26 Mayıs 2017 Cuma

Mutluluk Veren Bir Kitap Bağışı

İki yıl önce iş sebebiyle İstanbul'un farklı bir yerinden bambaşka, bilmediğim bir yerine taşındım. Memlekette epey kitabım var, üniversiteyi bitirene kadar kitaplığımda biriken pek çok kitap. Uzakta olduğum için onlara dokunamıyorum henüz. Taşındığımdan beri evimde pek çok kitap birikti. Edebiyatı çok seviyorum çok da okuyorum. Blogumda da okuduğum kitapların pek çoğunu paylaşmaya gayret ediyorum. Belki çok büyük bir ifade olacak lakin edebiyat olmasaydı yaşayamazdım herhalde. Soluk almak, su içmek gibi elzem benim için. 

Büyük bir kütüphane oluşturmak gayreti içerisindeydim, sonra uzun uzun düşündüm. Çoğu kitabı okuyoruz ve kitaplıklarımıza yerleştiriyoruz. Sonra orada tozlanıyorlar. Çok sevdiklerimizin yeri ayrı, onlar her daim yanımızda olsun istiyoruz, bir gönül bağı oluşturuyoruz. Fakat kütüphanemizde birikmesi mi yoksa başka başka zihinlerin de bu kitaplarla buluşması mı daha iyi? Ben ikinciyi daha olumlu buluyorum. 

Kararımı verdim ve akabinde bir valiz dolusu kitabımı oturduğum semtin Anadolu Lisesine bağışladım. Elimde valizle okula girdiğimde beni nöbetçi öğrenci karşıladı. O kadar sıcak kanlıydı ki kendisi ile ufak bir sohbet ettik. Hemen valizi elimden alıp beni müdürleri ve edebiyat öğretmenleri ile buluşturdu. Hepsi çok sevindi, öğrencilerin gözleri parladı. Kitapları büyük bir heves ile valizden çıkarıp raflara yerleştirdiler kayıt etmek üzere. 

Öğrendim ki okulun kütüphanesini semt halkına açmışlar. Bu da beni çok sevindirdi. Yalnız okul öğrencileri değil halk da bağışladığım kitaplara ulaşabilecek. Büyük bir mutluluk ve veda ile okuldan ayrıldım. Annem çok duygusaldır, olanları anlatınca ağlamaya başladı. Sanırım herkes çok mutlu oldu. 

Düşünüyorum da, şu hayatta hiçbir şeyi biriktirmemek, bol bol paylaşmak lazım. Ne olursa olsun. Kullanmadığımız tonla eşya var. Bu konuda annemi çok takdir ediyorum. Asla biriktirmez. Yalnızca elzem şeyleri vardır, geri kalanı da hep başkalarına verir. Belki de geçirdiği hastalıktan kurtuluşunu sağlayan budur, kim bilir?

Kışın da dolabımızdaki tüm giysileri ihtiyaç sahiplerine bağışlamıştık. Hatta ben kampanyayı çalıştım okula duyurmuş ve büyütmüştüm. Kolilerce yardım malzemesi göndermiştik. Geçtiğimiz günlerde de patenlerimi, kırtasiye malzemeleri çocuklarını okutan ihtiyaç sahibi bir anneye bağışladım. Bunları farklı bir amaçla anlatmıyorum. Belki bir iki ışık yakarız, naçizane emsal oluruz. Biriktirmeyin efendim, paylaşın. 

2 yorum:

Gülşah Şahin dedi ki...

Merhaba.
Ne güzel de yapmışsınız bağışlamak ile.
Bende bizim burda Sevgi Mağazası var, her yıl oaraya bağışda bulunuyorum giymeiğimiz, temiz kıyafetlerimizi ve kızımın küçülmüş kıyaftelerini.
Kitaplarımı kütüphaneye bağışlıyorum. Ruhuma çok iyi geliyor.
Keyifli haftasonunu olsun şimdiden. :)

Beyaz Çiklet dedi ki...

Gülşah Şahin ;)

Tebrik ediyorum, birilerinin de güzel kalplerini ortaya koymuş olması umut verici. Çok mutlu oldum bunları duyduğum için. Biriktirme, paylaş mottosunu hayata geçirmek en güzeli sanıyorum ki. Ben de keyifli hafta sonları dilerim :)