yapım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yapım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2017 Cumartesi

Koca Dünya














Bilinmedik bir ormanın içinde bir su kenarı, yaprak hışırtıları, boyası atmış küçük bir tekne. Ağaçların arasından sızan güneş ışığı, anne ve babası olmayan iki çocuk, doğanın sesleri. Doğaya sığınma cesaretini gösterebilen iki koca dünya. Bir abi bir kız kardeş ya da sadece onlara göre böyle. 

Gece, sis ve el fenerleri. Motor tamiri, alın teri, bir cinayet bir bıçak. Kimsenin sizi bulamayacağı bir yer, hayvanlar, babalar ve babasını arayan yaşlı bir kadın. Surete ışık tutan bir deli, dünyanın tüm nimetlerinden arınıp doğaya sarınmış iki koca dünya. 

Süslü sözcükler yazacak değilim üstelik zihnimde hala filmin müzikleri. Bir yanda Zuhal'ın saçları, diğer yanda abisinin paslı elleri. İnsanın en büyük günahının doğadan kopmak olduğunu düşünürüm. Sanki başımıza ne gelirse doğadan kopmamız yüzünden. Bunca keder, acı ve vicdan azabı. 

Reha Erdem'in son filmi Koca Dünya'dan bahsediyorum. Her karesi bir fotoğraf gibi, şiir gibi, rüya gibi. Yer yer Beş Vakit'in izleri, Hayat Var'ın izleri. Ağaç tepelerinde doğayı dinleyen çocuklar, su kenarında doğaya uzanan çocuklar, doğayı ölü bedenleri ile kucaklamak ister gibi boylu boyunca uzanan çocuklar. Reha Erdem sinemasının en güçlü yanlarından biri bu, doğaya uzanan insanoğlu. Her bir ses her bir görüntü sanki doğadan kopuşumuzun vicdan azabı. 

Gönülden teşekkürler Reha Erdem. 

3 Ağustos 2016 Çarşamba

The Living and the Dead

BBC yapımı güzel bir dizi daha karşımızda: The Living and the Dead. Başrollerini Colin Morgan ve Charlotte Spencer'ın paylaştığı dizi, bizi 1894 yılında İngiltere'nin doğası eşsiz kırsallarından biri olan Somerset'e götürüyor. BBC ne yapsa izlerim diyenlerdenim çünkü oyuncuları, kurgusu, dönem hikayeleri oldukça kaliteli. 

1800'ler İngilteresini çok seven bir seyirci olarak bugün dizinin ilk bölümünü izledim ve oldukça da beğendim. Dizi gerilim, korku ve dram ağırlıklı öğeler ile ilerliyor. 




Appleby çifti, kendilerine miras kalan çiftlik evinde yaşamlarına devam ederken tuhaf birtakım hadiseler ile karşı karşıya kalıyorlar. Evin beyefendisi Nothan Appleby bir psikolog ve kendi dönemi içerisinde ünlü bir kişi. Yaşanan tuhaflıklara psikolojik olarak yaklaştığı gibi, çevrelerinde olup bitenlere bir türlü anlam veremiyor. Genç eşi ise her konuda Nothan'a destek olan, evin işleri ile oldukça ilgili genç bir kadın. 

İlerleyen bölümlerde yaşanacak olan olayları sabırsızlıkla bekliyorum lakin bunun için diziyi çabuk tüketmeyip heyecanımı devam ettireceğim. İtiraf etmeliyim ki Colin Morgan gerçekten çok yetenekli bir oyuncu. Sırf onun için bile izlenebileceğini düşünüyorum dizinin. 

Kalın perdeler, şöminelerin ısıttığı taş evler, mumlar, eski tablolar, ormanlık alanlar, kırlar ve göller, ihtişamlı biblolar, kasvetli bir atmosfer... Hepsi 1800'ler İngilteresini çok iyi yansıtıyor. İzlemeye değer bir yapım.