin umarım hayat.
Ah geleceğim,geleceğim inşallah,adım adım ilerliyorum ve Gülay’ın şarkısıyla veda ediyorum sınavdan sonraya kadar.Güzel geçerse buradan canlı yayın yaparım zaten:)
Son gün geldi kapınıza
Alır mısın beni içeri?
Buyur edeyim bir soluk izin ver
Birazdan dönerim geri
Yolum uzak diyardadır
Evim sonsuz mekandadır
Yarim sevdama iyi bak
Gönlüm senin yanındadır
Sen de bir gün özler isen
Olur ya göreyim dersen
Gelir alırım seni de yanıma
Gideriz sevgi diyarına
Orada yaşayıp yüzyıllarca
Döneriz belki şu dünyaya…(Ölüm Türküsü)


