reha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
reha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2017 Cumartesi

Koca Dünya














Bilinmedik bir ormanın içinde bir su kenarı, yaprak hışırtıları, boyası atmış küçük bir tekne. Ağaçların arasından sızan güneş ışığı, anne ve babası olmayan iki çocuk, doğanın sesleri. Doğaya sığınma cesaretini gösterebilen iki koca dünya. Bir abi bir kız kardeş ya da sadece onlara göre böyle. 

Gece, sis ve el fenerleri. Motor tamiri, alın teri, bir cinayet bir bıçak. Kimsenin sizi bulamayacağı bir yer, hayvanlar, babalar ve babasını arayan yaşlı bir kadın. Surete ışık tutan bir deli, dünyanın tüm nimetlerinden arınıp doğaya sarınmış iki koca dünya. 

Süslü sözcükler yazacak değilim üstelik zihnimde hala filmin müzikleri. Bir yanda Zuhal'ın saçları, diğer yanda abisinin paslı elleri. İnsanın en büyük günahının doğadan kopmak olduğunu düşünürüm. Sanki başımıza ne gelirse doğadan kopmamız yüzünden. Bunca keder, acı ve vicdan azabı. 

Reha Erdem'in son filmi Koca Dünya'dan bahsediyorum. Her karesi bir fotoğraf gibi, şiir gibi, rüya gibi. Yer yer Beş Vakit'in izleri, Hayat Var'ın izleri. Ağaç tepelerinde doğayı dinleyen çocuklar, su kenarında doğaya uzanan çocuklar, doğayı ölü bedenleri ile kucaklamak ister gibi boylu boyunca uzanan çocuklar. Reha Erdem sinemasının en güçlü yanlarından biri bu, doğaya uzanan insanoğlu. Her bir ses her bir görüntü sanki doğadan kopuşumuzun vicdan azabı. 

Gönülden teşekkürler Reha Erdem. 

19 Aralık 2016 Pazartesi

Kosmos

Reha Erdem'in Kosmos adlı filminden; 

"Herkesin başına her şey aynı anda geliyor. İyi ile kötünün, cömert ile cömert olmayanın başına gelen şey aynı, iyi adam nasılsa suç işleyen de öyle. Yemin eden ve yeminden korkan aynı birbiri gibi. Hayatta her şeyde bela şu ki, herkesin başına gelen şey aynı. Hem de insanoğlunun yüreği kötülük ile dolu. Ve ömürleri devamınca yüreklerinde kötülük var. Ve sonra ölülere katılıyorlar. Çünkü bütün yaşayanlarla beraber olan için ümit var, çünkü sağ köpek ölü aslandan iyi, çünkü yaşayanlar biliyorlar ki ölecekler. Fakat ölüler bir şey bilmez. Ve artık onlar için bir önemi yok. Çünkü onların anılması unutulmuş."


18 Nisan 2016 Pazartesi

Şarkı Söyleyen Kadınlar

"Ben günlerimi boş sözlerle geçirdim. Onlarla öldürdüm. Sana, çektiğin acıya kör kaldım."

Reha Erdem

22 Mart 2015 Pazar

Şehrin İtirazı: Gezi Direnişi Öncesi İstanbul Filmlerinde İsyan Eşiği



















Feride Çiçekoğlu'nun son kitabı. Eskişehir-İstanbul tren yolculuğum sırasında bana yol arkadaşı olan, oldukça güzel bir inceleme kitabı. 

Çiçekoğlu, 1871 Paris Komünü'nü, 1968 Fransa'sını dönemin filmleri ile birlikte ele alıyor. Betonlaşan şehirlerin, kapitalist mantıkla hareket eden kentsel dönüşüm projelerinin yarattığı yıkımın sinemadaki izlerini keşif sürecinin hikayesi bu. 

Paris ve Roma ekseninde devam eden kitap, Gezi Direnişi öncesinde İstanbul filmlerinin incelenmesi ile son buluyor. Çiçekoğlu'nun kitapta analizini yaptığı pek çok filmi izlemiş olmamdan ötürü kitap beni içine çekti. Özellikle bir Reha Erdem hayranı olarak, kitap kapağında filmin en güzel sahnelerinden bir karenin kullanılması da çok hoşuma gitti. İzlediğim filmlere Çiçekoğlu'nun analizi ile bakmak da ayrı bir rota çizdi zihin dünyam için.

Çok nitelikli bir kitap olduğunun tekrar ve tekrar altını çizme ihtiyacını duyuyorum. Gezi Direnişini, amacını, yarattığı etkiyi, İstanbul filmleri ile özdeşleştirip anlatmak gerçekten büyük bir emeğin ürünü olsa gerek. Sinemaya da bakış açımızı değiştireceğini düşündüğüm, Metis Yayınlarından çıkması da ayrı güzel olan bu kitabı kitaplığınızda bulundurmalısınız derim. 

5 Şubat 2012 Pazar

Öyle Bir His


Küçük bir dünya istedim kendime hep,küçük hayatlar istedim.İklim değişikliğinden korktuğum gibi hayatımın değişmesinden de korktum hep.Zor zamanlar,zahmet etmek ve hürmet etmek kelimeleri arasında kalmış bir kadın ama yine de sizinle,nefesinizle.

Tesadüf bir yana öyle bir his ki bu,yani bu küçük yerde bizim evde yaşamak,bazen bana bir nimet gibi geliyor.Tıpkı kandil gecesi dua etmek gibi.Ya da yoga yapmak gibi de olabilir,bilemiyorum hiç yoga yapmadım.

Ama yine de bir şeyler var derinimde,içimde.Bu dünyadan değil gibi,deli gibi,içime işler gibi,beni deler gibi.

Neyi beklediğim konusundan bir fikrim yok,sadece yaşamamız gerekeni yaşayabiliyor muyuz bize gerekli iken,bu konuda emin değilim.Hep bir dinginlik halinde ve sistematik olarak bir şeyleri bekleme derdindeyim.Hayatı nasıl bu kadar sakince seyrediyorum bilmiyorum,evrende hiç bir hareket benim yüzümden olmuyor.Doğa beni seviyor çünkü yaradılışı en hafif mahlukatlardan biriyim.

Halbuki Reha Erdem'in dingin filmi "a ay"da olduğu gibi,çok mu seviyorum sahiden bizim evi.

Öyle bir his işte.
Melis Danişmend'in de dediği gibi,kalbimi yaktı.