ara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2019 Pazar

Kısa Bir Ara

Günler birbirini kovalıyor ve yaşlanıyorum. Beş günlük bir ara verdik, noel tatili. Biraz kendimi dinliyorum, daha doğrusu evde yatıp yuvarlanıyorum. Rus tarihi ile ilgili birkaç okuma yaptım, yakın zamanda arkadaşlarımızla oluşturduğumuz kitap kulübünün ilk kitabını bitirdim. İçimde herhangi bir heyecan olmasa da, yeni insanlarla tanışıyorum. Sömestr tatilinde hep birlikte bir doğa tatiline çıkacağız. Dağlık bir alanda bir ev tuttuk, üç gece boyunca kitaplar okuyup, doğa yürüyüşleri yapıp kendimizi dinleyeceğiz. 

Yoğun çalışmaya o kadar alışmışım ki, iki gündür boşluktan başım ağrıyor. Evde dört dönüyorum acaba ne yapsam diye, nihayetinde pek bir şey yapmıyorum.

Yarın annemi alışverişe ve gezmeye götüreceğim, belki bana da iyi gelir. Biraz dolaşırız, bir iki insan görürüm. Sinemada izlemek istediğim bağımsız bir film var, belki annem bir şeyler bakarken onu da izlerim. Tabii üşenmezsem, bazı şeylere çok üşeniyorum. Bir de karar veremiyorum. 

Günler gelip geçiyor ve hakikaten yaşlanıyorum. En iyisi bu akşam için güzel bir film bulup izleyeyim. Bu beş günlük süre boyunca bana önereceğiniz bir film var ise çok sevinirim? Aksiyon, macera tarzında olmayan, mümkünse oscarlı olmayan, gişe filmi olmayan bağımsız dramalar tercihim. Böyle yazınca da çok karanlık oldu, ruhum da karanlık zati. Neyse, önerileriniz olursa beklerim efendim. 

Sağlıcakla kalın.  

16 Kasım 2019 Cumartesi

Ara Tatil

Neredeyse 1 ay olmuş buralara uğramayalı. Gerçekten çok ciddi bir yoğunluğun içerisindeydim. Dün itibari ile ara dönem tatiline girmiş bulunuyoruz. Bol bol dinleneceğim, kitap okuyacağım ve film izleyeceğim bir tatil başladı nihayet. Hepimizin buna çok ihtiyacı vardı. 

Haftanın iki günü eve çok geç dönüyorum işten. Çeşitli kurslara katıldım, okulun yoğunluğunun dışında bir de kursların ve eğitimlerin yoğunluğu var. Okullar açıldığından beri tek bir kitap okuyabilmiş değilim, en çok buna üzülüyorum. Akşam okuldan eve geliyorum, yemek yiyorum, biraz dinleniyorum derken uyumam gerekiyor çünkü her sabah beşte kalkıyorum. 

İstanbul gerçekten insanı yiyip bitiren bir şehir. Bu koşturmalar nereye kadar sürecek bilmiyorum. Belki de ilk kez bu kadar uzun süre buraya yazamıyorum. 

Dün tatile çıktığımız gibi okuldan Kadıköy'e gittim. Birkaç kitap aldım, gezdim. Biraz iyi geldi. İnsanın bir yerlere yetişme derdinin olmaması ne güzel şey. 

Şimdilik bu kadar, biraz tatilin tadını çıkarayım. Öncelikle şöyle güzel bir kahvaltı, ardından mis gibi bir kahve ve bugün hava hazır bu kadar güzelken balkonda biraz keyif yapayım.

8 Nisan 2018 Pazar

Nisan Tatili

Çalıştığım okul ilkbahar ve sonbahar aylarında bir haftalık ara tatiller yapıyor. Hal böyle olunca biz de neşe içinde tatile çıkıyoruz. Çalışmaya başladığım ilk yıl garipsemiştim, yalnızca sömestr ve yaz tatiline alışkın olduğum için farklı gelmişti. Ama alışınca elbette seviyorsunuz, tatil sonuçta. 

İki gündür evde dinleniyorum, ara tatil için birkaç kitap almıştım onlar ile haşır neşirim. Şato'yu okumaktayım. Dün ise kek yaptım, bir ara da muzlu ve çikolatalı ekmek yapmayı deneyeceğim. 

Geçtiğimiz haftayı zor geçirdim. Sol göz kapağıma bir şeyler oldu. Şişip düşmeye başladı derken soluğu nöroloji ve göz polikliniklerinde aldım. Nörolojik bir şeyler çıkmadığına sevindim. Fakat ilaçlı mr çekilirken yaşadığım dramı bir kez daha yaşamak istemem. Çok rahatsız edici bir deneyimdi. Daha gürültüsüz ve daha kısa bir yolu olsa keşke. Gözümde ise alerjik bir durum ve şiddetli bir göz kuruluğu tespit edildi. Damlalara başlandı, şimdi daha iyiyim. Yıllar sonra hazır doktora gitmişken bir kan tahlili yaptırayım dedim. B12 ve demir durumlarımda düşüklük tespit edildi. Onlar için de takviyeye başlandı. Her gün popodan iğne için hastanedeyim, pek de sevimli değil. Lakin el mecbur. 

En güzel haber ise bu hafta Eskişehir'e gidecek olmam. Annemin bazı evrakları var toparlamam gereken. Günübirlik bir yolculuk olacak ama her saatini değerlendireceğim. Uzun süredir Eskişehir'e gidemiyordum, bu yolculuk bana iyi gelecek. İstanbul'un gürültüsünden sakinliğe uzanan kısa süreli bir dönüşüm. Bir kahve içerim adalarda, kokusunu içime çekerim temiz şehrimin. Mis, daha ne olsun.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Uzun Bir Ara Oldu Sanırım

Uzun uzun evet pek uzun bir ara oldu bu.Bir çok şey oldu esasen,Haziran ayında okulum bitiyor.Eve gidicem ve bunun için çok sevinçliyim.Ben sakin ve sessiz hayatımı özledim.Burası renkli ve kapitalizm dolu bir dünya.Yani üniversite..Her ne kadar üniversite eğitimi ve istediğim eğitimi görebildiğim için şanslı olsam da evim ve annem benim her şeyim asla değişmem.Bir çok geziye katıldım,bir sürü arkadaş edindim.Sanırım yabani hayatımı geride bırakmaya başladım.Fakat renkli bi şeyler yapmaya başlayınca eski siyah beyaz beni özlediğimi fark ettim.Yazamıyorum ya onun da burukluğu var içimde biraz.Hayat nasıl bir şeymiş hala bilemedim ben,ne desem yalan ne yapsam masumca şeyler arıyorum kendi halimde.

Derslerim iyi hem de bayağı iyi sayılır.Saçlarım malum uzadı artık uzun siyah ve kıvırcık saçlarım var ve sanırım yakıştılar bana.Bir kötü huyum hala devam etmekte.Dikkat çekmeyi neden bu kadar çok seviyorum ki ben?İlginç.
Eski hatıraları çok çabuk unutabilen bir insanım.Eskide ne varsa unuttum.Ama babamı unutamıyorum beni sevmesini çok isterdim.Dün otobüs yolculuğu yaparken düşledim,keşke mutlu bir ailemiz olsaydı da ben daha da mutlu olsaydım,insan güçlü olmaya çalıştıkça sanırım katılaşıyor.Evet,acımasız biri olmaya başladım eskiden ne kadar iyi biriydim.


Yeni insanlar tanıdıkça anlıyorum,hayatta beni anlayabilecek bi insan aramam çok saçma.Çünkü beni anlayabilecek biri yok bunun farkına vardım.Aslında kimse bence kendisini anlayacak birini aramamalı.Ben yalnızken daha mutlu bir insanım,evet burada yeni hayatımda çok sevenim oldu ama ben insan içinde iyi hissedemiyorum.Ben yalnız iyiyim sanırım,bu yüzden çevremdeki insanları da bazen kırıyorum.Hayatımı yalnız başıma yaşamam gerektiğini düşünüyorum bazen,bazen de biri olsun ne olur diye dua ediyorum.Dengesiz bi insanım.Terazi burcu..
Bir arkadaşım olsa keşke şöyle beni anlayacak,bir hafta susacak ve ben mutlu olduğum bir diğer hafta benimle olacak ama yok.Ne diyorum yine daha üstte yazdım öyle anlayışlı bir arkadaş aramak saçma.
Böyle işte çiklet,Türkçe sınavında "Tekrar hayata gelmek ister miydiniz" diye sorulan soruları asla diye cevaplayan,kusucu,boğucu kompozisyonlarına devam eden bir genç.


Ben büyüyorum sanırım.Her ne kadar sana ihtiyacım olsa da sen beni arama baba olur mu?Ben böyle idare ediyorum yapacak bi şeyim yok...Anneme anne derken baba demiş gibi olmaya alıştım.Çok oldu...