cemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Mart 2019 Pazar
Pazar Kahvaltısı
Ben küçükken annemle bir tek pazar kahvaltılarını birlikte yapabiliyorduk. İlkokula gittiğim dönemde o benden önce uyanıp işe gitmiş oluyordu. Pazar sabahları benim için büyük bir neşe kaynağıydı. Oturduğumuz apartmanın bahçe katı bizimdi. Mutfağımız kocaman bir bahçeye açılıyordu. İçinde türlü türlü sebzeler, birkaç tane kocaman ağaç...
İki kişilik bir çaydanlığımız vardı, minicik bir şey. Annem onunla kendine çay demler, kahvaltı boyunca da bir sürü çay içerdi. Bense kakaolu sütümü yudumlardım. Minik radyomuz da Trt Fm ayarlıydı. Biz kahvaltı yaparken türk sanat müziğinden eserler çalardı.
Bugün de yine bir pazar kahvaltısı günü. Pazar sabahlarını seviyorum, iş güç düşünmediğim, oturup uzun uzun kahvaltı yaptığım bir zaman dilimi. Hele bir de dışarıda güneş varsa, kuşlar cıvıldıyorsa. Artık pazar kahvaltılarımıza siyah beyaz bir film eşlik ediyor. Açıyoruz, eski İstanbul'u izleye izleye, mazide gönül gezdirerek vakit geçiriyoruz.
Hiç büyük hayallerim olmadı; zengin olmak, mal mülk sahibi olmak, şu mevkide, bu yerde olmak gibi. Ya kitaplar mutlu etti beni ya da bir tatil vakti dışarı çıktığımda gözümü kamaştıran güneş.
Cemal Süreya da demiş ya:
Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı
Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun efendim.
27 Haziran 2017 Salı
Heinrich Böll: Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru

Heinrich Böll, 1917 Köln doğumlu. Kendisi İkinci Dünya Savaşının bizzat içerisinde yer aldığından ötürü, eserlerinde savaşın yıkımlarını görmek mümkün. 1972 yılında Nobel Edebiyat ödülüne de layık görülmüş Alman asıllı yazar.
Katharina Blum kısa bir roman. Ortada bir cinayet, bir kaçak ve bir de soruşturma var. Buraya kadar her şey sıradan gelebilir lakin seyir böyle devam etmiyor. Böll, eserinde dönemin ahlak anlayışını da oldukça gerçekçi bir şekilde sorguluyor. Basının bir kadının hayatını nasıl mahvedebildiğini ve toplumun kadına, kadınlığa bakış açısını da çok iyi dile getiriyor. Aslında benzer durumlara ülke olarak ne yazık ki aşinayız. Günümüz ilişkileri, sosyal medya kullanımı ve basının insan onurunu çiğneyen karalama kampanyaları ile bir kadının hayatı mahvedilebiliyor. Çok tanıdık ve de çok üzücü. Böll eserini yıllar önce kaleme almış lakin günümüzde hiçbir değişme yok, bu açıdan bence oldukça güncel bir roman.
Yargının, emniyet kuvvetlerinin insana bakış açısı, toplumsal düzen çatısı altında topluma sunulan birtakım onur kırıcı değerler, insanlık dışı muameleler.
Eseri bir çırpıda okumanız çok mümkün, özellikle soruşturma süreci etkileyici. Katharina Blum tamamiyle dönem toplumuna tutulmuş bir ayna işlevi görüyor. Toplumsal kurumları da başarılı bir şekilde irdeliyor. İyi okumalar dilerim.
24 Temmuz 2014 Perşembe
Acı
"Bu kış günü buralara gelmek için insanın iki sebebi olmalı.Ya kendinden ya da birilerinden kaçıyor olmalı.Sen neden kaçıyorsun ?"
Cemal Şan
23 Temmuz 2014 Çarşamba
Sonsuz
Sonsuz,yönetmenliğini Cemal Şan'ın üstlendiği kurguda ise Yedi Numara'dan tanıdığımız Şenol Şentürk'ün yer aldığı,güzel müzikleri ise Nail Yurtsever'e ait 2009 yapımı bir film.
Cemal Şan,bu ülkede en beğendiğim yönetmenlerden biridir.Ali,Zeynep ve Dilber'in Sekiz Günü sinema tarihimizdeki en başarılı yapıtlar arasındadır.Ki bunlardan başka bir filmi daha var ki,benim hayatımda izlediğim en iyi filmdir.Acı.
Sonsuz'da;kanser hastası Volkan ve Serhan'ın hikayesini izliyoruz.Bir de Süleyman baba var.Hayata dair kısa ve öz öğütler veren filmin özellikle son sahnesi oldukça etkili.Elbette diğer Cemal Şan filmleri gibi tam rayına oturmuş,tam olmuş diyebildiğim bir film değildi ama yine de çok sevdim.Özellikle hastalığın dilinden gayet gerçekçi bahsedilmiş,hasta olmayanların anlayamayacağı türden.
Filmin renkli simalarından Cihan,bir yerde şöyle diyor : "Hayat bu kadar kısa işte.Üçün beşin peşine düşersen nerede başlayıp nerede bittiğini anlayamazsın."
6 Eylül 2008 Cumartesi
Cemal Nadir Güler "Nadir Güler"
Test çözerken karşıma çıktı ve gerçekten çok hoşuma gitti.Hemen iletiyorum;
Cemal Nadir Güler,dünya şekeri bir insandı,insana insan gibi bakan bir sanatçı…Çelimsiz,gözlüklü,gözleri pırıl pırıl,alçakgönüllü…Üzüntülü bir gününde üstada sorarlar:”Bu ne somurtkanlık üstad!..Halbuki sen gülersin!”Cemal Nadir Güler’in yanıtı hazırdır:Yanılıyorsunuz,ben nadir gülerim!”
Çok hoş öyle değil mi?Merak etmiş olabilirsiniz.Bu soru karşıma söz sanatlarında çıktı.Bu parçada aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır diye…
Sanırım Tevriye var;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

