Bir süre önce sosyal medya hesaplarımı kapatmıştım. Hatta bununla ilgili bir arınma yazısı da yazmıştım. Zaten bir tek instagram hesabım mevcuttu. Diğer sosyal medya kanallarında hesabım yok. Amatör olarak fotoğraf çektiğim için yalnızca çektiğim güzel fotoğrafları paylaştığım bir hesaptı. Dün itibari ile ondan da kurtuldum. Nasıl mı? Şöyle anlatayım.
Ortada çok büyük bir samimiyetsizlik var. Rahatsız edici derecede. İnsanlar sosyal medyada kendilerinden bambaşka birine bürünüyorlar. Gerçekte tanıdığım insanların sosyal medyadaki paylaşımlarına şaşırıp kalıyorum. Bir arkadaşımın instagram'da yaklaşık 600 fotoğrafı var. Hepsinde de sadece kendi suratı hem de! Kıyafetleri değişik, mekanlar değişik ama 600 tane aynı surat. Bir başka arkadaşım maddi açıdan iyi durumda olmadığı halde sürekli epey zenginmiş gibi paylaşımlar yapıyor. Pahalı mekanlar, yeni kıyafetler, lüks eğlenceler. Peki gerçek hayatta böyleler mi? Kocaman bir boşluk.
Sosyal medya insanları öyle bir hale getirdi ki, bağımlı olmamızı geçtim sahte kimliklere büründük. Gerçekte yaşadığımız hayatlarla sosyal medyada gösterdiğimiz hayatlar arasında dağlar kadar fark var. Arasından Çin Seddi bile geçer, o derece!
İnsanlar beğenilme ve onaylanma ihtiyaçlarını sosyal medya üzerinden gideriyorlar. Bir nevi tatmin oluyorlar ve ben bunu sosyal medya orgazmı olarak nitelendiriyorum. Yaz geldiğinden beri paylaşılmayan yaz tatili fotoğrafı ve videosu kalmadı. Herkes bir yerlerde, sevgilisiyle, eşiyle. Yediklerini içtiklerini göstermek derdinde. Hastaneden paylaşımda bulunan arkadaşlarım var. Üstelik bir de instagram'a hikaye kısmı eklendi tam oldu. Her saatini paylaşan insanlar da türedi, büyük bir açığı kapattılar! Bir de hiç hoşlanmadığım ünlüler grubu var. Sürekli ana sayfamdalar ve herkesin ana sayfasında bu insanlar. Hiçbir vasıfları yok, iki lafı bir araya getiremezken instagram fenomeni olmuş durumdalar. Üstelik birçok aklı başında arkadaşım da bu insanları deli gibi takip ediyor. Ergenler hepsine hasta, hepsi parlak birer idol. İsimlerini burada zikretmeyeceğim.
Tüm bunlar ne yazık ki gerçek yaşamdaki sosyal ilişkilerimizi de etkiliyor. İnsanı bir sosyal medya depresyonuna sürüklüyor. Bir paylaşımdan sonra kaç beğeni aldığınızı görmek için sürekli sayfa yenilemiyor musunuz? Üstelik saatlerce? Bunu hepimiz yapıyoruz yalan söylemeyiniz!
Bir son veriyorum artık bu duruma. Çünkü gerçekten sıkıldım ve kendimi kötü hissediyorum. İnsanlara bir şeyler göstermeden ve kanıtlamadan da yaşayabiliriz öyle değil mi? Üstelik daha fazla kendimiz kalarak daha temiz kalarak. Sağlıcakla.
sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Temmuz 2017 Cuma
Sosyal Medya Hesaplarımı Kapattım: Samimi Bir Sohbet
11 Eylül 2015 Cuma
Jehan Barbur: "Ben İçeride Mutluyum"
Jehan Barbur'un "bi'kafalar" ile gerçekletirmiş olduğu sohbetten en sevdiğim sözler, dönüp dönüp dinlediğim ve kendimi bulduğum:
"Bazı insanlar içe döndüklerinde mutsuz da olabiliyorlar, barışamıyorlar kendileri ile. Hesaplar büyüyor, birikmiş hesaplar ile karşılaştıklarında dışa dönmeyi tercih ediyorlar çünkü dışarısı daha güvenli gelebilir. Bu bir seçkidir. Ben içeride mutluyum, hesabımı kestiğim için değil hesaplaşmaktan keyif aldığım için. Bunun için dünyaya geldiğimizi düşünüyorum, o hesabı kesmek ile mükellef olduğumuzu düşünüyorum. İçeri döndüğümde güzel şeyler olmuyor hep, kötü şeyler oluyor, onları biraz temize çekmeye çalışıyorum. Bundan çok keyif alıyorum."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)