piyano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
piyano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2017 Cumartesi

Tigran Hamasyan: An Ancient Observer














Tigran Hamasyan yeni albümü ile beni çok mutlu etti. Bir süredir "An Ancient Observer" ismini vermiş olduğu yeni albümü sayesinde huşu içindeyim. Albümden "Markos and Markos" adlı çalışmaya 19 Nisan tarihi itibari ile çok güzel bir video da geldi. 

Hamasyan'ı ilk kez 2015 yılı Haziran ayında Aya İrini Kilisesinde dinlemiştim. Kendisi ile ilgili yazdığım yazılarda bundan sıklıkla söz ediyorum. O akşam Aya İrini'nin önündeki yeşil çimlerde oturup konseri beklediğimi hatırlıyorum. Nasıl da heyecanlanmıştım. Aynı şekilde kendisini görebilmek ve dinleyebilmek de çok hoş bir deneyimdi benim için. 

Ben Tigran Hamasyan'dan bahsederken sürekli "Hamasyan Mucizesi" tanımlamasını kullanırım. Sanıyorum ki dünya üzerinde en çok sevip dinlediğim müzisyen de kendisi. 
Özümüzdeki sanat ve müzik bu olmalı diyorum onu dinlerken. Düşler, dağlar ve dualar bizimle olsun. 

4 Nisan 2017 Salı

Olafur Arnalds














Broadchurch izleyenler Arnalds'ı tanırlar muhtemelen. Drama boyunca yükselen müziğin izleyicileri etkilememesi mümkün değil. Ben de kendisini dizi sayesinde tanıdım. Muhteşem bir yetenek ve oldukça mütevazı bir adam diye tarif edebilirim kendisini. 

Sakin, huzurlu ve duygu dolu bir görünümü var. Bazı sanatçılar ve müzikler siz onları keşfetmeden sizi keşfederler. Bir yerde bir şekilde karşınıza çıkarlar. Arnalds da öyle oldu benim için. Müzikleri Broadchurc'ü alıp başka bir yere taşıdı. 

Şu sıralar dizinin üçüncü sezonu devam ediyor. Birkaç yazı önce bahsetmiştim. Üçüncü sezon da ilk iki sezon kadar etkileyici. Özellikle 6. bölümde Mark'ın Joe ile karşılaşması beni çok üzdü. Bu sezon ağlamayacağıma dair kendime söz vermiştim ama ne mümkün. 

Kendinizi Olafur Arnalds'ın müziğinden mahrum etmeyin derim. Kapatın evinizin tüm gereksiz ışıklarını. Başınızı yastığa koyun ve yalnızca dinleyin. 

17 Ocak 2016 Pazar

Deli Deli Olma














Deli Deli Olma; senaryosunu Hazel Sevim Ünsal'ın kaleme aldığı, Murat Saraçoğlunun da yönetmen koltuğunda oturduğu 2009 yapımı bir sinema filmi. Filmin baş rollerinde büyük oyuncular Şerif Sezer ve Tarık Akan yer alıyor. 

Karlı coğrafyaları çok sevmişimdir hep. Özellikle bozkır ve bozkır yaşamı çok etkiler beni. Her fırsatta söylerim; gidip görmek istediğim yerlerin en başında Kars gelir hep. Hatta öğretmen olduğum yıl tayinimin Kars'a çıkması için dilekler dilerdim. Benim için ayrı bir ehemmiyeti vardır bu şehrin. Orhan Pamuk'un güzel kitabi Kar burada geçer. Reha Erdem'in Kosmos'u buradadır yine. Keza Zeki Demirkubuz'un enfes filmi Kıskanmak da Kars'ta geçer. Çok yakın zamanda tarihi ve kültürel bir yolculuğa çıkmayı planlıyorum Kars'a doğru, bir başıma... Deli Deli Olma'yı geç de olsa bu sebeple seyrettim. 

Birbirine gençliklerinden beri deli gibi aşık iki insan. Zor bir kadın, sebepleri olan güzel yürekli bir adam. Ve Elma. Elma'nın çocuksu mutluluğu, hayalleri, neşeleri, müzik aşkı ve sıcacık bir hikaye. Ve eski bir Piyano... Kars'ın muhteşem coğrafyasından seyirlik görüntüler, kar insanları... Güzel film Deli Deli Olma.