türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2019 Pazar

Mahmood-Soldi

Bu sene Eurovision şarkı yarışmasında İtalya'yı temsil eden ve kuşkusuz yarışmanın en çok konuşulan isimlerinden biri. Benim de yürekten destekleyeceğim iki adaydan biri. Hakkındaki bilgilere bakılınca yarı İtalyan yarı Mısırlı olduğu belirtilmiş. Şarkısında babadan uzak geçirilen ve para ile değişip şekillenen bir aile yaşantısını anlatıyor. Soldi, para anlamına geliyormuş. Şarkıda kendi hayatından ne kadar iz var? Ne yazık ki bu konuda bilgim yok.  

Mahmood'un asi ve asabi bir duruşu var. Biraz da nefret dolu bakışları var. Yarı Mısırlı bir sanatçı olarak Avrupa'da ne tür zorluklar yaşamıştır bilemiyorum lakin farklı ve çok başarılı bir şarkı çıkarmış ortaya. Bir ay evvel yayımlanan klibi ise şu an elli milyon izlenmeyi bulmuş durumda. Bu da ayrı bir başarı. 

Mahmood'un canlı performanslarını izledim. Ne yazık ki çok çok iyi diyemeyeceğim, umarım yarışma esnasında iyi bir canlı performans sergileyebilir. Eğer öyle olursa birinciliğe en yakın isim olacağını düşünüyorum. Halk oylamasında da epey başarılı olacağı kanaatindeyim. Bir aydır şarkısını sürekli dinliyorum, insanı güçlü hissettiren bir altyapısı var müziğin. Özellikle şarkının Arapça kısımları ve alkış kısımları çok iyi. 

Malum İtalya kaliteli sanatçıları ve İtalyanca şarkıları ile yarışmada istediği başarıyı bir türlü yakalayamadı. Umarım bu sene kaderleri değişir. 

Başarılar Mahmood. 

3 Mart 2017 Cuma

A Series of Unfortunate Events (Talihsiz Serüvenler Dizisi)












Lemoney Snicket'ın kaleme aldığı Talihsiz Serüvenler Dizisi'ni kenarından köşesinden bir yerlerden muhakkak duymuşsunuzdur. Çocukların oldukça sevdikleri bir kitap serisi, ben de geçtiğimiz yıllarda pek çok öğrencimin elinde görüp incelemiştim. 

Kitap serisinin bir de müthiş bir film uyarlaması var. Yanılmıyorsam 2004 yılında vizyona girmişti. Baş rollerinde Jim Carrey ve Merly Streep yer almıştı. Talihsiz Baudelaire kardeşler...

Netflix kanalı bu yılın başında Talihsiz Serüvenleri sekiz bölümlük bir mini dizi şeklinde yayına hazırladı. Ben de severek izledim. Kont Olaf rolündeki Neil Patrick Harris'in oyunculuğuna bir kez daha hayran kaldığımı itiraf etmeliyim. Vioet, Klaus ve Sunny de çok güzellerdi. Beni geçmişe götürdüler. Çok güzel kurgulanmış, o atmosfer çok iyi yakalanmış. 

Dizide de denildiği gibi, bu mutlu sonla biten bir öykü değil! Ya başlamadan kanalı değiştirin ya da oturup sonuna kadar izleyin. Ama merak etmeye de devam edin, çünkü Violet, Klaus ve Sunny'nin hikayesi bir yerlerde devam ediyor. 

17 Ağustos 2016 Çarşamba

Latife Tekin: Sevgili Arsız Ölüm

Huvat ile Atiye, bir garip karı koca. Oğulları Halit, Seyit, Mahmut. Kızları Nuğber ve Dirmit. Gelinleri Zekiye. Bir hanenin içinde. Her günleri ayrı bir olay, köyün gediklileri. Yaşam savaşları içerisinde birbirlerine değen, akıp giden hayatları. Bilindik sözler ile söylenmemiş tümceler. Rüyalar, hayaller, fallar, dedikodular, tulumbalar, ahırlar ve birbiri ardınca uçan cümleler. 

İlk kez Latife Tekin okuyorum. Yazarın oldukça ilginç bir o kadar okuru kendine bağlayan bir anlatım tarzı var. Köyden kente göçen, tek odalı evlerde yaşam mücadelesi veren günü dolu dolu yaşayan enteresan bir o kadar içimizden bir ailenin hikayesi resmediliyor kitapta. 

Her karakter üzerinde ayrı ayrı soluk alıyor yazar. Kitabın arka kapağından da anlaşıldığı üzere, romanda yazarın kendi ailesinden izler mevcut. Latife Tekin ile tanışabildiğim için şanslıyım, bu sene içerisinde diğer kitaplarını da temin edip okuma listeme alacağım. "Unutma Bahçesi" merak ettiğim kitaplarından bir tanesi. "Sevgili Arsız Ölüm" adlı romanına da kitaplıklarınızda yer açın derim. 

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Hüsnü Arkan & Rubato: Kırık Hava

Bir dağ yıkılıyor ah içerimizde
Bir çiçek büyütmüşüz, saksıya sığmaz
Ne sevmekten korkmak
Ne zulümden korkmak
Bize yakışmaz...

18 Nisan 2016 Pazartesi

Perçemli Sokak

İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimini çok seviyorum. Bir kampanya ile birlikte aldım, çok da güzel oldu. Ofis masamın baş ucuna yerleştirdim. Her gün okumaya gayret ediyorum. Takvime göre bugünün şiiri Oktay Rıfat'tan "Perçemli Sokak."

Beyaz mendiller vardı havada
Çalgılı gemiler balkonlarda açık saçık
Bir kız vardı yok gibi öyle güzel
Ne yerde ne gökte belki tuzda
Acısında ekmeğin dilim dilim buğusunda

Kendine göre evlerin damı çatanası
Bacaların şakırtısında akşam akşam
Saksılar sedirler tahtaların güvercini
Otursa kısa çoraplarını çekmese dilenmese
Beş çocuk anası el

Eciş büçüş maydanoz bahçeleri
Düğümlü balıkları bekleyişin
Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra
Bu lambanın karpuzu benim işte 
Benim işte bu testi
Benim işte bu soysuz sevdaların musluğu

Oktay Rıfat

18 Ağustos 2015 Salı

North & South
















North & South, 2004 yapımı bir mini dizi. BBC kanalında gösterime giren dizi toplamda her biri hemen hemen bir saatlik dört bölümden oluşmakta. 2004 yılından bu yana epey zaman geçse de, dizi olanca güzelliği ile seyredilmeyi bekliyor. 

İngiliz Sanayi Devrimini ve dönemin tarihini konu alan dizi, bir ailenin ve genç bir kadının bakış açısı ile seyrediyor. Margaret, annesi ve papaz babası ile İngiltere'nin güneyinde kırsal bir bölgede yaşayan, iyimser ve olgun genç bir kadın. Babasının kilise yönetimi ile olan problemleri sebebi ile İngiltere'nin kuzey bölgelerinden Milton'a taşınma kararı alıyorlar. Güneydeki sessiz ve sakin hayatlarından, Milton gibi sanayi şehri olmaya aday ve yoksulluğun yaşandığı bir kente alışmak aileyi epey zorluyor. 

İngiliz tarihini ve sınıfsal çatışmaları oldukça güzel aktaran BBC dizilerini sevmemek elde değil. Bugün yalnızca, dünyanın gelişmişliği daha doğrusu medeniyet için atılan adımların en büyüğünden sayılan İngiliz Sanayi Devriminin iç yüzü, sınıf ayrımı ve işçi hakları üzerinden devam eden dizi, bize devrimin görülmeyen ya da görülmek istenmeyen yanlarını aktarıyor. 


Dizideki en güzel ayrıntılardan biri şu ki, daha önce Downton Abbey'de severek izlediğimiz Brendan Coyle, bu yapımda da karşımıza çıkıyor. 

North & South, müzikleri de dahil olmak üzere her yönü ile oldukça başarılı bir dizi. Margaret'ın ilk bölümün sonunda söylediği şu dokunaklı sözler ile bitirmek istiyorum yazımı: "Sanırım Tanrı burayı terk etmiş. Sanırım cehennemi gördüm. Cehennem beyaz, kar beyazı."