fransızca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fransızca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2017 Pazartesi

Robert Pinget: Mösyö Songe

"Bir çıkmazdan kurtulmak için bir başkasına girmek gerekir."

Robert Pinget, 1920 Cenevre doğumlu bir yazar. Hukuk öğrenimi görmüş, 1951 yılında ise ilk öykü derlemesi yayımlanmış.

Yazılarımda sıklıkla bahsettiğim üzere Kadıköy'ü her ziyaret edişimde Yapı Kredi Kitabevine uğruyorum. Bir iki hafta önce okumak üzere alıp kitaplığıma koyduğum kısa romanlardan biriydi "Mösyö Songe." Kar sebebiyle okullar kapanınca ve kapımıza dayanan kardan dolayı günlerdir evden dışarı çıkamazken "Mösyö Songe"yi tanımak üzere kitaplığımdan çıkardım. 

Mösyö Songe varlıklı, denize nazır bir evde hizmetçisi Sosie ile birlikte yaşayan yalnız bir adam. Bir yeğeni var, sık sık olmasa da dayısını ziyaret eden, kimi vakitler onu yermekten geri kalmayan kimi vakitlerde ise Sosie'nın leziz yemekleri eşliğinde dayısı ile hasbıhal etmeyi kendine amaç edinen bir genç.

Mösyö Songe kurallara, nezakete ve görgüye sıkı sıkıya bağlı bir adam, denemeler yazıyor, bir de yeğenine sürekli mektup yazıyor. Mektupların hemen hepsinde kendi benliğini dışa vuruyor, kafasında dönenip duran deli sorunlara, delişmen sorulara cevaplar arıyor, bazen de o kadar net ve katı bir adam oluyor ki, adeta bedenini duyguların delip geçmesini önleyen bir kalkana dönüştürüyor. 

Karlı bir Ocak ayında bana sıcacık battaniyemin içinde kısa bir izlek sunan sevgili Mösyö Songe ile tanıştığıma memnunum. Umarım bir yerlerde o haşin görüntünün altındaki sevecenliği dışarı çıkarmayı başarabilmişsindir; ya da sen böyle güzelsin Mösyö Songe. Umarım hiç değişmemişsindir. 

"Mösyö Songe kötü bir gün öngörürken yanılmıyordu. Sıkıntıları belirginlik kazanıyor. Aklına getirmek istemediği hatıralar üzerine çullanıyor. 

Ama işin özüne gelelim, hatıralarım diye nelere diyorum ben? diye soruyor kendine.

Bir düşünme denemesinden sonra, hatıralarım dediği şeylerin yalnızca duygularından ibaret olduğunu söylüyor kendine. Çünkü şu anda bile verdikleri acıyı yeniden yaşayabiliyor. Geriye kalanları, geçmişten çıkagelseler bile, acılarını yeniden hissedemediklerini, hatıralarım diye adlandırmayacak."

Hatıralar üzerine mükemmel bir tanım, ideal bir açıklama değil mi? Selam olsun sana Mösyö Songe ve tabii ki seni yaratan sevgili Robert Pinget.

22 Ekim 2016 Cumartesi

Amir: On dirait

Amir'i ilk kez bu yılki Eurovision şarkı yarışmasında tanıdım. "Ja'i cherche" isimli şarkısını çok sevmiş ve favorim olarak desteklemiştim. Kayıt ve klip dışında sahne performansı da gerçekten çok iyiydi. Eurovision 2016 ile ilgili yazdığım yazılarda, Ja'i cherche'in Eurovision üstü bir şarkı olduğunu söylemiştim. Hakikaten öyleydi, şarkısının güç veren farklı bir ezgisi, büyüsü vardı. 













Bugün rastladığım üzere kendisi bir süre önce yeni bir şarkı ve klip ile yoluna devam eder halde. Yarışmayı altıncı olarak tamamlasa da, bence çok büyük bir başarı yakaladı Amir. "On drait" isimli şarkısının ezgileri çok güzel, klip yüz güldüren cinsten. Sonbahar vakti insanın içine umut aşılıyor adeta. Defalarca dinledim bugün. Amir'i takip etmeye devam edeceğim, yolun açık olsun güler yüzlü adam. 

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Çenemi Bi Elimle Havaya Kaldırıp Fransızca Konuşmak İstiyorum


Gece serinliğe bürününce yazmak çok güzel bir duygu.Her yerin serin,ortalık sakin.Odamın gece lambası açık.Masamın başına geçmişim.Hani garip bi yerde.Sabahtan geceye kadar insanlar sürekli bi haraket halinde,her yerde kıpırtı.Doludizgin hayat gün ışıdıktan sonra.Ama gece olduktan sonra düşüncelerimle başbaşa kalınca daha da garip sanki her şey.Demet Sağıroğlu'nun "Bir Vurgun Bu Sevda" adlı şarkısını dinliyorum.Deli gibi,çok doğru tınlanmış sözler.Yusuf Taşkın'dan "Ağla Sevdam" adlı parçayı da hemen akabinde dinlememek elde değil.Ama durun o da ne?Telefonumdan dinliyorum ben müziği,karışık çalıyor.Tam hüzünlü,histerik,göz yaşı kıvamında suluk niyetine bir yazı tıngırdatayım dedim Panic At The Disco'dan "New Perspective" isimli şarkı çalmaya başladı.Suratlarını beyaz boyamaktan sıkılan Antik Yunan tiyatrosu oyuncularının renkelere boyanması gibi dehşetengiz,vahşetengiz bi o kadar da punk coşkusu geldi be içime.Punk ölmez,punk canlıdır.Punk sevilir.

Sırada çalan şarkı ise Cinema Bizarre'den "Escape To The Stars"Bu da pek punk olmayan bi şarkı esasında.Elektronik tınılar ve j-rock tonları.Başarılı bence.Birçok insan onları görünümlerinden ve cinsel tercihlerinden dolayı eleştirse de ben seviyorum onları.Ayrıca içlerinde heteroseksüeller de var bakınız Romeo.En azından sevgili bulucam diye kıçlarını yırtan bazı insanlardan daha reeller.Doğruya doğru.

Evet telefonumda bir çok Paramore albümü olmasına şaşırmamak lazım elbetteki.Yani onca şarkının içinden elbet bi Hayley vokali gelecekti.Sıradaki şarkı "Circle".Şarkıyı dinlerken biraz sohbet edeyim.Bi kanalda dragonlardan oluşan bi program var.Bence çok başarılı.Ama yabancı versiyon.Böyle para sahibi şirket büyükleri jüri koltuğunda.Ve daha önce proje geliştirmiş ama başarılı olamamış girşimciler teklifte bulunuyorlar ve ürünlerinin satışı için para istiyorlar.Kısaca beğenilirse ürün para sahibi ortak oluyor belirli bir yüzdeyle.Tabii,bunun için çok iyi bir sunumla ve aynı zamanda zeka ile ürününüzü bir arada kullanarak insanüstü bir tanıtım yapmanız gerkiyor.Türk versiyonu da gelecekmiş sanırım.İzliyorum hoş yani.Ayrıca Gossip Girl izleyenler kesinlikle kıçlarında popüler kültürün tüyleriyle gezen havalı şeyler.Ahlaksızlık diz boyu be o dizide.Dedikoducu kızmış,kıçınıza sokun Nate midir nedir onu ve dizinin tüm oyuncularını.Kimin kimle yattığı belli değil.Geçen de cinsel sağlık sitesinde bi yorum vardı.Ben sevgilimle birlikte oldum on altı yaşındayım evlenince kocam anlar mı?Geri zekalılar.

Aman sinir oldum sıradaki şarkım ise B.o.B ft Hayley Williams ve Eminem düeti olan dehşet parça"Airplanes".Durun hemen bu ayki Billboard'a bakayım kaçıncı sıradalar.Hehe üç numaradalar hot yüzde.

Evet çalan şarkım ise Avril Lavigne'den "Knocking On Heavens Door".Avril evleniyormuş gene.Sanırım şu isimli adamla."Brody Jenner".Karı evlenmekten albüm yapamadı kaç senedir.Yeter artık şu albümü yapta dinleyelim bi güzel.Bi bakayım ayrıca kimmiş bu adam.

Vee evet yazımı bitirirken Lady Gaga ile birlikte popomu sallayarak veda ediyorum."Bad Romance" çalıyor pek şahane.O da eski sevgilisiyle barışmış.Eskilere kalır elbet çünkü bu çirkinlikle yeni bi sevgili bulacağını zannetmiyorum.Sesin ve şovların şahane olabilir jijim ama çirkin ördek yavrusu gibisin kusura bakma.Seni seviyoruz Taylor'cuğum.Gidiyorum şimdi.Ulalala.

Ayrıca Placebo'nun "Meds" adlı şarkısında bi yerde bi kadın sex diyor ya çok kışkırtıcı.