29 Aralık 2015 Salı
Benim Hikayem: Hiç Tanımadığım Babam, Kardeşim, Kuzenim ve Bir Sürü İnsan
Babam ben ilkokul yıllarındayken ikinci evliliğini yapıyor. Bir erkek çocuğu oluyor. Onu da tesadüf eseri nüfus kayıt örneği almaya gittiğimizde öğreniyoruz. Bir erkek kardeşim olduğu yazıyor kağıtta. Öğreniyoruz ki evlendiği kadının da ikinci evililiğiymiş. İlk evliliğinden bir kızı varmış ve onu da yanında getirmiş. Çok geçmeden boşandıklarını da öğreniyoruz.
Aradan yıllar geçiyor, ben mezun oluyorum ve öğretmenliğe başlıyorum. Annem çok ağır bir rahatsızlığa yakalanıyor. Beyin damarı pıhtı atıyor, felç geçiriyor. Aylarca konuşamıyor, beslenemiyor ve yürüyemiyor. Ona sil baştan tıpkı bir çocuk gibi alfabe öğretiyorum; konuşmayı yeniden öğreniyor. Ona gözüm gibi bakıyorum, hemen hemen iki senede anca toparlanmaya başlıyor. Bu safhada beş yıllık ilişkim karşı tarafın isteği ile aniden bitiyor. Annemin hastalığı ve benimle ilgili hiç ummadığım şeyler söylüyor ve gidiyor. Beni bu kadar çaresizken yapayalnız bırakıyor. Şaşkınlıkla izliyorum olup biteni.
Birkaç gün önce Belçika'dan bir mesaj alıyorum. Biri kuzenim olduğunu söylüyor. Halamın oğlu oluyormuş kendisi. 30 yaşındaymış. Halam kim onu bile bilmiyorum. Biz kuzen oluyoruz diyor, duygulanıyor.
Bu gece de öğreniyorum ki babamın ikinci evliliğini yaptığı kadın üçüncü evliliğini de yapmış ve bir kızı daha olmuş. Bir kadının üç ayrı adamdan üç ayrı çocuğu.
Böyle karışık bir geçmişin içinde kimi zaman düşünüyorum. Kardeşime ulaşsam mı diyorum. Annelerimiz bir değil ama ne bileyim işte, insan farklı hissediyor. Bir kardeş, neden kötü olsun ki. Annem hayatını kaybetseydi yapayalnız kalacaktım. Bazen düşünüyorum, nasıl yorulmuyorsun oğlum diyorum kendime? Nasıl bu kadar dirayetlisin?
Bilmiyorum, yine de mücadele etmeye devam ediyorum. Mutlu olma hakkımın elimden alınmasına asla izin vermiyorum. Vermeyeceğim.
17 Temmuz 2009 Cuma
İşte Benim Hikayem
Bugün oturdum düşündüm.Acaba uzun soluklu bir şeyler yazabilir miyim diye?Daha önce böyle denemelerim olmuştu.”Beni Duy Eleni” adıyla bir hikayeye başlamıştım.Fakat bilgisayarıma format atılması dolayısı ile bütün projem çöpe gitti.Ama olsun;hikayenin kökü bende.Ve bir film senaryosu projem vardı.Hikayesi aklımda baştan sonuna kadar.Fakat senaryo yazım tekniği hakkında herhangi bir bilgim olmadığı için onu da rafa kaldırdım şimdilik.Yeni bir hikayeye başlamak istiyorum,aslında roman mı onu da tam bilmiyorum.Ben uzun soluklu şeyler yazmaktan çabuk sıkılan biriyim.O yüzden yazacağım şeyi beni sürükleyen ruh hali ve gidişat belirleyecek sanırım.Şimdiden bir şey söylemek yanlış olur.Çünkü ikinci sayfasından sonra bıraktığım çok fazla hikayem olmuştu.
Gelelim hikayemin adına.Hayır,daha adı belli değil.Sanmıyorum ki bir çok yazar hikayelerine önceden isim koysunlar.Bana göre hikayenin gidişatı da belli değil.Roman ya da hikaye yazarken içinde kaybolmadıktan sonra ne gibi bir zevk verir ki insana,yazara.
Hikayemin içinde şöyle kocaman bir konak hayal ediyorum.Sanki Cumhuriyet Rejiminden sonra meydanda arz-ı endam eden ahlaksız,aşüfte bir konak.Ama aynı zamanda çok saygın bir kişiliğe sahip.İçerisinde yaşayan insanların farklı hayatları ve birbirinden habersiz halleri.Benim hikayemde biraz;Yedi Numara biraz da Yeditepe İstanbul ve birazcık da Çeşm-i Bülbül tadı olmalı.Katiyen özenti değil,sadece benim ruhumu yansıtan bir şey.Böyle konakta cümbüşlü,kemanlı,udlu eğlenceler yapılmalı.Kanunlar gümbürdemeli,ama aynı zamanda kimsenin çözemediği de bir hüzün olmalı konağın içinde.Konak sakinlerinden biri;camdan dışarıyı seyrederken bir sonbahar günü hayallere dalmalı.Bir taka yanaşmalı konağın dibine.Çok frapan olmalı ama aynı zamanda bir o kadar da cömert.Düstursuz yeminler olmalı içinde…Tabi bir aşk yaşanmalı bu evde.Ama öyle bildiğimiz bir aşk da değil,yasak aşk hiç değil.Bir numara olmalı,geceleri yanan gündüzleri sönen.Sonra pat diye bir misafir gelmeli uzaklardan,Şubat 29 iken.Çamurlu kollar olmalı,sevecen sevdalar,bahtiyar ayrılıklar.Birden inlemeli,çığlık atmalı konak halkı.Sonra dağılmalı.Sevdalar tükenmeli,yollar ayrılmalı.Ve yaşamın sonuna gelmeli.Konak yıllara meydan okurken,kendisine layık olan ev halkından sadece en iyisini seçmeli ve diğerlerini kapı dışarı etmeli.
Böyle bir hikaye tasarladım kendimce.Umarım sabır yardımcım olur da biran önce hikayeme başlayabilirim:)Kimseyi aldırmam ben,bu benim hikayem olacak,bundan güzel ne olabilir ki:)