Ferzan Özpetek'i filmleri ile tanırız bir çoğumuz. Hatta benim en sevdiğim yönetmenlerden biridir. Cahil Periler, Serseri Mayınlar ve Karşı Pencere hayatımda çok büyük bir öneme sahiptir.
İlk kitabı İstanbul Kırmızısı'nı bir türlü alıp okuyamadım, Sen Benim Hayatımsın adlı ikinci kitabını da çıktığı gibi alıp okuyamadım derken nihayet aldım ve bitirdim, uzun bir yolculuk sırasında. Ne tesadüf, Bandırma'ya arkadaşlarımı ziyarete giderken bir çırpıda bitti. Soluksuz okudum. Filmlerinde olduğu kadar, edebiyatta da üstün bir yeteneğe, tertemiz ve dopdolu bir bakış açısına sahip Ferzan Özpetek. Aynı zamanda eseri, eşcinsel edebiyat için atılmış büyük bir adım.
Sen Benim Hayatımsın, Ferzan Özpetek'in kendini kattığı, yaşamından ve filmlerinden kesitler sunduğu bir eser. Ferzan Özpetek'in aşkları, erkeklere de aşık olabildiğini keşfi, İtalya'da henüz ünlü bir yönetmen olmadan önce yaşadıkları, arkadaşları ile geçirdiği vakitler, aşkı ve cinselliği doyasıya tattığı tatlı zamanlar... Valerio ve çok sevdiği Simone... Aşkın saflığı ve cinsiyetsizliğine, bir hayat hikayesine, Roma'ya çok güzel bir güzelleme niteliğinde Sen Benim Hayatımsın. Sıcacık bir yaşam öyküsü.
Translar, evliler, bekarlar, bir apartman terasında başlayan ve devam eden yılların eskitemediği dostluklar, zamanın savurduğu insanlar, gizli plaj maceraları, aşkın en yalın ve korunmasız hali, dünyanın duygusu...
"Bu karanlık düşüncelere kapıldığımda tam anlamıyla kanım donuyor. Rastlantı sonucu tanıştığımızı bilmek keyif vereceğine batıl inançlara sürüklüyor. Kendimi bir felaketten sağ kurtulmuş gibi hissediyorum. Eğer seni tanımamış olsaydım hayatımın dönüşebileceği felaketten."
Bu sözleri bir gün bizim için de söyleyebilecek, değerli ve büyük aşklar yaşayabileceğimiz insanlarla tanışabilmemiz dileğimle.
sen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Şubat 2016 Pazartesi
3 Ağustos 2014 Pazar
Sen Ne Dilersen
Doktor başka bir tedavi bulamadı,galiba ölüyorum.
Mimi hep söylerdi.İnsan yaşlanıp da önünde bir şey kalmayınca geçmişin anıları birer birer geri gelmeye başlarmış.İşte o zaman bil ki derdi,ölüm kapına dayanmış demektir.Haklıymış,anılar bu illet bana musallat olduğundan beri daha sık ziyaretime geliyorlar."
Cem Başeskioğlu'nun değerli filmi Sen Ne Dilersen Eleni'nin bu sözleri ile başlar.Sadece ölüm yaklaştığı zaman mı gelir geçmişin anıları ? Ya sürekli geçmişinde yaşayanlar ? Neresindeler tam olarak hayatın,tam olarak zamanın ?
kargacık burgacık bir ezgi ile başladık hayata hepimiz
dillerden düşmeyen bir hikaye anlattık geçmişimizden
takılıp kaldık eski zamanlara,eski insanlara
şimdi mezarımızda biriken otları toplayacak bir sevdalımız bile yok
ne içindi peki bunca çaba ?
1 Ağustos 2014 Cuma
Sen Aydınlatırsın Geceyi
"Her şeyi bilmekle hiçbir şeyi bilmemek aynı şey.Odun gibi oluyorsun işte.Onun için çok fazla kurcalamayacaksın meseleleri.Eninde sonunda ölecek olan birisin.Bu dünyanın derdini çözmesine imkan yok."
Onur Ünlü
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


