aşık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2016 Salı

Sevmek

Sevmek işi çok zor iş. Az konuşan bir insanım, tüm dünyam içimde, içimde oluyor ne oluyorsa. Dışarıdan çok belli olmuyor, zaman zaman yüzüm düşüyor onu da herkes fark etmiyor. 

Tamam diyorum, adım atmaya başladığım anda bir şeyler beni geriye itiyor. Hissedemiyorum, bir yerde, içimde istiyorum ama tümden koyvermek kendimi elimden gelmiyor çoğu zaman. Zaman mı gerekir, yoksa zaman bizi öğütüp mahvetmekten başka bir işe yaramaz mı emin olamıyorum. Hem bir deva gibi hem de acı verici zaman. Tıpkı hayattaki tüm zıt duygular gibi, her şey birbiri ile iç içe geçmiş durumda. Duygularımız safını belli edemiyor, bir türlü karar veremiyoruz. Veremiyorum. 

Sevmek işi çok zor iş. Beceremiyorum, üzülüyorum, olmuyor, oluyor derken sonunda bir başıma dönüyorum yine dünyama. 'Belki' kalıyor geriye, belki olur diyorum bir gün. Hiçbir şey gibi o da bilinemiyor, ona da ulaşılamıyor. 

2 Nisan 2016 Cumartesi

Kedi Ciğeri

biliyorum
o gemiye asla binemeyeceksin
trenleri de kaçırmışsın
uzay yolu desen hak getire senin için

biliyorum
gerçek olamayacaksın hiç
titretecek seni durgun sular
batacaksın sevabından, günahların yücelecek

toz olacak çıkacak ruhunun diğerleri
lime lime olacak her bir yerin
dışa vuracak mahrem yerlerin
mındar olacaksın kedi ciğerleri gibi

biliyorum
adem elman yerinden fırlayacak
cürmün kadar yer yakacaksın
asılacaksın ipsiz boyunlar gibi

biliyorum
yine taşacaksın olduğun yerden
derinlerin dipleri boylayacak
zulmün fıtratına dört mum yakacak
pürtelaş, tüm sevdiklerin ardına bakmadan kaçacak

15 Mart 2016 Salı

Gönlümdeki Köşk Olmasa

Gönlümdeki Köşk Olmasa; Danimarka, İzlanda ve Türkiye ortak yapımı 2002 tarihli bir sinema filmi. Filmin Türkiye yapımcılığı Ömer Kavur'a ait. Yönetmeni ise Elisabeth Rygaard. 

Film, küçük Osman'ın gözünden anlatılıyor. Anadolu'nun küçük bir bölgesinde, bir köyde yoksullukla büyüyen Osman. Dedesinin kızgınlığı, kini yüzünden ailecek sokağa atılmışlar. Köylülerin yardımı ile bir çadırda yaşıyorlar, bir yandan da kendilerine kerpiçten bir ev yapma telaşındalar. 

Osman'ın hayalleri var. Her şeye rağmen çocuk mutluluğu gönlünden hiç eksik olmuyor. Aşık Emmi'nin yanından ayrılmıyor, onun öğütlerini, hayata dair kıssadan hisselerini ve türkülerini dinliyor. Tek isteği dut ağacından yapılma bir saza sahip olmak. 

Film, Anadolu geleneklerini anlatırken, binbir güçlükle, yoksullukla, yaşam mücadelesi ile hayatını devam ettiren halkın hayatına da ışık tutar. İyiler ile kötülerin savaşı, aile bağları, ölüm, hastalık, terk edişler... Anadolu'daki aşık geleneği...

Küçük Osman'ın hayat hikayesi izlemeye değer. 

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Bana Aşık Olacak İnsan Aha Da Böyle Olsun




Kapıların ardından gelen ışık gibi
Yollara düşür beni
Dönmem geri
Tertemiz nefes gibi
İçine çek beni
Sanki hiç kaybolmayan
Bi takıntı gibi

...

Aydilge/Takıntı

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Aşık Mı Oldum?Ne,O Da Bana Mı Aşıkmış?


Nasıl söylenir bilmem ki?Daha geçen yazılarımın birinde aşktan bahsetmeme kararı almışken ya da bu konularda konuşmanın benim harcım olmadığından bahsederken…İçimde patlayan bir alevin ne anlama geldiğini bilmezmişim meğer…Yaptığım yırtılmış bir hayatı yapıştırmaya çalışmakmış ama ben yenisini istemişim ve kazanmışım bu hayatı…Onunla…İlk defa…Bir turda,okul gezisinde başladı aslında tanışmamız.Yeditepe gezisinden uzunca bahsetmiştim,hayallerden,dostluklardan yaşanan kocaman dolu dolu üç günden.Nereden bilebilirdim ki hayatımın aşkını,dostunu,can yoldaşını,GİZEM’ini orada bulacağımı.Hani genzi yanar ya insanın,kendinizi pamuk helva yerkenki kadar pembe ve somut hissedersiniz ya.İşte kendim gibi dışarıda doya doya elma şekeri ve pamuk helva yiyebileceğim biri çıktı karşıma…Bu öyle bir duyguymuş ki;insan bunu gerçekten hisseder gerçekten buna ihtiyaç duyarmış.Daha geçen gün konuştuk Feray ile yalnızlık bize göre dedik pek bir sözünden döner oldum ama çok mutluyum.Tıpkı Edward ile Bella gibi…Bir gece yarısı aşka kavuştum.Beni içmesine izin verdim ve onu korudum kolladım…Böyle bir şeye ihtiyacım vardı ve şimdi yeni bir hayat,yenir bir hakikat.Biraz uzak olsa da aşılır engeller kalmaz önlerde bir şey sizden başka;)


Ve şimdi geliyorum sana

Kırılgan cümleler kapandı içe

Uzandı sol yanım sana

Kabardı duygular en dibe

Ihlamur kadar saf kılıklı

Bir papağan kadar taze ve geveze

Sen kadar iki hece

Yaşadığımız sadece kendimizi dinlemece…


Facebook konusunda anlaştık tabi,öyle ilişkim var diye belirten saçmalardan olmayacağız.Her şey ikimiz arasında ve içimizde.Ben de aşktan bahsedersem anca bu kadar bahsederim.Odun!)


Kim ne derse desin aşk için….Naynananaynay….


Suyun öte yanı…


Dayan göğsüme hayda bre!