çikolata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çikolata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2017 Perşembe

Acı Çikolata: İçinde Yemek Tarifleri, Aşk Öyküleri ve Kocakarı İlaçları Bulunan Roman

"Gördüğünüz gibi, hepimizin vücudunda fosfor elde edecek elementler mevcuttur. Hiç kimseye söylemediğim bir şeyi size söylememe izin verin. Büyükannemin ilginç bir teorisi vardı: Hepimiz içimizde bir kutu kibritle doğarız. Ama tek başımıza bunu yakamayız. Deneyde görüldüğü gibi oksijene ve mum alevine ihtiyacımız vardır. Örneğin, oksijen, sevdiğimiz insanın nefesinden gelebilir. Mum aleviyse güzel bir yemek, müzik, okşamalar ya da güzel sözlerdir. Bunlardan biri parlamaya neden olur ve içimizdeki kibritlerden birini yakar. Bir an yoğun bir heyecan hissederiz. İçimize çok hoş bir sıcaklık yayılır. Bu sıcaklık zamanla yavaş yavaş yok olur. Sonra yeni bir parlama olur ve içimizde bir kibrit yanar. Bu duyguyu yaşayan herkes, kendi içindeki patlayıcıları keşfetmek zorundadır. Bunlar yanarak ruhumuzun beslenmesine yardımcı olur. Yani başka türlü söylersek, bu yanma ruhumuza enerji verir. Bir kişi eğer kendi tutuşturucularını zaman içinde keşfedemezse, içindeki kibritler nemlenir, hiçbir şekilde yanmaz olur. 

acı çikolata ile ilgili görsel sonucuO zaman ruhumuz bedenimizi terk eder. Karanlıkların içinde el yordamıyla boş yere kendisine besin arar. Ona besin sağlayacak tek kaynağın terk ettiği, soğuktan titreyen o vücutta olduğunu bilmez." 

Meksika'ya uzanan garip ve bir o kadar da ilgi çekici bir hikaye. 
Tita'nın birbirinden leziz yemekleri.
Yemekler kadar güzel ve tutkulu bir aşk hikayesi. 
Aile gelenekleri, çiftlik hayatı, afrodizyaklar, kocakarılar. 
Yazarın oldukça değişik, bir o kadar da keyifli bir üslubu var. 
Pek çok kişinin severek okuduğu romanı ben de severek okudum.
Okuduktan sonra da yakında mezun olacak olan çok sevdiğim bir öğrencime hediye ettim.
Bir yandan leziz yemekler yaparken bir yandan da yemeklerin kıvılcımlarında harmanlanan bir aşk hikayesi okumak istiyorsanız eser tam da size göre. Sizi asla sıradan bir aşk hikayesi beklemiyor bunu da belirtmek isterim. Tita'nın ve Pedro'nun olağanüstü aşkı yemeklerinizi lezzetlendirsin. 

21 Aralık 2015 Pazartesi

Üç Tutku: Kitap, Kahve ve Çikolata Festivali













Çalıştığım okul 10 günlük bir kış tatili yapıyor. Elbette bu tatil tüm öğrencilerimizin ve bizlerin işine geldi. Herkes bir tatil planı yapıp İstanbul'dan uzaklaştı. Bense buralardayım. Benim için tatil demek hele ki kış vakti ise; yün çoraplarımı ve pijamalarımı giyip okuyamadığım kitapları bir obur gibi okumak, film izlemek, kaçırdığım dergilerin sayılarını toplamak ve bir kavanoz taze çekilmiş kahve alıp köşeme çekilmek demek. 

Tüm bunların dışında neler yapabilirim derken Üç Tutku: Kahve, kitap ve çikolata festivaline giden arkadaşlarımın fotoğraflarını gördüm sosyal medyada. Hemen birkaç bilet kapıp uzun süredir görüşemediğim arkadaşlarımı organize ettim. Biraz Coffee Fest tadında lakin kitap, kahve çikolatanın bir arada olduğu yerleri sevmemek mizacımızda yok. 27 Aralık'a kadar vakit var. Geç olmadan ziyaret edin derim. 

7 Eylül 2010 Salı

Çikolata Günler

Evde son günlerimi yaşıyorum aslında.Bu rahatlığı özliycem.Odamda,internet başında geçirdiğim dakikaları,filmlerimi ve kitaplarımı.Bahçemizdeki çiçekleri,saksıları,kaktüsleri.Bahçede yaptığımız sohbetleri,akşam yemeklerini,müzik çalardan çalan kantoları,dondurma yemeye gidişlerimizi her şeyi özliycem.Yurda ve üniversiteye geri dönüyorum ayın yirmisinde.Çok az kaldı.Bayramda zaten burda değiliz,farklı şehirlerde oturan iki teyzemi ziyarete gideceğiz.

İşte dün gittim harcımı yatırdım bilet aldım falan,artık haftaya da çamaşırlarım yıkanır yavaştan toparlanmaya başlıyacağım.Ha,üniversiteyi yeni kazanıp evlerinden gidecek arkadaşlara sesleneyim(sanki duyan var).Çok eşya götürmeyin gerçekten yük oluyor.En sık giydiğiniz şeyleri götürün.Zaten o kitapları taşıyacağım diye bi hal olacaksınız hele ki yolunuz uzunsa benim gibi.Bi de çok kitap okuyan biriyseniz,bırakın az giydiğiniz kıyafetler dolabınızda kalsın gelince giyersiniz.

Evdeki son günlerimi film izleyerek geçiriyorum esasen.Bu hafta film günü oldu benim için.Önce Almadovar'ın Penelope karışımlı bi dramlar üçgeni olan filmi Kırık Kucaklaşmalar'ı izledim.Pek beğendiğim söylenemez esasen.Kalitesine diyecek bi şeyim yok Pedro bu,adam süper film yapıyor ama Volver ne bileyim daha güzeldi,hele orada Penelope'nin şarkı söyledeği sahne egzotik çok gotikti böyle soğuk domates çorbası gibi(hiç içmedim)

Ardından Serseri Mayınlar'ı izledim ve harikalığı karşısında binbir yüz ifadesinin içinde oyunlar oynadım sanki.Müthişti.Ferzan'ın bütün filmlerini alıcam üniversiteye gidince.Finale kadar rahatım ne de olsa.Hele filmdeki müziklere hasta oldum diyebilirim.Bi de canım makarna hamuru çekti ;)

Dün de ilk bölümünü izledim Son Tren adlı filmin.Birazdan ikinci bölümüne geçeceğim.Ben çok etkili buldum bu filmi.Sibel Kekilli oynuyor ve bence gayet iyi bi performans sergilemiş.Ağladığı sahneler çok başarılı.Can Dündar ile bi röportajı var kendisinin.Bence bulunup bi kez okunası bi şey.

Bu arada derslerimiz açıklanmış.Pek iç açıcı bulmadım bu seneki dersleri sanki.İşte şunları alacağız bu sene ;

Eğitim Psikolojisi
İslam Öncesi Türk Tarihi Ve Kültürü
Türkiye Fiziki Coğrafyası
Siyaset Bilimine Giriş
Temel Hukuk
Sanat ve Estetik
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Türk Kültür Tarihi
Diksiyon
El Sanatları ( Diksiyon ve el sanatları derslerimiz seçmeli.Birinde karar kılmak gerekiyor.Hangini seçsem bilemedim.Öğretmen olacak birinin diksiyonun güzel olması gerekir fakat Türkçe'den çok zor geçtim geçen sene,yani yine Türkçe hocası girecek ve benim bursumun kesilmemesi için alttan dersimin kalmama gerekli.O yüzden el sanatlarına daha yakınım sanki.Bilemedim,neyse karar veririm elbet.Hem el sanatlarına Güzel Sanatlar Fakültesinden bi hoca gelebilir,çok tatlı be onlar ;)