ithaki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ithaki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2016 Pazar

Ali Lidar: Z Raporu

"Gidelim buradan. Burada insanlar kötü. Hep bir şeyler anlatmamızı bekliyorlar, hep bir şeyler anlatmamızı isteyecekler, bitmeyecek bu hiç bitmeyecek. Kimseye bir şey anlatmak zorunda kalmayacağımız bir yerlere gidelim." 

***

"Abi sen mutsuz musun?
Nereden anladın kız?
Kısa kısa konuşuyon hep. Oradan anladım."

***

"Kitap okurken senin sevebileceğin yerlerin altını çiziyorum, radyoda sevdiğin şarkılar çıktığında ben sevmesem de koşulsuz bir saygıyla sonuna kadar dinliyorum."

***

"Mutluluk dediğimiz şey kandırmacadan başka bir şey değildir ve ancak karşımızdaki insanların gerçekte ne düşündüğünü bilmediğimiz sürece mümkündür. Kendi mutluluğunu başka insanlarla tanımlayabilen biri, gerçekte hiçbir zaman mutlu olmamıştır." 

"Balık tutmayı öğretmeyin bana, balık da vermeyin. Becerebiliyorsanız balık olmayı öğretin... N'oldu? Yemedi dimi?"

23 Ocak 2016 Cumartesi

Josh Malerman: Kafes

Kafes, Josh Malerman tarafından kaleme alınmış ve İthaki Yayınları tarafından basılmış korku gerilim tadında bir roman. Oldukça reklamı yapıldı son zamanlarda. Hatta ben de hiç alışkanlığım olmamasına rağmen süpermarketten aldım bu kitabı. Çok üzücü geliyor bana, süpermarketten alınan kitaplar ya da süpermarketlerde kitap bulunması. 

Kitap, kitsch/yığın roman dediklerinden. Hazır sömestr tatili gelmişken şöyle yorgunluğumu dindirecek, edebi değeri olmayan, basit bir kitap okumak niyetindeydim. Nitekim alıp okudum. Kafes, klişe konuları işleyen bir roman. Dünyada hüküm süren belirsiz varlıklar, bu varlıklarla karşılaşan insanların kendilerini öldürmeleri, bu varlıklarla karşılaşmamak için insanların gözleri kapalı yaşamaya başlaması ve hayatta kalan bir avuç insan... Romanın içinde hiç ayrıntı yok, durumlar oldukça muallak ve havada kalmış. Bu varlıklar nasıl ortaya çıktılar? Amaçları neydi? Tam olarak insanları nasıl etkiliyorlar ve niçin insanların ölümüne yol açıyorlar? Tüm bunlara net bir yanıt bulmak neredeyse imkansız.

Yine de Kafes, soğuk kış günlerinde okunabilecek, bir çırpıda biten bir roman. Okurken beklentinizi çok yüksek tutmayın derim. (Ha bu arada bir daha süpermarketlerden kitap almayacağım).

17 Ekim 2015 Cumartesi

Ransom Riggs: Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları

Benim ağır edebiyat diye nitelendirdiğim, kendime ait bir yazınsal türüm var. Literatürde belki klasik olarak tabir ediliyor olabilir. Klasiği ve moderni birbirine bağlayan, aynı zamanda bir şeyler anlatma derdi olan kitapları seviyorum. Arada ise fantastik okuyorum. Ne zaman mı? Hayat beni yorduğunda, tez ve makale yazmaktan sıkıldığımda ve çalışmaktan bitkin düştüğümde. Bu ruh hali içerisinde; Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nı aldım. 

Öncelikle belirtmek isterim ki; kitap oldukça kaliteli basılmış, cildi de harika. İlk görüşte kendini sevdiriyor. Kitabın içerisinde; Peregrine'in Yetimhanesinde yaşayan çocuklara ait fotoğraflar var. Hepsi birbirinden ilginç ve ürkütücü. Fotoğraflar kitabın içerisine güzel harmanlanmış. 
Elimizdeki fantastik kitap; Bayan Peregrine isimli bir müdirenin yönetimindeki bir yatılı okulu anlatıyor. Bu yatılı okulda zaman farklı bir döngü içerisinde. Kısaca belirtmem gerekirse kimse yaşlanmıyor ve aslında her gün aynı zaman dilimi ve aynı rutin yaşanıyor. Biraz kapana kısılmış gibi herkes. Yetimhanede yaşayan çocukların hepsinin farklı farklı olağanüstü yetenekleri var. Onları normal insanlardan ayıran özellik de bu zaten. Tıpkı Harry Potter'daki büyücüleri muggle'lardan ayıran özellikler gibi. Kitabı okurken yer yer; bu yeteneklerden birine sahip olmayı hayal etmeniz olası. 

Kitabın akıcı bir dili var; fantastik hayranı gençlerin kitabı seveceklerini düşünüyorum. Aynı zamanda yetişkinler için de okunabilirliği olan bir kitap. Ama kitabı okumadan önce zihninizde abartmayın derim. Bazı sözlüklerde ve sitelerde okuduğum kadarı ile kitap Harry Potter serisi ile kıyaslanmış. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları kesinlikle bir Harry Potter olamaz. Bunu kabul etmemiz gerekir. Bakalım ikinci kitapta Jacob ve bizi neler bekliyor olacak. Merakta kalın. 

4 Nisan 2015 Cumartesi

Trendeki Kız



















Trendeki Kız, yakın zamanda İthaki Yayınları tarafından çıkarılan gerilim tadında bir roman. Akademik okumalardan sıkıldığım zamanlarda, enformasyon alemine bir nevi ara verip kendimi rahatlatmak için, "New York Times Bestseller" etiketi ile yayınlanan çeşitli kitapları okuyorum. İyi geliyor. 

Trendeki Kız'ı da böyle bir zaman diliminde alıp okudum. Sanal medyada da oldukça fazla reklamı yapıldı kitabın. Yazarın daha ilk kitabı olmasına rağmen, harikulade bir pazarlama mantığı uygulamışlar. 

Netice itibari ile gerilim severlerin boş zamanlarında alıp okuyabileceği, tam bir metro kitabı diyebilirim. Kitabı abartmaya hiç gerek yok. Belki acımasız bir yorum olacak ama bestseller etiketi ile çıkan kitapların çoğunun fiyasko olduğu aşikar. Boş zaman kitapları.

Merak edenler için alıp okuyun derim. Lakin şunu da söylemeden geçmek istemiyorum, İthaki Yayınlarının fantastik, kurgu ve gerilim dalında çok daha kaliteli kitapları var. 

10 Temmuz 2014 Perşembe

Mezarlık Kitabı

Fantastik okuduğum zaman bir süreliğine gerçek dünyadan ayrılıyorum.Kendi dertlerimi unutup kitabın bücür kahramanının içinde yaşıyorum.Böylece aslında zihnim dinlenmiş oluyor.Elbette bir süreliğine.

Kitapçıda Neil Gaiman'ın kitabını görünce bir yerlerden hatırladığımı düşündüm.Mezarlık Kitabı.Hiç de yabancı gelmedi.11-12 yaş öğrencilerinin eğiticiliğini yaptığım için biliyorum,çocuklar sürekli fantastik okuyorlar.Birinin elinden onlarcasına yayılıyor kitaplar.
Hal böyle olunca çocuklar benimle sürekli fantastik kitaplar üzerine konuşmak istiyorlar.Onlara ayak uydurmaya çalışıyorum.

Mezarlık kitabının baş karakteri Nobody Owens.Minik Nobody'nin ailesi henüz o bir bebekken katledilir.Nobody de öldürülecektir ama kader bu ya,evlerinin civarındaki mezarlığa sığınır.Sonrasında ise macera başlar.Ölüler diyarının kapısı açılır ve Nobody burada kendine bir yer bulur.Hem ölülerin dünyasında yaşar,hem de ölümlülerin.

Mezarlık Kitabı ve diğer tüm fantastik eserlerin çocuklar ve gençler için olduğunu düşünmüyorum.Her yaşta hayal etmeyi öğrenmeliyiz.İş gerçek dünyaya geldiğinde kaçmanın bazı yolları olmalı.Okumak,hayal kurmak bunlardan en mühim olan kaçış yolu bence.