adım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2019 Pazar

Bir Adım

Bu seneye dair kendimce bazı düşüncelerim var, bazı bazı yapmak istediğim şeyler. Belki de yaşamaya dair bir adım, tam olarak ifade edemiyorum. Askerdeyken düşünmek için çok zamanım oldu. Sanırım insan orada hayatın, özgürlüğün önemini daha iyi kavrayabiliyor.

Bir hafta sonra çalışmaya başlayacağım. Nihayet olmak istediğim yerdeyim, işimle ilgili her şeyden çok memnunum. Bu sene hayata daha fazla katılım sağladığım bir yıl olmasını istiyorum. Hem annemi hem de kendimi dahil ettiğim çeşitli etkinliklerle, dışarıdaki hayata biraz daha selam ettiğim, en genel anlamı ile kabuğumdan çıktığım bir yıl olmasını istiyorum. Yaşım gençken, sağlıklıyken ve olmak istediğim yerdeyken yapmak istediğim şeylerin çoğunu yapıp biraz daha rastgele yaşamak niyetindeyim. Bugüne kadar hep planlı ve programlı bir hayat sürdüm. Elbette bu bana pek çok başarı, disiplin getirdi. Bahsetmeye çalıştığım şey planı ve programı elden bırakmak değil de, biraz daha hayatın tadını çıkarmak esasen.

Farklı faaliyetlerde bulunmak, yeni yerler görmek, bir sene ara verdiğim fotoğrafçılığa kaldığım yerden devam etmek, yeniden öykü yazmaya başlamak, yeniden sevdiğim metinleri okumaya başlamak, insanlarla biraz daha içli dışlı olmak gibi. Bakıldığında hepsi benim için oldukça radikal kararlar ama artık böyle olmasını istiyorum sanırım. 

Neler yaparım, neler yaşarım bilemiyorum ama çalışma dönemine keyfim yerinde başlayacak olmak benim için şimdiden çok sevindirici. Umarım bu büyü bozulmaz, mutlu bir yıl olur benim için. Yeni fikirler, yeni adımlar belki yaşamdan keyif almamı sağlar. Bakıp görelim hep birlikte, sonra da yaptığımız şeyleri buraya not düşelim. Güzel vakitler güzel insanlar ile bütünleşsin. Yeniden yolumuza devam edelim. Bir tebessüm, bin keyif.

6 Aralık 2017 Çarşamba

Varsıl, Yoksul Adım

Sanki yaşaman gereken her şeyi yaşamışsın, bunca genç yaşında üstelik. Baştan ayağa her yanın dolup taşmış hayatın nimetleri ile, tanışmadığın insan, gezmediğin yer kalmamış. Kalmış olsa da neye yarar, kalmışla kalmamışın arasındaki fark nedir? Tüm ömrünü bulunduğu şehirde, yaşadığı çatının altında geçirenle her yeri gezip görmüş olan arasındaki fark ölünce de devam eder mi? Dirlik, düzen, ölünce de alıştığımız gibi mi? Mesela varsıl ölünce de varsıl, yoksul ölünce de yoksul mu? 

Aradaki adamın da adı Hulusi, kadının da Mülkiye. Çocukları var, Naci ile Zülfiye. Hangisi varsıl, hangisi yoksul? Derhal ayırt edilip, biline.