paris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2023 Pazar

Günlük Ritüeller, Paris, Texas, ve Pomme

Geçtiğimiz haftaya göre İstanbul'da hava nispeten serinliğini korumaya devam ediyor ve bundan çok memnunum. Şıpır şıpır terlemeden vakit geçirebiliyoruz, umarım bu ayarda devam eder. Bense önümüzdeki senenin çalışmalarına devam ediyorum hala. Tasarladığım çalışmaları somut hale getirmeye çalışıyorum. Bu sayede unuttuğum bilgileri de yeniden hatırlamış oluyorum, fena da gitmiyor performansım. 

Geçen yazımda "Karanlık Kız" isimli filmden bahsetmiştim. Bugün de yine güzel bir film izledim MUBI'de. Zaten artık sinema seyrim ve bilgim MUBI'den ibaret hale gelmeye başladı. Takip ettiğim en güzel platform diyebilirim. 

Bir tesadüf olacak ama izlediğim film yine anne, baba ve oğul ilişkisini ele alan "Paris, Texas" isimli bir filmdi. Sanıyorum çok sevilen ve meşhur filmlerden biriymiş. Batı Almanya ve Fransa ortak yapımı, 1984 tarihli filmin yönetmeni Wim Wenders. Seyir boyunca pek çok duyguyu iç içe yaşadım, hatta son sahnesinde gözyaşlarımı tutamadım. Dağılan bir aile, yıllar sonra yeniden ortaya çıkan ebeveynler ve baba ile oğlun çıktığı uzun bir yolculuk...Filmde en çok dikkatimi çeken detaylardan biri kimsenin kimseye hesap sormuyor oluşuydu. Bunun psikolojik olarak insanı ne kadar da rahatlatan bir his olabileceği üzerine düşündüm. Yıllar geçiyor, bir sürü şey oluyor, herkes bir şekilde değişiyor, birileri daha fazla sorumluluk alıyor ama kimse kimseye hesap sormuyor. Tüm hayatını, yaşadığı acılar yüzünden hesap sormak isteyerek ama soramayarak geçirmek ise en acı olanı sanırım...

Bir de Pomme adında yeni bir Fransız şarkıcı keşfettim. Sanıyorum yakın zamanda Türkiye'de konseri varmış. Fransızca bilmiyorum lakin şarkıları beni çok etkiledi. Bu kadar genç ve bir o kadar yetenekli bir sanatçı ile tanışmış olmaktan ötürü mutluyum. Özellikle bir şarkısından bahsetmek istiyorum, "on brulera". Şarkının Türkçe çevrisine bakmadan evvel bende uyandırdığı hisler üzerine düşündüm ve çevirisine bakınca da yanılmadım. Gözlerim de doluverdi hemen pıt pıt. Bir insanın hiç bilmediği dildeki bir şarkıya hüzünlenebilmesi ne kadar tuhaf, müzik kesinlikle evrensel bir dokuya sahip. Ve sanıyorum bazı duygularımız da evrensel... Şimdi gidip Pomme'un şarkılarını dinlemeye ve kliplerini izlemeye devam edeyim. Çok alakasız olacak ama bugünü kısır günü ilan etmiştik. Bir yandan da kendime şöyle kocaman bir tabak kısır alayım. Sağlıcakla kalın.

17 Temmuz 2021 Cumartesi

.

"Nihayet yalnızım! Gecikmiş, yorgunluktan bitmiş birkaç at arabasının uğultusundan başka bir şey duyulmuyor artık. Dinlenişe ermesek de sessizliğe ereceğiz birkaç saat boyunca. Nihayet! İnsan yüzünün tiranlığından kurtuldum, yalnız kendi kendimden çekeceğim artık. (...) Kendimden de, başka kimseden de hoşnut değilken, gecenin sessizliğinde ve yalnızlığında kendimi bağışlamak, biraz da gururlanmak istiyorum". 

Baudelaire, Paris Sıkıntısı

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Riff Cohen


Seneye üniversite son sınıf.Zor bir yıl,kamu personeli sınavı hazırlığı.Onca mezun arasından atanma derdi.Dershane kaydı.

Bunlar şimdiki sıkıntılarım arasında değil,zira sınavlarım ve projelerim var.
Bu aralar beni heyecanlandıran güzel olay ise staj okulumuzun belli olması.Altuniza'de de bir ilköğretim okulunun stajyer öğretmeni oldum.Seneye ders anlatmaca,ders dinlemece falan.
Tek derdim takım giymek istememek ama içimde yine de bir heyecan var.

Heyecanımı arttıran gelişmelerden biri de birkaç gündür dinlediğim iki güzel şarkı."Kedi'nin" blogunda gördüğüm ve dinlediğim sonra da mest olduğum şey.İsmi Riff Cohen.

Hakkında pek bir şey bulamadım lakin iki güzel şarkısı var : "J'aime" ve "A Paris"

Kendine has,tatlı bir hali var.Dinlediğimden beri oram buram oynuyor.
Durduramıyorum.