kuşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2016 Salı

Hasan Ali Toptaş: Kuşlar Yasına Gider

Bir baba ve oğul güzellemesi "Kuşlar Yasına Gider". Taşra, beyaz atlar, ecel atları, hayal ve gerçeklik ekseni, zaman mefhumunun gizemi, zamanın şaibeli duruşu ve dert dinlemezliği... Hasan Ali Toptaş'ı ifade edebileceğim tüm kelimeler bunlar değil elbet lakin aklıma ilk gelenler. Duruşu güzel, kalemi güzel bir ademoğlu. 

"Demek seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi bana dönerek yeniden; bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum. 

Bu sözleri duyunca duygulandım birden, ne diyeceğimi bilemeden, usulca yutkundum. İçimden kalkıp babama sarılmak geçti aslında ama yapamadım bunu, baktım sadece. O da bana baktı gözlerini hiç kırpmadan O an, birbirimize bakışlarımızla sarıldık sanki."


Bu çok vurucu bir o kadar da naif bir cümle değil mi? Aldatılmak kavramına bakış açısı, gazellere karışmış bir babanın oğlunun kalbine dokunması, tek bir sözle üstelik! Aldanmak! Güzel olan yalnızca aldanmak. Masumiyeti, insaniyeti korumak. 

Çok farklı bir yazar Hasan Ali Toptaş. Sade cümlelerinin, sözlerinin içinde kuyulara saklanmış manalar yatıyor. Kalemi ve kelamı son bulmasın. 

3 Şubat 2016 Çarşamba

Yaşar Kemal: Kuşlar Da Gitti

Üzülerek itiraf ediyorum ki, 24 yaşındayım ve hayatımdaki ilk kez Yaşar Kemal okuyorum. Kişisel hayatımda çok okuyan biriyimdir. Epeyce bir edebiyat külliyatım vardır. Bunların arasında şimdiye kadar niçin Yaşar Kemal yoktu bir anlam veremiyorum. 

Kuşlar Da Gitti, Yaşar Kemal'in kısacık ve sıcacık bir romanı. İstanbul'un değişen ve yozlaşan çehresini, insanlığın içine düştüğü karanlık dehlizleri ve kuş azat etme kültürünü anlatan enfes bir eser. Özellikle Mahmud'un İstanbul'a, kuşlara ve balıklara dair sarf etmiş olduğu sözler oldukça anlamlı. Beni derinden etkiledi. Tesadüf bu ya, bir gün çocuğum olursa ya da bir çocuk evlat edinebilirsem adını hep Azad koymayı istemişimdir. Şimdi ise, Azad ismini böylesine güzel bir yazar ve eseri ile taçlandırmak beni çok mutlu etti. Gün gelir de böyle bir durum gerçekleşir, evladım "Baba, benim ismim nereden geliyor?" diye sorarsa şayet, ona verebilecek bir cevabım aynı zamanda çok da anlamlı bir öyküm olacak. 

"O zamanlar kuşçuluk çocuklar için bayağı karlı bir işti. O zamanlar insanlar, daha iyiydiler denemez, kim bilir, ama daha başkaydılar. Belki de kuşları daha çok seviyordular. Belki de yürekleri yufka, daha acımayla, daha sevgiyle doluydular. Belki de doğaya daha yakındılar, kim bilir... Şimdiki insanlara vız geliyor kafeslerde küçücük kuşların ölmesi. Kiliselere, havralara artık uğrayan kalmadı, pazardan pazara, o da birkaç kişi, ölümden ölüme, o da birkaç kişi."