avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2016 Cumartesi

Rosetta














Rosetta.
Öfkeli, annesine ve yaşadığı hayata, yaşayamadığı tüm şeylerin toplamına. 
Annesi bağımlı, bir karavan hayatı, yerleşik düzeni yok.
İşe giriyor, işten çıkarılıyor, döngüsü kara yazısı gibi, dönüp duruyor.
Bir iş, sabit olmanın verdiği ferahlık, yılmıyor, balık avlıyor.
Waffle yiyor, su içiyor gibi oluyor, bira da içiyor, annesi içmemeli.
Un çuvalına sarılıp işini bırakmak istemediği sahne çok dramatik, can alıcı.
Yerde Rosetta.
Un çuvalına sarılmış, işten çıkarmayın beni diyor, yeni girmiştim diyor.
Sonra değişiyor gibi oluyor, arkadaş ediniyor, bir oğlan tanıyor.
İhanet ediyor, işi olsun diye, işi olmak zorunda.
Haşlanmış yumurta yiyor, kaynatıyor, yatağına yatıp yiyor.
Görüp, duyup, bildiğimiz ama umursamadığımız hayatlardan bir kesit Rosetta.
Belki de o, tam da, biz görüp, duyup bildiğimiz ama umursamadığımız için kesit kesitiz.
Kesik kesiğiz. 

15 Şubat 2016 Pazartesi

Ivan: Help You Fly



















Eurovision 2016 Şarkı Yarışması için geri sayım başladı. Bazı ülkeler resmi şarkılarını ilan ettiler hatta. Evirip çevirip hepsini dinledim. Henüz çok az şarkı var lakin içlerinde bir tanesi beni etkiledi. O da Belarus'un şarkısı Help You Fly. 

Şarkıyı seslendiren Ivan oldukça genç bir yorumcu. Epey soğuk ve gizemli bir güzelliği var. Uzun sarı saçları ile dikkat çekiyor. Ses tonunu da epey beğendim. Şarkının bilhassa giriş kısmı hoşuma gitti. Belarus Eurovision tarihinde pek başarılı olamayan ülkelerden biri. Umarım bu yıl onlar için güzel bir değişim ve başlangıç olur. Hoş, Help You Fly rock ezgileri olan bir şarkı. Eurovision için çok üst sıralarda yer alacağını zannetmiyorum lakin Belarus'un pek çok şarkısından da kaliteli olduğu aşikar. Başarılar Ivan, başarılar Belarus. Good job.

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Michael Farquhar: Hanedan Skandalları, Avrupa Kral ve Kraliçelerinin Seks ve Cinayet Tarihi

Skandal, günümüz dünyasında bize şaşırtıcı gelen, kendi değer yargılarımıza ters düşen olayları tanımlarken kullandığımız bir sözcük. Hele ki skandal dediğimiz olayların başkahramanları birer ünlü ise, o zaman skandal sözcüğünün cazibesi epey artıyor. 

Michael Farquar; skandal olarak nitelediği Avrupa hanedanlarının hayat hikayelerine yer vermiş bu kitabında. İspanya, İngiltere, Fransa ve Avusturya gibi ülkelerin kapalı kapılar ardında yaşadıklarını, magazinsel boyutları ve kendi değer yargıları ile incelemiş. 

Oldukça basit bir düzeyde, eğlencelik bir kitap niyetinde. Sağdan soldan duyup merak ettiğimiz, bu Avrupalı soylular neler neler yapmışlar dediğimiz bilgileri, popülist bir anlatım tarzı ile ele almış yazar. Kitap, İleri Yayıncılık tarafından basılmış. Benim elimdeki ikinci baskısı. 

Kitabın tamamını okumadım; yalnızca dikkatimi 3. ve 7. kısımlar çekti. 3. kısımda aslında hepimizin az çok yakından tanıdığı İngiliz Kralı 8. Henry ve sansasyonel evlilikleri anlatılmış. Bu konuda okuma yapmayı tercih etmeyenler için "Tudors" isimli diziyi öneririm. 7. kısımda ise; Roma anlatılmış. İlgi alanıma girdiği için Roma adlı bölümü de severek okudum. 

Magazinel tarihe meraklıysanız, bu konuda yazılmış uzun makaleler sizi sıkıyorsa bu tarihi roman tadındaki kitabı alıp şöyle bir karıştırmak size keyif verecektir. İyi okumalar dilerim.