30 Aralık 2018 Pazar
A Message To Myself
8 Ekim 2015 Perşembe
How to Get Away With Murder
II. Abdülhamid Dönemine karşı ilginç bir ilgim var. Sebebini ben de bilmiyorum. Farklı bir kişiliği, yapısı ve tarzı olduğu kesin. En çok ilgimi çeken özelliklerinden biri de polisiye merakı. Benim polisiyeye merakım olduğu söylenemez. Lakin güzel bir polisiye yapıma rastladım bugün. Bunun II. Abdülhamid ile olan bağlantısı elbette saçmalık gibi gözükebilir sizler için. Ama ben öyle düşünmüyorum, çünkü polisiye deyince aklıma direkt II. Abdülhamid geliyor.
How To Get Away Murder dopdolu bir dizi. Hukuk fakültesinde okuyan dört öğrencinin, profesörleri eşliğinde yaşadıkları maceralar anlatılıyor. Alt metinleri sağlam bir dizi. Güzel senaryo ve tam bir polisiye, gizem. Seyre başladım, tavsiye ederim efendim.
6 Ağustos 2013 Salı
.
3 Ağustos 2013 Cumartesi
Too Weird To Live,Too Rare To Die !
Panic!At The Disco yeni albümleri "Too Weird To Live,Too Rare To Die!" ile birlikte 8 Ekim'de müzik severlerin karşısına çıkacağını açıkladı geçtiğimiz günlerde.Benim için de güzel bir doğum günü hediyesi olacak yeni albümleri.İlk single ise "Miss Jackson" ismiyle yayınladı.Şarkıya yapılan yorumları incelediğimde grubun hayranlarının farklı görüşlerde olduğunu gördüm.En çok eleştiri ise Panic!At The Disco'nun tarzının değişmeye başladığı yönündeydi.Alıştığımız Panic! tarzından oldukça uzak bir şarkı olmuş,bunu ben de kabul ediyorum.Ancak tarafsız olarak baktığımda şarkıya asla kötü diyemem.Günlerdir dinliyorum,beğendiğimi itiraf etmem gerekir.Bunun dışında güzel de bir klip çekilmiş şarkıya.Son günlerde de Dream Tv'de oldukça sık dönmekte rastladığım kadarıyla.
Bekleyelim ve görelim o vakit.
23 Ağustos 2009 Pazar
Nice To Meet You Sir!
Sahtelik…Ne kadar da sahte davrandığımızın daha yeni farkına vardım sanırım.Aslında ne kadar sahte davrandığımızın farkındaydım ama böyle bir davranışı kendime yediremiyormuşum meğer.Tabii;herkesin içinden geldiği gibi yaşayıp davranamadığı ülkemizde böyle bir durumdan söz etmek bile sanırım felaket habercisi olabilir.Ama dışarıya çıktığımızda insanların neden başka bir insana o kadar imalı baktığını anlayamıyorum.İnsan neden özgürce istediği gibi yürüyüp,dolaşıp,giyinemez ki…Toplum baskısı olmasa inanın daha farklı giyinirdim;)Ama bir gömlek ve bir pantolon idare ediyor beni;)Sırf bu yüzden fazla kalabalık olan yerlerde bulunmayı sevmiyorum.İnsanı kendi içine iten sebeplerden biri de bu sanırım.Beni tanımayan insanların olduğu bir yerde rahatça davranabilirken,mesele akıta akıta dondurma yeyip,kolumda kocaman saçma bir dövme ile gezerken burada bunu yapmak mümkün değil.Eğer sizin çok geniş bir çevreniz ve saçma bir çehreniz varsa küçük yerlerde geçen her zaman siz oluyorsunuz.Ama evinizde bütün gün oturup bilgisayarınız ve sevdiğiniz birkaç şeyle yaşıyorsanız bu sizin kaderiniz;)İşte yeni tanıştığınız birini hiç de sevmediniz,neden tanıştığıma memnun oldum dersiniz.Bu nezaket midir,yoksa sahtelik mi?Böyle sahte yaşadıkça insanlar nasıl başka insanlarla düzgün ilişkiler kurabilir ki!
Tanıştığıma memnun oldum bayım
Ben de evladım
Ama ben memnun olmadım yalan söyledim;)
Ne.Aaa?
Çiklet kayıt,Acı Gerçekler,Sahne-3/Polemik Yarat Evladım;)
Yedi Numara’nın son bölümü gibi “Kader” adında dram tarzı çektikleri bir kısa film yarışmasında komedi dalında birincilik alırlar;)Gerçekten komik buluyorum hayatı,herkes sahteyken o zaman benim dürüst olmam ne işe yarar ki?Belki de yarar devamı başka bir çekimde;)
Ve Paramore ve benim hayatımın müziğini yapan insanlar onlar birer ilah ve yeni klipleri Ignorance(En az on yazımda bahsettiğim gibi)


