Okullar kapandı nihayet, istifa edince de bana tası tarağı toplayıp eve dönmek kaldı. Şimdi askere gidene kadar önümde birkaç ay var. İstanbul'dayız haliyle. Birkaç gün dinlenip kendime güzel, dolu bir tatil programı yapmayı planlıyorum. Neler yaparım, neler ederim bilemiyorum. Biraz yazmak var zihnimde, biraz eski dostların masalarında sohbet, biraz da boşluğun tadını çıkarmak.
Bazen gitmek gerekiyor, hayat çağırıyor. Her başladığımız şey nihayete eriyor, bunu bilerek yaşıyoruz, çoğu zaman da unutarak.
Biraz zaman geçsin tekrar fotoğraf çekmeye çıkacağım, ufaktan kara kalem çizmeye başladım öyle kendi kendime. Tarihi yarımadada bir yerlerde oturup bir şeyler de karalarım belki, neden olmasın. Sahaflar, eski sokaklar, pencereler, eski evler ve kulağa üfleyen yeni hayatın sesleri.
Durgun, sakin, huzurlu dünyam bir değişim evresinde. Yeni izler, yeni yollar ve içinde yeni olan pek çok şey ile karşı karşıya kalacağım giderek. Bir adım, sonra bir adım daha, insan giderek kendini sevmeyi öğreniyor sanırım. Ben kendime sığamadım, bir yerlerden yine izliyor olacağım insanları, koca dünyayı.
merhaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
merhaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Haziran 2018 Cumartesi
13 Ekim 2017 Cuma
Merhaba 26
Bugün 26 yaşıma girdim. Dün akşam okulda öğretmen arkadaşlarım bir sürpriz yaptılar. İki dilek tuttum, mumları üfledim.
Öğrencilerim de tek tek gelip sarıldılar.
Bir de dün çok sevdiğim Eda Baba, Aç Zülfünü isimli güzel mi güzel şarkıyı yayınladı. O da bana çok güzel bir doğum günü hediyesi oldu. Birkaç arkadaşımın hediyeleri de benim için sürpriz oldu.
Yaşam hızla ilerliyor. Üniversiteye başladığım ve mezun olduğum gün daha dün gibi. Oysa bu sene çalışma hayatında beşinci yılım. Yıllar çabucak geçiyor.
Her doğum günümde üzerime bir dinginlik çöküyor. Telaşlar, koşturmalar bir günlüğüne son buluyor sanki. Gelecekte daha güzel günlerle karşılaşmak dileklerimle.
Öğrencilerim de tek tek gelip sarıldılar.
Bir de dün çok sevdiğim Eda Baba, Aç Zülfünü isimli güzel mi güzel şarkıyı yayınladı. O da bana çok güzel bir doğum günü hediyesi oldu. Birkaç arkadaşımın hediyeleri de benim için sürpriz oldu.
Yaşam hızla ilerliyor. Üniversiteye başladığım ve mezun olduğum gün daha dün gibi. Oysa bu sene çalışma hayatında beşinci yılım. Yıllar çabucak geçiyor.
Her doğum günümde üzerime bir dinginlik çöküyor. Telaşlar, koşturmalar bir günlüğüne son buluyor sanki. Gelecekte daha güzel günlerle karşılaşmak dileklerimle.
24 Ekim 2012 Çarşamba
Merhaba
Çok fazla kötü insan olduğunu düşünüyorum.Ruhumu serbest bırakmam gerektiği hakkında demeç veren şarkı sözlerinden hoşlanmıyorum.Bunca zararlı boş el varken havada insan nasıl bırakır ruhunu özgürlüğe,hiç tanımadığı birine ?
Söyleyerek,sayarak ya da bekleyerek büyümüyoruz.Akmıyor zaman.Oysa hep derlerdi bize,kum saati tersine dönerdi olağanüstü hikayelerde.Benim için zaman geçiyor ama düzen değişmiyor.Boşluğun içinde çırpınmak gibi.Sadece üzerine biraz daha şarkı sözü ve güzel bir beste.Hayat gözümüze hoş geliyor.
Belki de cesaret inanmamaktan geliyor.Ne kadar çok şeye inanırsak kalbimiz o kadar çok kırılıyor öyle değil mi ?
Bu sefer daha çok unutmak lazım,her şeyi pek çabuk unutmak lazım.
Silmeli,evet.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)