Bir Sosyal Bilgiler Öğretmeniyim. Yeri geldiği zaman söylüyorum, belki edebiyat merakımdan dolayı edebiyat eğitimi aldığımı düşünebilirsiniz lakin öyle değil. Yüksek lisans eğitimimi de Tarih Öğretmenliği bölümünde sürdürüyorum. Umuyorum ki Haziran ayına kadar tezimi bitirip teslim edeceğim, artık üç yılı dolduruyorum. Dört yıl lisans üzerine üç yıl yüksek lisans eğitimi gerçekten ciddi bir emek demek.
Tezime yoğunlaştığım bu dönemde, kendimi tarihi bilgi açısından eksik hissettiğimi fark ettim. Aslında tarihi bilgi açısından, bir tarihçinin bile kendini tamamlayabildiğini düşünmüyorum. Tarih çok geniş ve derin bir disiplin, çok sıkı tekrarlar yapmalısınız ki bilgileriniz taze kalsın. Bu açığı kendi çapımda kapatmak üzere Mezopotamya Uygarlıklarından başlayan bir okuma listesi çıkardım. Çok yorucu olmayan, temel bilgiler edinebileceğim ve unuttuğum zaman kitaplığımdan çıkarıp göz gezdirebileceğim eserler olmasına dikkat ettim. Bu listeyi burada paylaşmak istiyorum. Hem Sosyal Bilgiler Öğretmenleri hem de Tarih Öğretmenleri için faydalı olacaktır aynı zamanda bu bölümlerde yüksek lisans yapan öğrenciler için de faydalı olacağını düşünüyorum. Tarihe kişisel merakı olan farklı meslek gruplarından insanlar için de geçerli bir liste olabilir lakin siyasi tarih kısımlarında sıkılmanız çok mümkün. Genel olarak tarihe merakı olan ve nereden başlayacağını bilemeyen arkadaşlarıma toplumsal tarih başlığı altındaki kitapları ve yayınları tavsiye ediyorum. Bir uygarlığın kültürel tarihini her zaman için siyasi tarihinden daha ilgi çekici buluyorum. Ya da dünya tarihini derli toplu, görseller eşliğinde anlatan kitapları öneriyorum. Mesela Ntv Yayınlarından çıkan "Dünya Tarihi" adlı eser hem boyutları itibari ile kolay taşıyabileceğiniz hem de bitirdiğinizde genel kültür düzeyinizi epey artıracak bir niteliğe sahip. Şimdi geçelim benim listeme:
Kemalettin Köroğlu / Eski Mezopotamya Tarihi / İletişim Yayınları
Samuel Noah Kramer / Tarih Sümer'de Başlar / Kabalcı Yayınları
Marc Desti / Anadolu Uygarlıkları /Dost Yayınları
Sophie Desplancques / Antik Mısır / Dost Yayınları
Oğuz Tekin / Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş / İletişim Yayınları
Linda Woodhead / Hıristiyanlık / Dost Yayınları
Ben kişisel olarak böyle bir sıra izledim. Bu sıranın ardından; Maya, Aztek, İnka ve Vikingler ile ilgili okumalar yapıp Eski Türk Tarihinden Osmanlı'ya oradan da günümüze gelmeyi düşünüyorum. Bizans'a da fazlasıyla yer vereceğim bu sıralamada. Tabii bu çok uzun bir zaman dilimini kapsayacak. Aldığım kaynakları not alarak ve önemli kısımların altını çizerek okuyorum. Geriye dönüp baktığımda kitabın hepsini okumak yerine, önemli kısımlar ile bilgilerimi tazeleyebilirim diye düşündüm. Eserleri okuduktan sonra çeşitli belgeseller ve videolar ile de destekleyebilirsiniz. Ya da tarihin çeşitli dönemlerine odaklanan güzel yabancı diziler var. Mesela Roma okurken Rome'u izleyebilirsiniz ya da Vikingler'i okurken Vikings'i izleyebilirsiniz. Böylece öğrendiğiniz bilgileri daha keyifli hale getirebilirsiniz. Meraklılarına keyifli okumalar dilerim.
önerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
önerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Ocak 2017 Pazartesi
8 Ağustos 2016 Pazartesi
Andre Gide: Isabelle
Nobel Edebiyat Ödüllü Fransız yazar ve entelektüel Andre Gide'nin romanı "Isabelle", dağılan bir ailenin hayat hikayesini anlatıyor. Eski bir şato, Fransız kırsallarında yaşayan Floche ve Saint-Aureol ailesi, genç bir doktora öğrencisi Mösyö Lacase, mazisi epey karanlık olan evin kızı Isabelle ve yetişkinler arasında kendini tanımaya çalışan, yalnız bir çocuk Casimir...
Doktora tezi için Quartforche Şatosuna giden Mösyö Lacase'yi gizemli hadiseler beklemektedir. Haklarında hiçbir şey bilmediği Floche ve Saint-Aureol ailesi ile ilgili pek çok gizli gerçeği öğrenecektir. Isabelle ise onun için bir merak ve hayranlık ikonasıdır adeta. Hiç görmemesine rağmen, Isabelle bir sır perdesidir ve Mösyö Lacase bir an evvel bu sır perdesini aralamak istemektedir. Sır perdesi aralandıktan sonra Mösyö Lacase'nin hissettikleri bir anda sönüp gider, bu bana Metin Erksan'ın güzel filmi "Sevmek Zamanı"nı hatırlattı.
Yalnızca fotoğraflarına baktığımız, hissettiğimiz ve sürekli tahayyül ettiğimiz sevdalarımızın baş kişileri, belki de biz onları somut olarak tanımadan evvel daha güzeller. Tanımadan hissettiğimiz duygular daha temiz, bu daha temiz olma halleri ile belki de daha değerliler. Çünkü zihnimizde tasavvur ettiğimiz, her hecesini ayrı ayrı betimleyip incilerle süslediğimiz sevdiceklerimiz, gerçekte çok farklı insanlar olabilmekteler. Henüz tanımıyor olmak ve tanımış olmak arasında geçen zaman diliminin gerçek aşk olduğuna inanıyorum. Tanıdığınız an sönen bir yıldız, tanımadan evvel tüm gücüyle parlayan bir yıldız... Her ikisi de aynı yıldız, arada geçen zaman dilimi ise bir gökyüzü, güneş kadar berrak, sade ve narin lakin çok kısa.
Mösyö Lacase karakteri çok iyi işlenmiş Gide tarafından, sanırım "Isabelle" en sevdiğim kitaplar listesinde önemli bir yere yerleşti. Hikaye, karakterler, kasvetli bir şato, aşk, hayal kırıklıkları ve en önemlisi yazarın duyguları en naif bir biçimde ifade etme yeteneği. Kitabı bitirdikten sonra şunu söyledim kendime: "İyi ki kitaplar var."
Selam olsun sana sevgili Mösyö Lacase.
Doktora tezi için Quartforche Şatosuna giden Mösyö Lacase'yi gizemli hadiseler beklemektedir. Haklarında hiçbir şey bilmediği Floche ve Saint-Aureol ailesi ile ilgili pek çok gizli gerçeği öğrenecektir. Isabelle ise onun için bir merak ve hayranlık ikonasıdır adeta. Hiç görmemesine rağmen, Isabelle bir sır perdesidir ve Mösyö Lacase bir an evvel bu sır perdesini aralamak istemektedir. Sır perdesi aralandıktan sonra Mösyö Lacase'nin hissettikleri bir anda sönüp gider, bu bana Metin Erksan'ın güzel filmi "Sevmek Zamanı"nı hatırlattı.
Yalnızca fotoğraflarına baktığımız, hissettiğimiz ve sürekli tahayyül ettiğimiz sevdalarımızın baş kişileri, belki de biz onları somut olarak tanımadan evvel daha güzeller. Tanımadan hissettiğimiz duygular daha temiz, bu daha temiz olma halleri ile belki de daha değerliler. Çünkü zihnimizde tasavvur ettiğimiz, her hecesini ayrı ayrı betimleyip incilerle süslediğimiz sevdiceklerimiz, gerçekte çok farklı insanlar olabilmekteler. Henüz tanımıyor olmak ve tanımış olmak arasında geçen zaman diliminin gerçek aşk olduğuna inanıyorum. Tanıdığınız an sönen bir yıldız, tanımadan evvel tüm gücüyle parlayan bir yıldız... Her ikisi de aynı yıldız, arada geçen zaman dilimi ise bir gökyüzü, güneş kadar berrak, sade ve narin lakin çok kısa.
Mösyö Lacase karakteri çok iyi işlenmiş Gide tarafından, sanırım "Isabelle" en sevdiğim kitaplar listesinde önemli bir yere yerleşti. Hikaye, karakterler, kasvetli bir şato, aşk, hayal kırıklıkları ve en önemlisi yazarın duyguları en naif bir biçimde ifade etme yeteneği. Kitabı bitirdikten sonra şunu söyledim kendime: "İyi ki kitaplar var."
Selam olsun sana sevgili Mösyö Lacase.
13 Ocak 2016 Çarşamba
Tez Önerileri, Yüksek Lisanslar, Olaylar ve Olaylar
İstanbul'da bir devlet üniversitesinin eğitim bilimleri enstitüsünde tezli yüksek lisans yapıyorum. Bir yandan çalışırken bir yandan yüksek lisans yapmak oldukça zor. Lakin insana enteresan bir enerji ve bilgi birikimi kattığı da bir gerçek. Çok yoruluyorum ama halimden memnunum.
Geçtiğimiz yaz ders aşamasını tamamladım. Ardından tez konusu belirlemek ve tez önerisi yazabilmek için epey uğraştım. Sadece ben değil, tüm bölüm arkadaşlarım emek verdi. Geçtiğimiz günlerde tez önerilerimiz enstitü tarafından reddedildi. Elbette bir hayal kırıklığı yaşamadık değil. Çünkü zaten özgün bir tez konusu bulmak bile başlı başına bir sorunsal.
Bugün tez önerimi düzenledim, eksiklerimi tamamladım ve yeniden teslim için okula gittim. Her şey tamam, bütün hocaları tek tek turlayıp imzalar attırdım, danışman hocamla tüm evrakları tamamladık derken hepsinin üzerine bir güzel kahve döktüm. Tekrar evrak toparlamam, çıktıları alıp dosyalamam bir saatimi daha aldı. Üstelik bir de çalıştığım okula yetişmek zorundaydım. Bu telaşın içinde işlerimi tamamladım ve koştur koştur okula geldim.
İstanbul'da hayat hep koşturmaca. İnsana soluk alacak vakit bile kalmıyor bazen. Nihayet tez önerim kabul aldı ve onaylandı. Ben önerimin onaylanacağını düşünerek birkaç aydır tezimin bir kısmını tamamlamıştım zaten. Şimdi resmi olarak tez yazma olaylarına cümleten başlayabilirim. Umarım sonunda ortaya kaliteli bir iş çıkar ve emeklerimin karşılığını alırım. Okumak eyleminin benim için her daim baki kalmasını temenni ediyor ve teze gömülmeye devam ediyorum.
Geçtiğimiz yaz ders aşamasını tamamladım. Ardından tez konusu belirlemek ve tez önerisi yazabilmek için epey uğraştım. Sadece ben değil, tüm bölüm arkadaşlarım emek verdi. Geçtiğimiz günlerde tez önerilerimiz enstitü tarafından reddedildi. Elbette bir hayal kırıklığı yaşamadık değil. Çünkü zaten özgün bir tez konusu bulmak bile başlı başına bir sorunsal.
Bugün tez önerimi düzenledim, eksiklerimi tamamladım ve yeniden teslim için okula gittim. Her şey tamam, bütün hocaları tek tek turlayıp imzalar attırdım, danışman hocamla tüm evrakları tamamladık derken hepsinin üzerine bir güzel kahve döktüm. Tekrar evrak toparlamam, çıktıları alıp dosyalamam bir saatimi daha aldı. Üstelik bir de çalıştığım okula yetişmek zorundaydım. Bu telaşın içinde işlerimi tamamladım ve koştur koştur okula geldim.
İstanbul'da hayat hep koşturmaca. İnsana soluk alacak vakit bile kalmıyor bazen. Nihayet tez önerim kabul aldı ve onaylandı. Ben önerimin onaylanacağını düşünerek birkaç aydır tezimin bir kısmını tamamlamıştım zaten. Şimdi resmi olarak tez yazma olaylarına cümleten başlayabilirim. Umarım sonunda ortaya kaliteli bir iş çıkar ve emeklerimin karşılığını alırım. Okumak eyleminin benim için her daim baki kalmasını temenni ediyor ve teze gömülmeye devam ediyorum.
23 Ağustos 2015 Pazar
Yüksek Lisans Tez Konusu Bulmak ve Tez Önerisi Yazmak
Eylül ayı itibari ile tez önerimi esntitüme teslim etmem gerekiyor. Akabinde de tez yazmaya başlayacağım. Bir yandan yoğun olarak çalıştığım için, tezime zaman ayırmak benim için bir hayli zor olacak lakin yapabileceğimi düşünüyorum.
Uzun süredir kendime bir tez konusu bulmaya çalışıyorum. Bazı arkadaşlarım hemen belirleyebildiler lakin ben bir türlü karar veremedim. Nihayet bugün karar kıldım ve yazıya geçirmeye başladım.
Öncelikle biliyorum ki tez konusu bulmak bile başlı başına büyük bir enerji ve araştırma gerektiriyor. Öncelikle tavsiyem, yüksek lisans arkadaşlarınız ile sürekli fikir alışverişinde bulunmanız. Ben, arkadaşlarımla bu konuda sohbet ederken ortaya inanılmaz güzel fikirler çıktı. Bir başka tavsiyem ise sene içerisinde yapmış olduğunuz ödevleri şöyle bir düşünün. İçlerinde tez yazılabilecek bir konu olabilir ve siz gözden kaçırmış olabilirsiniz.
Ulusal Tez Merkezi'nin sitesine muhakak girin, yazmak istediğiniz tez konusu ile ilgili daha önce başka bir tez yazılmış mı bir bakın. Tekrara düşmenizi engelleyecektir. Yazmak istediğiniz konu ile ilgili bir tez var diyelim, tezi şöyle bir inceledikten sonra aynı konuyu nasıl farklı işleyebilirim diye düşünün.
Ben şahsen, internet üzerinden makalelere bakarken buldum tez konumu. Daha sonra bir araştırma yaptım, bu alanda bir tez yazılmış mı, yazılmamış diye.
Elbet ortaya içinize sinen güzel bir tez konusu çıkacaktır. Birkaç gününüzü sıkı bir araştırmaya ve iletişime ayırdığınızda illa ki karşınıza çıkıyor. Tabii bu süreçte danışman hocalarınızdan ya da ders aldığınız hocalarınızdan da yardım istemek etkili bir yöntem. Onları da heyecanladıracak konular çıkabiliyor ortaya.
Umarım tez yazımı konusunda sıkıntı yaşamam ve güzel bir yüksek lisans tezi ile mezun olurum önümüzdeki yıl. Başarılar dilerim, sağlıcakla kalın.
Uzun süredir kendime bir tez konusu bulmaya çalışıyorum. Bazı arkadaşlarım hemen belirleyebildiler lakin ben bir türlü karar veremedim. Nihayet bugün karar kıldım ve yazıya geçirmeye başladım.
Öncelikle biliyorum ki tez konusu bulmak bile başlı başına büyük bir enerji ve araştırma gerektiriyor. Öncelikle tavsiyem, yüksek lisans arkadaşlarınız ile sürekli fikir alışverişinde bulunmanız. Ben, arkadaşlarımla bu konuda sohbet ederken ortaya inanılmaz güzel fikirler çıktı. Bir başka tavsiyem ise sene içerisinde yapmış olduğunuz ödevleri şöyle bir düşünün. İçlerinde tez yazılabilecek bir konu olabilir ve siz gözden kaçırmış olabilirsiniz.
Ulusal Tez Merkezi'nin sitesine muhakak girin, yazmak istediğiniz tez konusu ile ilgili daha önce başka bir tez yazılmış mı bir bakın. Tekrara düşmenizi engelleyecektir. Yazmak istediğiniz konu ile ilgili bir tez var diyelim, tezi şöyle bir inceledikten sonra aynı konuyu nasıl farklı işleyebilirim diye düşünün.
Ben şahsen, internet üzerinden makalelere bakarken buldum tez konumu. Daha sonra bir araştırma yaptım, bu alanda bir tez yazılmış mı, yazılmamış diye.
Elbet ortaya içinize sinen güzel bir tez konusu çıkacaktır. Birkaç gününüzü sıkı bir araştırmaya ve iletişime ayırdığınızda illa ki karşınıza çıkıyor. Tabii bu süreçte danışman hocalarınızdan ya da ders aldığınız hocalarınızdan da yardım istemek etkili bir yöntem. Onları da heyecanladıracak konular çıkabiliyor ortaya.
Umarım tez yazımı konusunda sıkıntı yaşamam ve güzel bir yüksek lisans tezi ile mezun olurum önümüzdeki yıl. Başarılar dilerim, sağlıcakla kalın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
