ferzan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ferzan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2016 Cumartesi

Ferzan Özpetek: İstanbul Kırmızısı

"Aşk. Ne öğrendim aşk hakkında? Aşk hakkında öğrendiğim, aşkın var olduğudur. Ya da belki, daha yalın anlatımla aşk hakkında öğrendiğim ve öğretmeyi sürdürdüğüm, filmlerimde, bütün filmlerimde anlattığımdır. Yani, sevdiğimiz insanları asla unutmadığımız, onların daima bizimle kaldıklarıdır; bizi onlara artık var olmasalar bile çözülmez biçimde bağlayan bir şeyler olduğudur."

"Aşkın yalnızca cinsellik olmadığını öğrendim; o çok, çok daha fazlası. Aşkın ne okuma ne yazma bildiğini öğrendim. Duygular söz konusu olunca gizemli yasalarca yönetildiğimizi, belki kader belki serap; ama kesinlikle akıl ermez, açıklanamaz bir şeylerin var olduğunu öğrendim. Çünkü temelde aşık olmayı açıklayacak bir neden asla yoktur. Sadece olur. Bu bir gizemin içine girmek gibidir; sınırı aşmak, eşiği atlamak gerekir. Ve orada, bu gizemde mümkün olduğunca uzun süre kalmayı denemektir."

1 Şubat 2016 Pazartesi

Ferzan Özpetek: Sen Benim Hayatımsın

Ferzan Özpetek'i filmleri ile tanırız bir çoğumuz. Hatta benim en sevdiğim yönetmenlerden biridir. Cahil Periler, Serseri Mayınlar ve Karşı Pencere hayatımda çok büyük bir öneme sahiptir. 

İlk kitabı İstanbul Kırmızısı'nı bir türlü alıp okuyamadım, Sen Benim Hayatımsın adlı ikinci kitabını da çıktığı gibi alıp okuyamadım derken nihayet aldım ve bitirdim, uzun bir yolculuk sırasında. Ne tesadüf, Bandırma'ya arkadaşlarımı ziyarete giderken bir çırpıda bitti. Soluksuz okudum. Filmlerinde olduğu kadar, edebiyatta da üstün bir yeteneğe, tertemiz ve dopdolu bir bakış açısına sahip Ferzan Özpetek. Aynı zamanda eseri, eşcinsel edebiyat için atılmış büyük bir adım. 

Sen Benim Hayatımsın, Ferzan Özpetek'in kendini kattığı, yaşamından ve filmlerinden kesitler sunduğu bir eser. Ferzan Özpetek'in aşkları, erkeklere de aşık olabildiğini keşfi, İtalya'da henüz ünlü bir yönetmen olmadan önce yaşadıkları, arkadaşları ile geçirdiği vakitler, aşkı ve cinselliği doyasıya tattığı tatlı zamanlar... Valerio ve çok sevdiği Simone... Aşkın saflığı ve cinsiyetsizliğine, bir hayat hikayesine, Roma'ya çok güzel bir güzelleme niteliğinde Sen Benim Hayatımsın. Sıcacık bir yaşam öyküsü. 

Translar, evliler, bekarlar, bir apartman terasında başlayan ve devam eden yılların eskitemediği dostluklar, zamanın savurduğu insanlar, gizli plaj maceraları, aşkın en yalın ve korunmasız hali, dünyanın duygusu... 

"Bu karanlık düşüncelere kapıldığımda tam anlamıyla kanım donuyor. Rastlantı sonucu tanıştığımızı bilmek keyif vereceğine batıl inançlara sürüklüyor. Kendimi bir felaketten sağ kurtulmuş gibi hissediyorum. Eğer seni tanımamış olsaydım hayatımın dönüşebileceği felaketten." 

Bu sözleri bir gün bizim için de söyleyebilecek, değerli ve büyük aşklar yaşayabileceğimiz insanlarla tanışabilmemiz dileğimle. 

11 Ocak 2016 Pazartesi

Serseri Mayınlar














Ferzan Özpetek'in çok sevdiğim filmi Serseri Mayınlar'ın son sahnesi aklımdan hiç çıkmaz. Arada açarım, Sezen Aksu'nun Kutlama isimli şarkısı eşliğinde son sahneyi tekrar ve tekrar izlerim. Son sahnenin aklıma kazınan repliklerinden: 

"Nikola bana çok önemli bir şey öğretti. En kötü halinde hatta ölmeyi istediğinde bile gülümsemeyi... Benim için üzülmeyin, artık sesimi bu evde duymadığınızda... Yaşam asla dört duvar arasında değildir. Öleceğiz ve geri geleceğiz. Her şey gibi..."