yol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Temmuz 2018 Perşembe
Yol
Şaşırdım biraz, birbirine yalan söyleyenler var diye. Aklımın almadığı şeyler, yılların yorgunluğu da üzerimde üstelik. Geçen bir tabak kırdım evde, düştü, bir sürü parçaya ayrıldı. Beyazdı, kırılan tabak. İçimde devindi durdu bütün gece, bir acı yükseldi midemde. Bir sonraki gün ve sonraki günlerde, "ne yapıyorum" burada dedim. Dünyayı kastediyorum, bir düzlük bir yokuş insanın içi. Kıvrım kıvrım yollar, ardı sıra uzanan ağaçlar, dağlara doğru uçan kuşlar. Ne zamandır göremiyorum onları? Yanı başımda olan şeyler, fark etmiyorum bile. Daha dün gibi aklımda olup bitenler, nereden gelip nereye gittiğim bilinmez. Ya biraz daha yaşarsam, korkarım o zaman. Yüreğim köpük köpük, bir kayanın dibinde atıyor.
9 Şubat 2018 Cuma
Yeni Bir Yol, Alıp Başımı Giderken
Değişik bir dönemdeyim, güneşin doğduğunu hissediyorum bir yandan da güneş batıyor ruhun başka bölgelerinde. Dün, çalıştığım kuruma sene sonunda ayrılacağımı bildirdim. Üçüncü yılın sonunda veda ediyor olacağım. Askere gitme zamanı geldi çattı, burası enteresan ve ben bundan bahsetmeyeceğim.
Bir öğretmen için öğrencilerinden ayrılmak üzücü, dün her biri yanıma geldi bir sürü güzel sözcükle yüzümü güldürdü, hüzünlendirdi. Benim hayata tutunma sebeplerim onlar, tüm çabam ve servetim onlar. Hayatlarına dokunuyor olmak, bildiklerimi paylaşıyor olmak, onlarla bir dünya paylaşıyor olmak beni çok mutlu ediyor. Sene sonunda ben gitmeden bana bir sürprizleri olacakmış, beklemekteyim heyecanla.
Tabii çalıştığımız yerlerde yaşanmışlıklar bırakıyoruz bir yandan. Mesela bina girişindeki kırmızı çiçekler, ağaçlar, bahçede dolaşan kediler, hepsi ayrı bir hikaye benim için.
Hayatta ideallerimize ulaşmak için ya da idealden ziyade hayallerimizi gerçekleştirmek için bazı riskler almamız gerekiyor. Garanti dediğimiz şeyler hayatlarımızı tekdüze hale getirmekten ve kişisel güvenceden başka bir işe yaramıyor. Neyin güvencesi var öyle değil mi? Bazen cesaretli olmak gerekiyor, ayrılmak, değişmek ve dönüşmek. Geri dönmemek.
Yaz boyunca güzelce dinleneceğim belki İstanbul'da kalmaya devam ederiz belki de başka bir şehirde yeni bir hayat bekliyordur bizi, o zaman gideriz. Annem ve ben, birlikte, iki can. Uzunca bir süre dinlenmek istiyorum. Haziran ayı itibari ile benim için yeni bir hayat başlıyor, yeni metinler okuyacağım, duyumsayacağım şeyler olacak, yoluma devam edeceğim.
Geçtiğimiz gün bir öğrencim birkaç kurumuş gül hediye etti bana. Bence kurumuş güller canlılarından daha güzeller, güçlüler. Onları dallarından kopardığımız için bize kızgın olsalar da güzelliklerinden asla vazgeçmiyorlar, kuruyken de güzeller. Yaşamaktan hiç vazgeçmiyorlar sanki. O gülleri bir vazoya koyup benim çalışma masama yerleştirdik. Pek hoş oldular doğrusu. Yeni bir hayat ve yeni deneyimlerle döneceğim birkaç zaman sonra. Yaşama cesaretimiz bizi kutsasın.
17 Haziran 2016 Cuma
Günah, Acı, Umut ve Doğru Yol Üzerine Düşünceler
"Evinden çıkman gerekmez. Masadan kalkma ve dinle. Hatta dinleme, yalnızca bekle. Hatta bekleme bile, kesinlikle sessiz ve yalnız ol. Dünya, maskesini düşüresin diye, gelip kendini sunacaktır sana, başka türlü olamaz; kendinden geçmiş bir halde eğilecektir önünde.
Franz Kafka
Günah, Acı, Umut ve Doğru Yol Üzerine Düşünceler
Franz Kafka
Günah, Acı, Umut ve Doğru Yol Üzerine Düşünceler
17 Mart 2016 Perşembe
Üç Yol
Üç Yol, Faysal Soysal'in yönetmenliğini yaptığı muhteşem bir güzelleme. Bosna Hersek, Batman Hasankeyf ekseninde gelişen hayatlar. Bir acının peşinden koşan Bünyamin, kendini asla affetmeyen ve ilmek ilmek hikayesinden kaçan... Bosna'da, Bünyamin'in rüyalarını süsleyen mavi elbiseli bir kadın, Züleyha.
Üç Yol, Bünyamin ve Yusuf'un hikayesinin peşinden giderken Anadolu'yu, Bosna Katliamı'nı, Hasankeyf'in sular altında kalacak olmasını aynı potada birleştiriyor ve ortaya adeta görsel bir şölen, bir yaşanmışlıklar bütünü çıkıyor.
Kürtçe, Türkçe, Boşnakça ve İngilizce... Her biri kültürümüzün içinde, içimizde... Yusuf ile Züleyha'nın aşkı... Mesnevi'den öyküler, hat sanatı, Anadolu kültürü...
Üç Yol enfes bir film olmuş, masalsı anlatımı ve müthiş kareleri ile iliklerime işledi. Emeği geçen tüm herkese canı gönülden teşekkür ederim.
Hep söylerim, hikayelerimizi sandıklarımızdan çıkarmadıkça ortak bir dil geliştirmemiz mümkün değil. Dağlar ile denizler, acılar ile mutluluklar, uzaklar ile yakınlar birleşmediği sürece birbirimizi anlamamız çok güç, barışmamız çok güç. Oysa kültür birliği ne de güzel bir şey öyle değil mi?
Hep hayalimdir, bir gün tek başıma Anadolu turuna çıkmak. Hikayeler dinlemek, semboller toplamak, kendimi bulmak... Bir kısmını Hakkari ve Van maceram sayesinde çok erken yaşlarda gerçekleştirme şansı buldum. Umuyorum ki devamı gelecek, zamanı var...
Üç Yol, Bünyamin ve Yusuf'un hikayesinin peşinden giderken Anadolu'yu, Bosna Katliamı'nı, Hasankeyf'in sular altında kalacak olmasını aynı potada birleştiriyor ve ortaya adeta görsel bir şölen, bir yaşanmışlıklar bütünü çıkıyor.
Kürtçe, Türkçe, Boşnakça ve İngilizce... Her biri kültürümüzün içinde, içimizde... Yusuf ile Züleyha'nın aşkı... Mesnevi'den öyküler, hat sanatı, Anadolu kültürü...
Üç Yol enfes bir film olmuş, masalsı anlatımı ve müthiş kareleri ile iliklerime işledi. Emeği geçen tüm herkese canı gönülden teşekkür ederim.
Hep söylerim, hikayelerimizi sandıklarımızdan çıkarmadıkça ortak bir dil geliştirmemiz mümkün değil. Dağlar ile denizler, acılar ile mutluluklar, uzaklar ile yakınlar birleşmediği sürece birbirimizi anlamamız çok güç, barışmamız çok güç. Oysa kültür birliği ne de güzel bir şey öyle değil mi?
Hep hayalimdir, bir gün tek başıma Anadolu turuna çıkmak. Hikayeler dinlemek, semboller toplamak, kendimi bulmak... Bir kısmını Hakkari ve Van maceram sayesinde çok erken yaşlarda gerçekleştirme şansı buldum. Umuyorum ki devamı gelecek, zamanı var...
31 Aralık 2015 Perşembe
Taş Parçaları
Ne sanıyorsun?
Ne sanıyorsun?
Benim olan artık
Senin de kaderin:
Dağbaşı,
Oradaki yaralı ıssızlık.
Birhan Keskin
Ne sanıyorsun?
Benim olan artık
Senin de kaderin:
Dağbaşı,
Oradaki yaralı ıssızlık.
Birhan Keskin
12 Ocak 2015 Pazartesi
Minik Yol Arkadaşım
Aslında çok minik sayılmaz, on iki yaşında. Benim öğrencilerimden biri değil ama çok iyi anlaşıyoruz. Nihayetinde aynı okuldayız. Özellikle sabah kahvaltılarını birlikte yapıyoruz.
Ben hafta sonu tatillerimde Eskişehir'e gidiyorum. Annemi ve teyzemi ziyaret edip hızlı trenle dönüyorum. Pek yorucu olmuyor. Yatılı olduğu için okulumuz, uzaktan gelen öğrenciler ancak hafta sonları, tanıdıkları ile dışarı çıkabiliyorlar. Ben de minik dostumu bu hafta sonu bir aksilik çıkmazsa Eskişehir'e götürmeyi planlıyorum. Bu fikrime öyle sevindi ki havalara uçtu.
Şimdi aklımda bir sürü plan var. Acaba birlikte neler yapsak diye. Güzel bir Eskişehir macerasına hazır ol minik dostum !
Ben hafta sonu tatillerimde Eskişehir'e gidiyorum. Annemi ve teyzemi ziyaret edip hızlı trenle dönüyorum. Pek yorucu olmuyor. Yatılı olduğu için okulumuz, uzaktan gelen öğrenciler ancak hafta sonları, tanıdıkları ile dışarı çıkabiliyorlar. Ben de minik dostumu bu hafta sonu bir aksilik çıkmazsa Eskişehir'e götürmeyi planlıyorum. Bu fikrime öyle sevindi ki havalara uçtu.
Şimdi aklımda bir sürü plan var. Acaba birlikte neler yapsak diye. Güzel bir Eskişehir macerasına hazır ol minik dostum !
16 Mayıs 2012 Çarşamba
Yol Yorgunu
Yirmilik dişlerimden birine elveda dedim,sancılı bir süreçti.Hala ağrımaktalar haliyle,ağrı kesicilerle idare ediyorum malum okula da gitmem lazım.Finallere de az kaldı,sıkıntı valla.Kalan iki tanesine de Haziran ayında elveda diyicem.Maşallah bir büyük ki bu diş,şaştım kaldım.Neyse hatırlamak istemiyorum o acıyı.
Yeni bir grupla tanıştım.Ankaralı bir grup.Son Dört.
Albümlerinin adı ise " Yol Yorgunu "
En sevdiğim şarkıları ise Melis Danişmend ve Teneke'den Caner Karamukluoğlu'nun da yorumları ile güzelleşen " Bu Hikaye Bitti " adlı şarkı.
"Ben burda yukarda seni gözledim durdum,
Ellerimden düştün ya,zamanı unuttum.."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
