sonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2019 Cumartesi

Sessiz Hafta Sonu

Bu hafta sonu iki gün tatilim var diye sevinmiştim lakin nezle oldum. Sürekli burnum akıyor, başımda bir ağırlık. Temiz hava iyi gelir diye annemle yürüyüşe çıktık, ne mümkün yine aynı akıntı. Bu hafta sonu da böyle geçecek anlaşılan.

Hazır dışarı çıkmışken kendime pek sevdiğim kapsül filtre kahvelerden aldım. Almak isterseniz tchibo'nun kahve makinelerinden çok ama çok memnunum. Uzun yıllardır kullanıyorum. Güzelce kahvemi içip biraz müzik dinledim, sürekli burnum aktığı için bir şeyler okuyamıyorum. Hafta içi yazılıları okumuştum, hafta sonu dinlenirim diye. İyi etmişim erken okumakla, en azından hastalığı evde hafifletebileceğim. 

Sefiller'in tam metnini okumak istiyorum ne zamandır. Yakın zamanda çekilmiş bir mini dizisine rastladım. Dayanamayıp biraz izledim, güzel bir yapıma benziyor. Toparlanabilirsem izleyeceğim.

Apartmandaki karşı komşularımız yaşlı bir amca ile teyze. Kayserililer. İkisi de çok tatlı, amca hep fötr şapkası ve takım elbisesi ile geziyor. Kulakları pek duymuyor. Teyze ise çok bakımlı, türlü türlü ipekli elbiseleri ve süsleri var. Ara sıra annemi kahve içmeye davet ediyorlar, bana da bey diye hitap ediyorlar çok utanıyorum. Amcanın kulakları zor işittiği için teyze evin içinde sürekli bağırarak konuşuyor, mutfaklarımız bitişik. Aralarındaki diyaloglar zaman zaman oturduğumuz yerden bize de tebessüm ettiriyor. Teyze, amcaya sürekli "hacı efendi" diye sesleniyor. Elli yılı devirmişler. Bu sabah çöpü dökmeye çıktığımda onları gördüm, ne güzel insanlar diye geçirdim içimden. Birlikte bir ömür, iyisiyle kötüsüyle. Buradan taşınınca ikisini de hiç unutmayacağım.

29 Eylül 2018 Cumartesi

Eylül'ün Sonu

bir eylül sonu. 
yeni bir evde, soğuk ıssız bir evde, hiç ev gibi hissetmezken
yeni bir okulda, yeni insanlara, yeni çocuklara alışmaya çalışırken
iki ay doldu
iki hafta sonra doğum günüm
yirmi yedi kapıda bekliyor
ne ara büyüdüm
ne ara meslek hayatında altıncı yıla ulaştım
ne ara dünya bu kadar bulandı
ne ara tanımadık insanların donuk yüzlerine maruz kaldım
ne ara bu kadar hırçınlaştı insanoğlu, kibrinden aleve döndü
suretim, yansıdığı aynalarda kırıldı
içim bir hoş, sohbetim azaldı
bir yatak, bir masa, bir sürü kitap
kalakaldım gece lambasının baş ucunda
sararan saman kağıtlarının yanı başında
doğaya bile yabancı halim
yalnızca iki çiçek pencere önünde
yasemin ve de telgraf çiçeği
mis koku ve gelecekten bir haber
geçmiş acı, sonrası ise pek tuhaf
sallan, devin, debelen, hayale dal
rüyalarımın azlığı, beşinci sokağın başındaki zemin kat
yitip gittik hepimiz
bir eylül sonu.

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Başın Sonu

bazen yolun sonu gibi bazen de başı
bir şeyler bitmiş gibi ya da yeni başlıyor gibi
yaz gelmiş gibi kışın içindeyiz gibi
hem üşüyüp hem terlemek gibi
bazen diyorum niye bunca çaba
eziyet, göz yaşı, umut, keder, neşe
insan nasıl barındırıyor hepsini içinde
insan olmak bu demek mi
zor
geleceği görememek
geçmişte yaşamak
insanlardan, diğerlerinden arınmak
hep suda yüzmek
boğulmamak
bir yağmur yağsa çözer mi derdimizi
ya da ne bileyim kırmızı bir sardunya
delilik 
baş ile son arasında
tıkılıp kalmış insanoğlu.