new etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
new etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2017 Perşembe

Paramore: Told You So

paramore told you so ile ilgili görsel sonucu

Paramore'un 12 Mayıs tarihinde yayınlanacak olan "After Laughter" adlı yeni albümünden bir şarkı daha geldi gün itibari ile. Nasıl büyük bir mutluluk, nasıl güzel bir neşe var üzerimde anlatamam. İkinci şarkı ve klip "Told You So" adlı şarkıya geldi. İtiraf etmem gerekir ki şarkıyı albümün çıkış şarkısı olan "Hard Times"dan daha çok sevdim. Şarkı mis gibi, özlediğimiz Paramore kokuyor. 

Albümün hepsini dinlemeden genel bir yorum yapmak çok doğru olmayacak belki ama ben bu albümü Paramore'un olgunluk dönemi albümü olarak değerlendiriyorum. Hayley Williams giyiminden kuşamına  çok daha sade. Artık karşımızda hoplayan, zıplayan rengarenk saçlı o uçarı kız yok. Daha sade, daha dingin bir Hayley Williams var. Bu yüz ifadesinden ve mimiklerinden bile belli oluyor. 

Öyle zannediyorum ki çok güzel bir albüm bizi bekliyor. Sabırsızlıkla bekliyorum!

22 Nisan 2017 Cumartesi

Tigran Hamasyan: An Ancient Observer














Tigran Hamasyan yeni albümü ile beni çok mutlu etti. Bir süredir "An Ancient Observer" ismini vermiş olduğu yeni albümü sayesinde huşu içindeyim. Albümden "Markos and Markos" adlı çalışmaya 19 Nisan tarihi itibari ile çok güzel bir video da geldi. 

Hamasyan'ı ilk kez 2015 yılı Haziran ayında Aya İrini Kilisesinde dinlemiştim. Kendisi ile ilgili yazdığım yazılarda bundan sıklıkla söz ediyorum. O akşam Aya İrini'nin önündeki yeşil çimlerde oturup konseri beklediğimi hatırlıyorum. Nasıl da heyecanlanmıştım. Aynı şekilde kendisini görebilmek ve dinleyebilmek de çok hoş bir deneyimdi benim için. 

Ben Tigran Hamasyan'dan bahsederken sürekli "Hamasyan Mucizesi" tanımlamasını kullanırım. Sanıyorum ki dünya üzerinde en çok sevip dinlediğim müzisyen de kendisi. 
Özümüzdeki sanat ve müzik bu olmalı diyorum onu dinlerken. Düşler, dağlar ve dualar bizimle olsun. 

21 Nisan 2017 Cuma

Paramore: Hard Times

paramore hard times ile ilgili görsel sonucu

Uzun bir aradan sonra Paramore "Hard Times" isimli çalışmaları ile geri döndü. Dün youtube ana sayfamda görünce çocuklar gibi sevindim. Yıllar Paramore'u biraz pop rock çizgisine itti. Grup elemanlarından ayrılanlar oldu ama yollarına güzel bir çizgide devam ettiklerini düşünüyorum. Hala büyük bir heyecanla dinliyorum. Lise yıllarımdan gelen bir gönül bağımız var. 

Hayley Williams ışığı olan bir solist. Hard Times'ı ilk kez dinlediğimde biraz yadırgadığımı itiraf etmeliyim. Ardından birkaç kez daha dinledim ve kulağa oldukça hoş geliyor, eğlenceli bir şarkı. Aynı zamanda şarkıda Zac Farro'nun da izlerini görüyorum. Paramore'a geri mi döndü bilemiyorum ama kendisini görmek beni çok mutlu etti. Tabii gözler gitarda Jeremy Davis'i aramadı değil. 

Nitekim ben çalışmayı çok sevdim, Paramore'un müziği bir değişim halinde. Bence güzel bir seyir izliyorlar, Hard Times'ı dinleme devam. Geriye 12 Mayıs'ta çıkacak olan yeni albümü beklemek kalıyor. Tüm albümü dinleyip yine ufak bir değerlendirme yaparım. Şimdi şarkının tadını çıkarma zamanı. 

15 Şubat 2016 Pazartesi

Ivan: Help You Fly



















Eurovision 2016 Şarkı Yarışması için geri sayım başladı. Bazı ülkeler resmi şarkılarını ilan ettiler hatta. Evirip çevirip hepsini dinledim. Henüz çok az şarkı var lakin içlerinde bir tanesi beni etkiledi. O da Belarus'un şarkısı Help You Fly. 

Şarkıyı seslendiren Ivan oldukça genç bir yorumcu. Epey soğuk ve gizemli bir güzelliği var. Uzun sarı saçları ile dikkat çekiyor. Ses tonunu da epey beğendim. Şarkının bilhassa giriş kısmı hoşuma gitti. Belarus Eurovision tarihinde pek başarılı olamayan ülkelerden biri. Umarım bu yıl onlar için güzel bir değişim ve başlangıç olur. Hoş, Help You Fly rock ezgileri olan bir şarkı. Eurovision için çok üst sıralarda yer alacağını zannetmiyorum lakin Belarus'un pek çok şarkısından da kaliteli olduğu aşikar. Başarılar Ivan, başarılar Belarus. Good job.

19 Ocak 2016 Salı

Panic! At The Disco: House Of Memories












Panic! At The Disco'nun, Fueled By Ramen etiketi ile çıkan son albümü birbirinden güzel bir sürü şarkı barındırıyor içinde. Kliplenen single çalışmalarının dışında, diğer şarkılara da göz atmakta fayda var. Örneğin; House Of Memories içlerinde en beğendiğim şarkılardan biri. Tam bir Panic! şarkısı, özlenen melodileri barındırıyor. 

Impossible Year, The Good, The Bad and The Dirty, Crazy=Genius, Golden Days ise diğer şarkılardan. Brendon Urie kariyer basamaklarını bir bir tırmanıyor. O zaman hayali kadehimi Brendon'a ve yeni çalışmalarına kaldırıyorum.  

27 Aralık 2015 Pazar

Panic! At The Disco: Death Of A Bachelor

Her yazımda ısrarla söylerim en ama en sevdiğim oluşumlardan biridir Panic! At The Disco. Kurulduğu yıllardan günümüze her hareketlerini takip ederim. Daha önceki yazılarımdan birinde de söylemiştim bu yıl Panic! yılı diye. Son albümleri ve ardı ardına gelen single ve klip çalışmaları ile oldukça başarılı bir yıl geçiriyorlar. Panic! oluşumundan yalnızca Brendon Urie kalsa da onun tek başına bir kale olduğunu düşünüyorum. Sevgim hiç bitmeyecek sana karşı Brendon. 

Death Of A Bachelor adlı şarkıyı zaten çok severek dinliyordum. Klip gelmesine de çok sevindim. Gayet sade, siyah beyaz çekilmiş bu klipte Brendon Urie tüm güzelliği ve sadeliği ile karşımızda. Var ol Brendon!

13 Kasım 2015 Cuma

Panic! At The Disco: Victorious

Henüz üç hafta önce Emperor's New Clothes klibi ile beni huşu içinde bırakan Panic! At The Disco'dan bir video klip daha geldi. Victorious gercekten çok güçlü bir şarkı. Benim de mutluluk ve gurur arası duygular hissettiğim bir altyapısı var. Klibi de oldukça beğendim. 

Parantez açmamda fayda var. Öyle, insanları gözünde kahraman ilan eden ve idoller belirleyen insanlardan değilim. Kimsenin muhteşem olduğuna inanmam, benim de hiç olmadığım gibi. Ama Brendon Urie denilince sanırım benim için akan sular duruyor. Müzik yolundaki mücadelesi, neşesini ve insaniyetini kaybetmeyişi ve tabii ki çok çok çekici bir adam olması. Seviyorum seni Brendon!

22 Ekim 2015 Perşembe

Panic! At the Disco: Emperor's New Clothes












Panic! At the Disco oldukça verimli bir yıl geçiriyor. 2016 da şüphesiz öyle geçecek. 15 Ocak'ta çıkacak yeni albümün adı: "Death of Bachelor." Fueled By Ramen etkiketi ile çıkıyor yine. Albümden önce iki güzel single ile Panic! özlemimiz epey dinmişti. Önce Hallelujah'a klip geldi. Ardından Victorious ile tempomuz ve enerjimiz arttı. Ve bugün itibari ile Emperor's New Clothes isimli şarkı da kliplendirildi. Doğrusunu söylemek gerekirse sabahtan beri defalarca izledim. 

Klip bir önceki albümden This İs Gospel'ın görüntüleri ile başlıyor. Bir nevi devam klibi çekilmiş. Şarkının ise biraz sert geçişleri var. Ne yalan söyleyeyim özlediğim Panic! havası var şarkıda. Brendon'ı da klipte çok farklı bir formda izliyoruz. Gotik, efsanevi bir karaktere bürünmüş. Daha ne olsun diyorum. Albüme de, albümün tadını çıkarmaya da çok az kaldı. 

17 Ekim 2015 Cumartesi

Ransom Riggs: Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları

Benim ağır edebiyat diye nitelendirdiğim, kendime ait bir yazınsal türüm var. Literatürde belki klasik olarak tabir ediliyor olabilir. Klasiği ve moderni birbirine bağlayan, aynı zamanda bir şeyler anlatma derdi olan kitapları seviyorum. Arada ise fantastik okuyorum. Ne zaman mı? Hayat beni yorduğunda, tez ve makale yazmaktan sıkıldığımda ve çalışmaktan bitkin düştüğümde. Bu ruh hali içerisinde; Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nı aldım. 

Öncelikle belirtmek isterim ki; kitap oldukça kaliteli basılmış, cildi de harika. İlk görüşte kendini sevdiriyor. Kitabın içerisinde; Peregrine'in Yetimhanesinde yaşayan çocuklara ait fotoğraflar var. Hepsi birbirinden ilginç ve ürkütücü. Fotoğraflar kitabın içerisine güzel harmanlanmış. 
Elimizdeki fantastik kitap; Bayan Peregrine isimli bir müdirenin yönetimindeki bir yatılı okulu anlatıyor. Bu yatılı okulda zaman farklı bir döngü içerisinde. Kısaca belirtmem gerekirse kimse yaşlanmıyor ve aslında her gün aynı zaman dilimi ve aynı rutin yaşanıyor. Biraz kapana kısılmış gibi herkes. Yetimhanede yaşayan çocukların hepsinin farklı farklı olağanüstü yetenekleri var. Onları normal insanlardan ayıran özellik de bu zaten. Tıpkı Harry Potter'daki büyücüleri muggle'lardan ayıran özellikler gibi. Kitabı okurken yer yer; bu yeteneklerden birine sahip olmayı hayal etmeniz olası. 

Kitabın akıcı bir dili var; fantastik hayranı gençlerin kitabı seveceklerini düşünüyorum. Aynı zamanda yetişkinler için de okunabilirliği olan bir kitap. Ama kitabı okumadan önce zihninizde abartmayın derim. Bazı sözlüklerde ve sitelerde okuduğum kadarı ile kitap Harry Potter serisi ile kıyaslanmış. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları kesinlikle bir Harry Potter olamaz. Bunu kabul etmemiz gerekir. Bakalım ikinci kitapta Jacob ve bizi neler bekliyor olacak. Merakta kalın. 

29 Eylül 2015 Salı

Panic! At The Disco: Victorious













Panic! At the Disco'dan günün güzelliği, neşesi ve enerjisi geldi! Yeni single çalışmaları Victorious bugün itibari ile kulaklarımızın pasını silmek amacı ile çıktı. Nasıl mutluyum, nasıl güzelim anlatamam. Şarkıyı ilk dinlediğimde, ardından 4882399512969 kere dinleyeceğimi biliyordum. Muhteşem bir enerji veriyor. Victorious!

20 Ağustos 2015 Perşembe

Riff Cohen: Marrakech












Riff Cohen yeni bir şarkı ve yeni bir klip ile an itibariyle tekrar aramızda. Helas'tan sonra bugün bir şarkı ve bir klip daha gelmesi beni oldukça mutlu etti. Yine oryantal ezgilerle süslenmiş, yine Riff yorumu ile seslendirilmiş bir parça. Marrakech şiddet ile tavsiye edilir. Duyduk duymadık demeyin. 

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Tigran Hamasyan: Lament












Tigran'ın bu yılki duraklarından bir tanesi Türkiye idi. Anadolu'nun pek çok şehrinde, antik mekanlarda konser verdi. Bunlardan en güzeli ise Ani Harabelerinde vermiş olduğu konserdi. Ani'de bulunabilmeyi çok istemiştim. Lakin telafi edebildim, Tigran'ın bir sonraki durağı İstanbul oldu. Aya İrini Kilisesinde vermiş olduğu şahane konser, müziğine olan özlemimi dindirdi. Tigran'ı kısa zaman sonra yine ülkemizde görmek isterim. 

Üç hafta önce Lament adlı çalışması ile yeniden kucakladı bizleri Tigran. Yönetmenliğini Mirzoyan'ın yapmış olduğu klibi muhakkak izlemenizi tavsiye ederim. The Poet'te olduğu gibi, siyah beyaz bir tema seçilmiş klip için. Şarkı ise gerçekten çok güzel. 

27 Nisan 2015 Pazartesi

Panic! At The Disco: Hallelujah














Sonunda bahar mutluluğumu yakaladım! Panic! At The Disco, harika bir şarkı ile geldi. Hallelujah, tam bahara ve yaza yakışır bir şarkı olmuş. Dinledikçe mutlu ediyor beni. 

Şimdi tam da neşe vakti! 

25 Nisan 2015 Cumartesi

Adam Lambert: Ghost Town














Adam Lambert, geçtiğimiz günlerde güzel bir single çalışması ile karşımıza çıktı. Şarkısının adı Ghost Town, biraz elektronik altyapılı biraz da pop-rock havası olan bir şarkı. Önce sakin başlıyor daha sonra hareketleniyor. Bu yaz epey dinleneceğini düşünüyorum. Adam çok sevdiğim sanatçılardan biri. Sahne performansı ve sesi dışında, açık eşcinselliği ve eşcinselliği ile barışık olması onu değerli kılan özelliklerinden. 


9 Ekim 2012 Salı

Yeni Ufuklar 


Akıyor işte zaman.Yoğun zamanlardan,anlardan hoşlanmıyorum.Bir yerlere yetişme derdim olsun istemiyorum.Fakat öyle olmuyor.

Pazartesi günü staja gittim.Beşinci sınıflara ve yedinci sınıflara giriyorum.
İtiraf etmeliyim ki yedinci sınıflardan hiç hoşlanmadım.Öğretmenleriyle ve birbirleriyle sürekli dalga geçiyorlar,yaşları gereği desem olmayacak çünkü ben o yaşta öyle değildim.
Kişilikleri gereği sanırım tüm yaramazlar bir sınıfta.Elimde olsa yedilere girmeyeceğim.
Beşlerim ise çok tatlılar,gündüz güzelleri.
Hep söz dinliyorlar öğretmenlerini çok seviyorlar.
Çok uslular,efendiler.

Bir yandan da dershanem başladı.Her şeyi hızlandırmakta üstümüze yok.
Sindire sindire yaşayamadık şu dünyayı bir.

Bunun dışında Filmekimi'nde dört film yerine ondört tane falan izlemek isterdim ama zamanım ve param ancak ona yetti.Elbette ki Bernardo Bertolucci'nin filmi "Ben ve Sen" üzerine diyecek çok sözüm var çok beğendim,hayran kaldım.Bir ara onunla ilgili ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum.

Flyleaf benim en beğendiğim gruplardan biridir.Yeni albümlerini dinlemenizi tavsiye ederim."New Horizons" adlı yeni şarkılarını ise sonsuza kadar dinleyebilirim.

6 Haziran 2011 Pazartesi

New Tomorrow

Eve geldim ben.Üniversite ikiyi de bitirdim.Ekim'de de 20 olucam,bunun bi önemi yok tabi.Üniversiteyi hep başka hayal ederdim.Ama hayal ettiğim gibi değilmiş.İnsan giderek yalnızlaşıyor sanki.Bu benim seçimim mi yoksa böyle mi oluyor gerçekten bilmiyorum.Gençler bedensel zevklerini gönüllerinden daha önde tutuyorlar.Bu da onları duygusal ilişkilerinde kırılgan yapmıyor.İlginç bi anlayış,ben anlayamıyorum.

Büyüdüğümü hissediyorum ama.Bedenen ve ruhen değil de sadece fotoğraflara bakınca hissediyorum.Kesilen saçlar,uzayan sakallar,giderek diğerleri gibi olan garip giyinmekten kaçan bir erkeğe dönüşüyorum.İnsan evrimine inanıyorum bazen ne yalan söyleyeyim.Ya da bu dönem gördüğümüz antropoloji dersi beni çok etkiledi.Umrumda değil,finalim iyi gelsin de geçeyim diye bakıyorum.Antropolijiyi de sevmiyorum.

Milliyet'in verdiği ' Vahşi Yaşam ' belgesel setini biriktirmeye başladım.39 kupon.Sorun değil,daha önce 59 biriktirmişliğim var.

Gelirken Atıf Yılmaz sinemasının güzel olduğunu tahmin ettiğim bir filmini aldım." Asiye Nasıl Kurtulur ." Çünkü gayet ucuzdu.


İzleyeceğim ama önce PTT'ye kargomu almaya gitmeliyim.Gelmeden kitaplarımı kargoya vermiştim de.

Son günlerde en beğendiğim şarkıların hepsi tabii ki Eurovision'daki şarkılardan.Mesela Paradise Oskar'dan " Da Da Dam " isimli şarkı gayet güzeldi.Finlandiya adına katılmıştı.Onun haricinde Romanya adına katılan Hotel Fm'in " Change " adlı şarkısı favorimdi zaten.Bir de Danimarka adına katılan A Friend In London adlı grubun " New Tomorrow " adlı şarkısı var.Bu kadar.

Bir çok yazım birikti ama bu günlük iki tane yeter.