Eskişehir'e dair ne anlatsam az, dört yıl önce annemin rahatsızlığı sebebi ile iki yıl Eskişehir'de yaşadık. Annem daimi olarak kaldı, ben de her hafta sonu Eskişehir'deydim. İki yazımı da Eskişehir'de geçirdim. Merkezde bir pansiyon bulmuştum kendime. Çok sevdik, çok alıştık Eskişehir'e. Tedaviler bitince ayrılmak zorunda kaldık, geriye Eskişehir anıları kaldı.
Dün günübirlik bir seyahat gerçekleştirdik. Hızlı tren ile gidip gelmek mümkün. Üstelik bilet fiyatları da pahalı değil. Trenden indiğimiz gibi bir huzur sardı içimizi. İstanbul'un gürültüsüne ve kaosuna alışkın kulaklarımızın pası silindi diyebiliriz. Bir müddet tren garında oturup dinlendik. Etrafı, insanları, ısıtan bahar güneşini seyrettik. Önce işlerimizi halledip sonra şehri bir baştan bir başa gezdik.
Eskişehir her kesimden insanın rahat yaşayabileceği, sayısı fazla olan öğrencileri ile birlikte epey hareketli bir şehir. Dün yediğimiz içtiğimiz şeylerin fiyatları bizi şaşırttı, çünkü İstanbul'da neredeyse iki katı ödeme yapıyorsunuz. Üstelik her şey çok daha lezzetliydi.
Tadı damağımızda kaldı diyebilirim. Eskişehir'de geçirdiğimiz yılları yad etmek iyi geldi bize, insanların yardımsever ve güler yüzlü oluşu İstanbul'da yaşadığımız tersi durumları unutturdu bir süre. Belki tası tarağı toplayıp yerleşme kararı alırız bir gün belki yarın belki yarından da yakın.
günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Nisan 2018 Perşembe
7 Mayıs 2015 Perşembe
Mostari: Bir Köprü Bekçisinin Günlüğü
Erkek çocuk dört yaşlarında.
Yanında annesi.
Çocuk bir basamaktan ötekine atlayarak neşe içinde Köprü'den geçiyor.
Dünyası o anın basamağında.
Bizim aklımızda basamaklardan başka her şey.
***
"Allahım, cennete giden yolun üstünde kıldan ince, kılıçtan keskin köprü kurmuşsun. Çekilsem de önce sen geçsen."
Aşık İhsani
***
Farklı toplumların farklı acı eşikleri var.
Yahudiler acılarını unutturmamacasına yaşarken, öbür uçta,
Türklere, geçmişin feryatları sivrisinek vızıltısında,
Mostar'ın yetim acısı geçim derdine gömülü.
Gündüz Vassaf
18 Şubat 2013 Pazartesi
Eski Günlerimiz
Dünyanın en anlamlı,en güzel şarkılarından biridir benim için Eski Günlerimiz.Bir Ziya Osman Saba şiiri ve Nadir Göktürk bestesi.Ezginin Günlüğü'nün şarkılarından.Çok farklı bir yeri var içimde bu şarkının.Anlatsam anlatılır aslında fakat zaten Ziya Osman Saba anlatmış,usulca dinlemek daha güzel.
Bir oda içinde saat sesi
Hayatın sırtımdan giden pençesi
Ve beni maziye götüren bir el
Eski günlerimiz sessiz ve güzel
Bulduğum kayıplar her günkü yerin
İşte konsol ayna köşe minderin
Seccaden tespihin namaz başörtün
Bir şey değişmemiş sanki daha dün
Yine ortancalar altı camının
Dışarda sükûnu yaz akşamının
Bahçemiz sulanmış ıslak her çiçek
Kapı çalınacak babam gelecek.
Hayatın sırtımdan giden pençesi
Ve beni maziye götüren bir el
Eski günlerimiz sessiz ve güzel
Bulduğum kayıplar her günkü yerin
İşte konsol ayna köşe minderin
Seccaden tespihin namaz başörtün
Bir şey değişmemiş sanki daha dün
Yine ortancalar altı camının
Dışarda sükûnu yaz akşamının
Bahçemiz sulanmış ıslak her çiçek
Kapı çalınacak babam gelecek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

