semt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
semt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2017 Perşembe

Pazar

Annem cuma günleri pazara çıkar, bizim semtte kurulan pazara. Turşusundan pekmezine kadar her şey var bizim pazarımızda. Küçüklüğümden beri haftalık alışverişlerimizi pazardan yaparız. Zeytin, peynir, çökelek, tereyağı, ekmek. Aklınıza gelebilecek her şeyin en güzelleri pazardadır. Bazen yeni otlar, yeni sebzeler getirirler. Annem satıcılardan en ince ayrıntısına kadar öğrenir yemek tariflerini. Zeytinyağını da oradan alırız biz. Sabah kahvaltısında üzerine kekik döküp ekmek banarız. 

Sıcak bir havası vardır sonra pazarların. Marketlerin soğukluğu yoktur orada, "süper" gibi sıfatları da yoktur pazarların. Sizden, bizden insanlar vardır. Onlar dediklerimiz yoktur. Kimse "onlar" değildir orada. 

Mesela hiç taze fasulye turşusu aldınız mı pazardan? Sabah yumurta ile tavada kavurup yediniz mi? Annem çok güzel yapar, parmaklarımızı yeriz. 

Pazarın olduğu günler hep bir telaş vardır iki kişilik evimizde. Annem elinde pazar arabası yorgun argın gelir. Ama sevinçlidir, sebzelerin meyvelerin en güzellerini almıştır. Hurma da almıştır, bereket getirsin diye cüzdanına koyar hurma çekirdeğinin birini. Sonra ben bir türk kahvesi yaparım, annemin bütün yorgunluğu gider. İkinci fincana hiç köpük kalmaz, köpüklüsünü anneme veririm kahvenin. 

Cuma günleri böyle devrilir, akşam da oturup çay demlenir. İlle yanına un kurabiyesi gerekmez, sohbet edilir. Eskilerden bahseder annem, eskilerin geleneklerinden. Sofralarından, kış hazırlıklarından, tarhanalardan, kuru nanelerden. 

Uyku bastırır, tatlı bir yorgunluk uykusudur. Güzel meyvelerin arasında uykuya dalarız, sebzelerin yeşilleri arasında rüyalar görürüz.