gelecek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gelecek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2016 Cumartesi

Hasan Ali Toptaş: Geçmiş Şimdi Gelecek

"Suskun insanın içi sözcük kuyusudur derler ama bu söz şimdi geçersizdi, dostumun gözleri üzerine işenmiş çoban ateşleri kadar ışıltısızdı ve konuşmaya hiç niyeti yoktu. Zamanı tek boyutlu yaşayanların aptallığı akıyordu ceket uçlarından. Düş görüyor gibiydi. Düş görüyor gibi de değil, kendisi bir düştü sanki. Ellerinin (çaresiz ve yalnızdılar), burnunun (kendi doğrultusunda ilerlemekten yoksundu) ve bakışlarının anlamı giderek yaşamın titreşimlerinden uzaklaşıyordu. Yoksa ben mi düş görüyorum dedim kendime. Belki de üçüncü bir kişi düş görüyordu ve biz o düşün içinde iki düş insanıydık."

Hasan Ali Toptaş'ın "Çağrı" adlı öyküsünden...

10 Nisan 2013 Çarşamba

Gelecek İle İlgili 

Geçtiğimiz haftalarda bir falcıya gittiğimi yazmıştım.Bana söylediği pek çok şey arasından dikkatimi en çok çeken Nisan ayının ışıltısı olmuştu.Yani Nisan ayında hayatımın köklü olarak ve iyi yönde değişeceğini,buna benim bile şaşıracağımı söylemişti.
Nisan'ın ilk on günlük kısmını tamamladık lakin ortada hala bir şey yok.Hayır annemi de bir beklenti içine soktum,her konuşmamızda başvurduğun özel okullardan bir haber var mı diye soruyor.

Bu arada İstanbul'da olmanın avantajı mı denir yoksa dezavantajı mı bilmem ama pek çok özel okula başvurdum.Bu sene atanamazsam - ki bu çalışma ile öyle görünüyor - eve dönüp tekrardan kpss çalışmak ne kadar mantıklı bilmiyorum.Bu kadar öğretmen adayının girdiği bir sınav için seneler heba etmek hem madden hem de manen ailemizi çok etkileyecektir.

Bir yandan da belki bir özel okuldan bir şeyler çıkarsa diye düşünüyorum belki İstanbul'da ya da civar yerlerde kalırım.Annem de gelir taşınırız diyorum.Elbette orası da ayrı bir dert köşesi.Garantim olmayacak,askerliğim bir süre sonra başa bela olacak ve döndüğümde yeni bir iş bulmak kolay olmayacak.

O kadar meşgul ki zihnim,yol ayrımında hissediyorum kendimi.
Büyük kararlar vermekten de hoşlanan biri değilimdir.

Umarım falcı bir şey biliyordur yoksa cidden hayal kırıklığına uğrayacağım.

22 Eylül 2008 Pazartesi

Bir Düş Gördüm



Dün gece her zamanki yorgunlukla ve stresle yatağa uzandım ve güzel bir güne başlamak için ilk adımı attım.Genelde pek rüya görmem ama gördüğüm zamanda hep anlamlı rüyalar görürüm ki bunların arasında gördüğüm çok gerçekçi rüyalarda vardır.Sabaha karşı olduğunu hissettiğim,gözümde bir damla yaşla uyandım.

Benim en büyük ideallerimden biri iyi yazabilme yetisine sahip olmaktır.Yani yazmakla o kadar bütünleşmişim ki sanki beni diğer insanlardan ayıran bir özelliğimin olduğuna sevinir gibiyim.Şu ana kadar yazdığım bir sürü hikaye,roman denemesi,kompozisyonlar,denemeler,şiirler,şarkı sözleri ve daha bir çok tür...

Ben rüyada kalmıştım.Rüyamda bir sinema salonundayım ve etrafımda bir sürü sinema seven insan.En ön koltuk bana ayrılmış ve ben şaşkınlıkla mutluluk arası bir hal içindeyim.Film bittiğinde salondaki insanların beni alkışlaması ve tebrik etmesi ise cabası…

Öyle bir film ki şu ana kadar denenmemiş,belki bir çok defa konusu işlenmiş ama bu tür anlatılmamış.Filmin senaryosu ve yönetimi bana aitmiş.Ve filmimin adı “Gökyüzü İle Konuşuyorum”.Sabah uyanır uyanmaz filmdeki olayları anneme anlattım ve annem hemen yazıya dökmemi istedi.Unutmadan hikayeye bir giriş yaptım.Şimdilik içerikten söz edemiyorum çünkü hikayeyi daha bitirmedim.Hani belki içinizden bir çocuğun hayal dünyası,saçma sapan beklentileri olarak geçirebilirsiniz.Ama ileride “Gökyüzü İle Konuşuyorum” adlı bir filmin çıktığını görürseniz muhakkak gidiniz:)