this etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
this etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2016 Cumartesi

Josh Malerman: Kafes

Kafes, Josh Malerman tarafından kaleme alınmış ve İthaki Yayınları tarafından basılmış korku gerilim tadında bir roman. Oldukça reklamı yapıldı son zamanlarda. Hatta ben de hiç alışkanlığım olmamasına rağmen süpermarketten aldım bu kitabı. Çok üzücü geliyor bana, süpermarketten alınan kitaplar ya da süpermarketlerde kitap bulunması. 

Kitap, kitsch/yığın roman dediklerinden. Hazır sömestr tatili gelmişken şöyle yorgunluğumu dindirecek, edebi değeri olmayan, basit bir kitap okumak niyetindeydim. Nitekim alıp okudum. Kafes, klişe konuları işleyen bir roman. Dünyada hüküm süren belirsiz varlıklar, bu varlıklarla karşılaşan insanların kendilerini öldürmeleri, bu varlıklarla karşılaşmamak için insanların gözleri kapalı yaşamaya başlaması ve hayatta kalan bir avuç insan... Romanın içinde hiç ayrıntı yok, durumlar oldukça muallak ve havada kalmış. Bu varlıklar nasıl ortaya çıktılar? Amaçları neydi? Tam olarak insanları nasıl etkiliyorlar ve niçin insanların ölümüne yol açıyorlar? Tüm bunlara net bir yanıt bulmak neredeyse imkansız.

Yine de Kafes, soğuk kış günlerinde okunabilecek, bir çırpıda biten bir roman. Okurken beklentinizi çok yüksek tutmayın derim. (Ha bu arada bir daha süpermarketlerden kitap almayacağım).

22 Ekim 2015 Perşembe

Panic! At the Disco: Emperor's New Clothes












Panic! At the Disco oldukça verimli bir yıl geçiriyor. 2016 da şüphesiz öyle geçecek. 15 Ocak'ta çıkacak yeni albümün adı: "Death of Bachelor." Fueled By Ramen etkiketi ile çıkıyor yine. Albümden önce iki güzel single ile Panic! özlemimiz epey dinmişti. Önce Hallelujah'a klip geldi. Ardından Victorious ile tempomuz ve enerjimiz arttı. Ve bugün itibari ile Emperor's New Clothes isimli şarkı da kliplendirildi. Doğrusunu söylemek gerekirse sabahtan beri defalarca izledim. 

Klip bir önceki albümden This İs Gospel'ın görüntüleri ile başlıyor. Bir nevi devam klibi çekilmiş. Şarkının ise biraz sert geçişleri var. Ne yalan söyleyeyim özlediğim Panic! havası var şarkıda. Brendon'ı da klipte çok farklı bir formda izliyoruz. Gotik, efsanevi bir karaktere bürünmüş. Daha ne olsun diyorum. Albüme de, albümün tadını çıkarmaya da çok az kaldı. 

25 Ağustos 2013 Pazar

This Is Gospel


Panic!At The Disco,Miss Jackson'dan sonra ikinci single çalışmalarını da sevenleriyle paylaştı.Miss Jackson ile birlikte Panic'e tarzlarındaki değişiklik konusunda eleştiriler gelmişti.Ben de bu eleştirilere katılmakla birlikte parçanın objektif olarak değerlendirildiğinde çok güzel olduğunu söylemiştim albüm ile ilgi yazımda.Henüz albüm yayınlanmadığı için diğer parçalar hakkında bilgi sahibi değiliz.Lakin ikinci single This Is Gospel bence Miss Jackson'dan daha güzel ve başarılı olmuş.Elbette klibi de güzel.Yalnız Spencer Smith'i kliplerde daha fazla görebilsek fena olmaz diye düşünüyorum.Onun dışında Brendon'ın güzel yüzünü bol bol görmemizde hiçbir sakınca yok.

Evet,This Is Gospel da tam anlamıyla bir Panic! tarzında değil ama Miss Jackson kadar da farklı bir deneme değil.Alıştığımız Panic! havasını taşıyor bünyesinde az da olsa.Bunlar dışında bence gayet başarılı bir şarkı olmuş.

Yeni albüm için beklemedeyim,Brendon Urie'nin yani Panic!At The Disco'nun da yolunun çok açık olduğunu düşünüyorum.Onlar hep müzik yapsın,biz de dinleyelim.Bu arada Brendon Urie,hayatımdan hiç çıkma.

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Set Apart This Dream / For Me


Gerçekten önemi yok mu ? Yanınızdaki insanların statüleri,gelirleri,kültürel düzeyleri,giyimi,tarzı,yaşama biçimi,dış görünümü,aile yapısı,anne ve babası,abi,abla ve kardeşleri,akrabaları ? Gerçekten insaların sizinle iletişim kurmaları için cüzdanlarının dolu,evlerinin klimalı,yüzlerinin makyajlı olması önemli değil mi ?


Tıpkı sokakta yaşayan insanlara yüzümüzle birlikte vücudumuzun başka uzuvlarını da aynı anda dönebildiğimiz gibi,hayatın da bize karşı dönen uzuvları var.İnsanı insan olduğu için sevebilmek ne de zor oysa.Sosyal veya cinsel mesaj vermek değil.Nikaragua devrimini anlatmak ya da sanal sosyalizim de değil yapılan,siyasetin tadı bok gibi zaten.


Sadece güzel müzikler çalsın bu dünyada.


Başlık bi "Flyleaf" şarkısı.

Aydilge'de dikkati çeker,aynaya baktığımızda neden kendimizi çirkin görelim ki diye."Kalbim Hep Seninle" diye bi şarkısı vardır ve orada der ki ;


Dur ağlama,dön bir bak aynaya
Çok güzelsin aslında,dur ağlama

Siyaset Bilimi hocamız da söylerdi,aynaya baktığınız her an ne kadar güzel olduğunuzu söyleyin kendinize,durmadan tekrarlayın diye.

Tekrar yapmayı sevmezdik hiç okullarda oysa,böyle büyüdük.Öğretilmedi.