nadir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nadir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Mart 2013 Çarşamba
Nadir Zamanlar
Bir süredir felsefe okuluna devam ettiğimi yazmıştım.Dün ise Aydınlanma ve Sanat dersi vardı.Açıkçası bu haftaki eğitimden sıkıldığımı söylemem gerekir fakat güzel olan kısmı,eğitimden çıktıktan sonra kendi aramızda hoş sohbetler ediyoruz.Hayatı daha da anlamlı kılıyoruz belki de,elbette bu arada fikirlerimize saygı duymayı da öğreniyoruz.
Ders çalışmalarımı hızlandırmış durumdayım.Bütün gün dalgın dalgın,gözlerim bulanık geziyorum.Bu halim çok çalışmamdan mütevellit değil elbet,çok daha zaman ve emek isteyen bir sınav bu.Ama tek çare olarak görmüyorum,mutlu bir gelecek istiyorum o kadar.
İstanbul'da olmanın en sevdiğim tarafları akşam vakti henüz güneş batmak üzereyken,dolu olmayan belediye otobüslerinin arka koltuğundaki camdan yol boyunca gökyüzünü izlemek.Çok mutlu oluyorum,dışarıda iş çıkışı insan kalabalığı,koşturmaca ve günbatımı..Günbatımı neden sadece deniz kenarında,tatil yörelerinde güzel olsun ki ? Bir belediye otobüsünün camında da çok güzel.
Bu aralar tüm neşem Paramore'un "Still Into You" adlı şarkısı,albümün çıkmasına çok az kaldı,şarkılar da gelmeye başladı elbette.Bir yandan da Berberiler üzerine okumalar yapıyorum.Ece Temelkuran'ın Düğümlere Üfleyen Kadınlarını okuduktan sonra daha da bir merak saldım.Açlık Oyunları'nın ikinci kitabına ise mümkün olduğunca devam ediyorum.
Sorun yok gibi bu aralar.Tabi,bunlar nadir zamanlar.Kıymet bilmek lazım.
18 Şubat 2013 Pazartesi
Eski Günlerimiz
Dünyanın en anlamlı,en güzel şarkılarından biridir benim için Eski Günlerimiz.Bir Ziya Osman Saba şiiri ve Nadir Göktürk bestesi.Ezginin Günlüğü'nün şarkılarından.Çok farklı bir yeri var içimde bu şarkının.Anlatsam anlatılır aslında fakat zaten Ziya Osman Saba anlatmış,usulca dinlemek daha güzel.
Bir oda içinde saat sesi
Hayatın sırtımdan giden pençesi
Ve beni maziye götüren bir el
Eski günlerimiz sessiz ve güzel
Bulduğum kayıplar her günkü yerin
İşte konsol ayna köşe minderin
Seccaden tespihin namaz başörtün
Bir şey değişmemiş sanki daha dün
Yine ortancalar altı camının
Dışarda sükûnu yaz akşamının
Bahçemiz sulanmış ıslak her çiçek
Kapı çalınacak babam gelecek.
Hayatın sırtımdan giden pençesi
Ve beni maziye götüren bir el
Eski günlerimiz sessiz ve güzel
Bulduğum kayıplar her günkü yerin
İşte konsol ayna köşe minderin
Seccaden tespihin namaz başörtün
Bir şey değişmemiş sanki daha dün
Yine ortancalar altı camının
Dışarda sükûnu yaz akşamının
Bahçemiz sulanmış ıslak her çiçek
Kapı çalınacak babam gelecek.
6 Eylül 2008 Cumartesi
Cemal Nadir Güler "Nadir Güler"
Test çözerken karşıma çıktı ve gerçekten çok hoşuma gitti.Hemen iletiyorum;
Cemal Nadir Güler,dünya şekeri bir insandı,insana insan gibi bakan bir sanatçı…Çelimsiz,gözlüklü,gözleri pırıl pırıl,alçakgönüllü…Üzüntülü bir gününde üstada sorarlar:”Bu ne somurtkanlık üstad!..Halbuki sen gülersin!”Cemal Nadir Güler’in yanıtı hazırdır:Yanılıyorsunuz,ben nadir gülerim!”
Çok hoş öyle değil mi?Merak etmiş olabilirsiniz.Bu soru karşıma söz sanatlarında çıktı.Bu parçada aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır diye…
Sanırım Tevriye var;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
