anna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2022 Çarşamba

Yarım Bırakılmış Bir Öykü

Seni, Karaköy vapurunun sahile yanaştığı an gördüm. Birkaç sıra arkandaydım, bir şeyler ararmış gibi bir anda ardına döndün. Yanaklarına dökülen saçlarının arasından tedirgin bir bakış fırlattın. Bir anlığına gözlerindeki hüzün ile baş başa kaldım. O kadar uzun boyluydun ki, vapurdan indikten sonra seni gözden kaybetmeden ilerleyebildim. Hızlı adımlar atıyordun, sanki bir yere yetişecekmişsin gibi. Sonra bir anda olduğun yerde durdun, geriye doğru döndün ve sahildeki banklardan birine oturdun. Ben de usulca banklara doğru yöneldim, hemen yanındaki bankı boş bulunca oturdum. Önce, bir süre denize doğru baktın. Karşında Sarayburnu kıyısı vardı, gözlerin, bir anlığına denize dönüştü. Ardından çevik bir hareketle çantandan küçük, fermuarlı bir cüzdan çıkardın. Üzerinde İstanbul'dan resimler olan, hani şu Eminönü'nde turistlere satılan hediyelik cüzdanlardan. İçinden bir sigara aldın, o sırada ne kadar naif olduğun geçti içimden. Ellerindeki zarafet, parmaklarını kullanış biçimin; sanki bu dünya için fazla hassastı, fazla kibardı. 

Sigaranı içerken yeniden daldın güneşli gökyüzüne. Sanki bakıyor ama görmüyor gibiydin, yer yer kaşlarını çatıyordun ardından sana özelmiş gibi duran o ziyan olmamış masumiyet çöküyordu yüzüne. Nasıl bir yaşamın vardı, neler geçmişti başından bu hayatta bilemiyordum. Esasen, bunları bilmek de istemiyordum. Şu anki halini var edenin bunlar olması, gözümde tüm yaşadıklarını kıymetli kılmaya yetiyordu. 

(Bu öykünün bir devamı yok, bir sonu da yok. Olması gerektiği gibi, yarım, parça parça. Yaşam ile öykü arasında hep ince bir çizginin olduğunu düşünmüşümdür. Olanca gerçekliği ile geçerken ömür; bir his, bir başka insan, bir eşya, bir dokunuş ya da anlık bir temayül, bir miktar tahayyül; gerçeği bir öyküye çevirmeye yetiyor. Bazen hayatın gerçekliğini yarım bırakmak, yarı yolda bırakmak gerekiyor, bir başkasının tamamlayabilmesi için). 


François Ozon'un "Frantz" isimli filminden bir fotoğraf. Sevdiği her iki adam tarafından yarım, yalnız bırakılmış olan bir kadın. Anna. 

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Bleak House



Yazılarımda İngiliz dramalarına ve klasiklerine olan merakımdan bahsediyorum sıklıkla. Bu sefer yine bir İngiliz draması olan 2005 yapımı Bleak House adlı yabancı diziden söz edeceğim. 

Bleak House, Charles Dickens'ın aynı adlı eserinden uyarlanan bir yapım. Toplam 15 bölümden oluşan dizi, seyircisini 19. yüzyıl İngilteresine doğru enfes bir yolculuğa çıkarıyor. Kendinizi dönemin taşra ve kent yaşamı arasında mekik dokurken buluyorsunuz. Oyunculuklar, kostümler ve müzikler... Hepsi muazzam bir bütünlük içinde seyirciye sunuluyor. 

Uzun zamandır ülkeyi kasıp kavuran bir dava, davanın mirasçıları ve bu uğurda yıkılıp giden hayatlar... Dizi sizi bir yandan İngiliz hukukunun çıkmazları ile yüzleştirirken diğer yandan İngiliz kırsallarındaki toplumsal yaşamı da gözler önüne seriyor. Adeta İngiliz tarihi, dönemin tüm ihtişamı ve yıkıntıları ile birlikte dans ediyor. Bunların yanında aşk da var elbette. Eski insanların yaşadıkları aşklara her zaman saygı duymuşumdur. O dönemlerde insanlar arasındaki sevgi bağı, doğadan henüz tam anlamıyla kopmamış olmanın verdiği bütünlük ve mutluluk, hepsi bana çok güzel ve değerli geliyor. 

Bir sürü duyguyu içinde barındıran, yitirilen hayatlara rağmen oldukça umut verici sonlanan bir yapım Bleak House. Şapka çıkartmaktan öte söyleyecek bir sözüm yok. Beni müthiş bir yolculuğa çıkardığınız için minnettarım. 

21 Aralık 2014 Pazar

Anna Rossinelli











Anna Rossinelli, 2011 yılında İsviçre'yi "In Love For a While" adlı şarkısıyla temsil etmişti, ben de kendisini oradan tanıyorum. Şarkı, o seneki yarışmada favorimdi. 

Aslında, bir gruplar. İki erkek müzisyen de dahil gruba. Geçenlerde Eurovision şarkılarını dinlerken yeni şarkılarına ve kliplerine rastladım. Çok sevimli,hoş şarkıları var. Mesela "Let It Go, Shine In The Light, See What You've Done, Joker, Strawberry Cream "bu güzel şarkılardan birkaçı. 

Samimi ve güler yüzlü halleriyle müziğe devam etmelerini diliyorum.