sel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2016 Cumartesi

Yalçın Tosun: Kendini Tutan Su

Aç

ama kalsınlar sonra
sokağın ayazına birlikte karışalım

ilk kez sarhoş olsunlar
biri aşktan söylerken
en delişmen olanı eflatun oğlanların
sigaramı yaksın

şu karşı kaldırımda çıplak ayak koşalım

Yalçın Tosun

17 Nisan 2016 Pazar

Kutub-u Şikeste

Yağmur başladı sen dedim camlara koşdum
Doğursan zulmümden çıldıracakdı deniz
Biz aynı hırkayı giyecekdik Muhyiddin ağlayacakdı
Muhyiddin ağlayacakdı biz aynı hırkayı sırayla giyecekdik biz...

Ah Muhsin Ünlü

23 Şubat 2016 Salı

O / Hakkari'de Bir Mevsim


Bundan yıllar önce, 2010 yılının yazında Hakkari'ye gitmiştim. Henüz 18 yaşında, eğitim fakültesinin birinci sınıfını yeni bitirmiş bir öğrenciydim. Öğretmen olup Doğu'ya gitmek en büyük hayalimdi. Kars vardı düşlerimde. Rus mimarisinin ve Doğu kültürünün iç içe geçtiği karlı şehir. Hala vardır. 

Gönüllü olduğum vakfın bir projesi olduğunu öğrenmiştim. Barış Köprüsü. Başvuru sonrası seçilen kişiler arasındaydım. Daha önce hiç Doğu topraklarına adım atmamıştım. Hakkari'de geçirdiğim o yaz benim için çok büyük bir deneyim oldu. Zap Suyu ile tanıştım, dört mevsimi aynı anda yaşayan Berçelan Yaylası ile soluklandım, bir sürü çocuğum oldu orada. Gözlerimin içine bakan, adıma türküler yakan. Esnafla oturup sohbetler ettik. Yarışmalar düzenledik. Halkın sofralarına konuk olduk. Onlar çıkardılar sandıktaki hikayelerini biz dinledik. Bu sefer biz anlattık hikayelerimizi, onlar dinledi. Kaçak çay içtik, düğünlerine misafir olduk. Kol kola oynadık, diz dize sohbet ettik. 

Beni en çok heyecanlandıran etkinliklerden birisi de açık hava sineması idi. Hakkari'de ilk kez biz gerçekleştiriyorduk bunu. Hakkari meydanına kurduğumuz bir sinema perdesinde, Hakkari'de Bir Mevsim adlı filmi izledik. Yeri büyüktü gönlümde, hiç unutmam. 

Yıllar sonra filme esin kaynağı olan kitabı görünce artık okuma vaktimin geldiğini düşündüm. Bugün itibari ile kitap bitti. Hakkari anılarıma geri döndüm Ferit Edgü sayesinde. Ne unutulmaz bir yazdı, ne kadar güzel günlerdi. Beni geçmişe geri götüren Ferit Edgü'ye sonsuz teşekkürler. Selam olsun sana da Hakkari, özlemle.

14 Şubat 2016 Pazar

Jeanette Winterson: Vişnenin Cinsiyeti

"Jordan küçükken kağıttan kayıklar yapar, ırmakta yüzdürürdü. Bu yolla rüzgarın bir yelkeni nasıl etkilediğini öğrendi ama, aşkın bir yüreği nasıl etkilediğini öğrenemedi."

***

"Bir kere aşık oldum -aşk dedikleri şey bizi doğruca cennetin kapılarına götüren, aynı anda o kapıların sonsuza dek kapalı olduğunu gösteren zulümmüş meğer."

***

"Zamanla gerçek aşkın temiz bir aşk olması gerektiğine karar verdim, kendime bir kalıp sabun kaynattım..."


9 Şubat 2016 Salı

Jean Teule: İntihar Dükkanı

Şu sıralar hasta olmam ve işten kalan vaktimin artması vesilesi ile epey kitap okuyorum. İntihar Dükkanı da bunlardan biri. Oldukça ilginç bir kitap. Kitap ilk kez 2007 yılında Fransa'da yayınlanmış. Ülkemizde ise ilk basım tarihi 2011 yılında Sel Yayıncılık tarafından yapılmış. 

Romanda karşımıza çıkan ilk ilginçlik bir İntihar Dükkanı. Bu intihar dükkanını işleten bir aile var. Dükkanın içerisindeki çeşit çeşit tasarım malzeme, intihar etmeyi düşünen insanlara sunuluyor. Yaşamdan zevk alamayan, sevdiği birini kaybeden ve çeşitli nedenlerden dolayı intihar etmek isteyen pek çok insan, bu dükkanın kapısını çalıyor. Dükkanı da bir o kadar enteresan bir aile işletiyor. Fakat içlerinde onlara pek uymayan, sürekli küçük şeylerden mutlu olan ve her fırsatta hayatın ne kadar güzel olduğunu anlatan küçük bir çocuk var, Alan. 

Roman, konu itibari ile oldukça farklı. Su gibi akıyor, özellikle Sel Yayıncılık'ın kitap basım kalitelerini çok iyi buluyorum. Beklenti yükseltmeden okumakta fayda var, çünkü kitap bir romandan ziyade bir film senaryosu gibi kaleme alınmış. Bu bazı yerlerde biraz can sıkıcı hale gelebiliyor. Tabii bu eleştiriyi yaparken yazarın televizyon dünyası için de çalıştığını ve sinemaya uyarlanan bir eserinin de olduğunu unutmamak gerek. Kitap, 2012 yılında Le Magasin Des Suicides adlı bir animasyon film olarak sinemaya da uyarlanmış. Romanı yerine animasyon filmini izlemeyi tercih edecekler için farklı bir alternatif olabilir. 

9 Eylül 2015 Çarşamba

Elias Canetti: Marakeş'te Sesler

"İnsanın yabancı bir kente aşinalık kazanabilmesi, kapalı bir yeri gerektirir; öyle bir yer ki, üzerinde insan belli bir hak sahibi olabilsin yeni ve anlaşılmaz seslerin yol açtığı karmaşa fazla büyüdüğünde yalnız kalabilsin burada. Öyle bir yer ki, içinde sessizlik hüküm sürsün, dışarıdan kaçıp sığındığında kimse görmesin insanı ve yine o yerden ayrılıp giderken kimse kendisini fark etmesin. En güzeli, bir çıkmaz sokağa sapıp izini kaybettirmek, anahtarı cepte taşınan bir kapı önünde durmak ve kimsenin kulağı duymadan kapıyı açıp içeri süzülüvermektir." 

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Edouard Leve: İntihar











"Dünyaya uyum sağlayamadığını hissetmek seni şaşırtmıyordu da dünyanın, içinde yabancı gibi yaşayan birini yaratmış olmasına şaşırıyordun. Bitkiler intihar eder mi? Hayvanlar umutsuzluktan ölür mü? Onlar ya işler, ya yok olurlar. Sen belki de evrimin zayıf halkası, kaza sonucu ortaya çıkmış bir iziydin. Bir daha canlanmamaya yazgılı, geçici bir anomaliydin."