gecesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gecesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2019 Pazar

Bir Kış Gecesi

Okulların kar sebebiyle Pazartesi tatil edilmesine sevindim. Hafta sonu iki gün tatil yapmıştım, yarın da dinlenebileceğim. 

Elimde çayım, kahvem uzun uzun pencere önünden yağan karı izledim. Bir yandan battaniyeme sarılı bir yandan da Budala'yı okurken. Uykunun tadına varmak da insanı mutlu eden bir şey, yorulmuş bedeni ve zihni dinlendirmek. 

Şimdi biraz daha tatilin tadını çıkarıp telefondan ve bilgisayardan uzaklaşmayı düşünüyorum. Soğuk bir kış gecesinden iyi geceler olsun. 

1 Aralık 2018 Cumartesi

Kış Gecesi Notları

Bu hafta sonu iki gün tatil yapma şansı yakaladım, bunu da bir güzel evin tadını çıkararak değerlendiriyorum. Öğlene kadar uyudum, bolca okudum ve kahvemi yudumladım. Hepsi çok iyi geldi. İstanbul'da soğuklar kendini hissettirmeye başladı, bunu ancak evin içerisinde ayaklarım üşümeye başlayınca anlıyorum. Anneme, bir hastane arkadaşı tarafından hediye edilen patikleri giydim, sıcacık uzandım koltukta. Kış battaniyemi de çıkardım, kitap okurken dizlerime örtüyorum. Sanırım yaşlandığımda da bu tablo hiç değişmeyecek. 

Bugün annem ile çayımızı demleyip klasiklerden bir yeşilçam filmi izledik. Eski İstanbul, vapurlar, trenler, mütevazı yaşamlar, her izleyişimde hayran kalıyorum. 

İki haftadır Tolstoy okuyorum, Rus edebiyatına olan merakım beni sarıp sarmalıyor. Bir iki gündür Ahmet Hamdi Tanpınar'a bir özlem var içimde. Sanırım Dostoyevski'ye geçmeden uzun süren bir Tanpınar yolculuğuna çıkacağım yine. Hazır İstanbul yapraklarını dökmüşken ve ruhum şu sıralar oldukça sakinken... 

Saat neredeyse sabah üçe gelecek, uyku da bastırdı. Yeni bir sabaha uyanacağım yeni bir uykuya yatma vakti geldi, bir başka kış gecesinde görüşmek üzere o halde. 

8 Ağustos 2017 Salı

Bir Kings Of Leon Gecesi

kings of leon walls ile ilgili görsel sonucu

Ne çok not düştüm buraya bugün. Okumak ve yazmak olmasa bir çöle dönüşürdüm sanırım. On yıldır içimi buraya döküyorum. İnsanlara dert ve laf anlatmak külfet geliyor bana. İnsanların çoğuyla da barışamadım hiç, barışamıyorum. O yüzden burası benim saklanma yerim, hissettiğim yer. 

Lise yıllarımdan beri dinlediğim bir grup Kings Of Leon. En sevdiğim şarkıları da Pyro. Her seferinde bir şeyler veriyorlar bana. Tarif edemediğim. 

Bu gece Walls isimli parçaları bana iki tane öykü yazdırdı. Klibi izliyorum da bir yandan, aldığı yaşlara, yaşadıklarına ve açılan alnına rağmen Caleb Followill hala aynı benim için. Hem delişmen hem de o durgun, sakin adam hala. Müzikleri daim olsun, gecelerimize ilham vermeye devam etsinler. 

28 Kasım 2016 Pazartesi

Yeşil Peri Gecesi II

"Bizde itiraf yoktur.
Bizde itiraf eden huzur bulmaz. 
Bizde itiraf demek, suçumuzun her bir ayrıntısının hücrelerimize yapışması demektir. 
Biz itiraf edersek unutamayız.
Biz oysa unutmak isteriz, olmamış gibi yapmak.
Biz mecbur kalırsak tövbe ederiz hemen ardından unutmak için, suçumuzu da öyle fazla sayıp dökmeden üstelik (Allah biliyor nasıl olsa, ayrıntılarla onu meşgul etmeye ne lüzum var?)
Bizim tarihimiz unutarak gömdüğümüz günahlarımızın tarihidir. Kurcalayıp durmayın. Eski defterleri açmanın ne faydası var canım?
Biz dolaylı insanlarız, bizde yalanlar ve gerçekler arabesk motifler gibi iç içe geçe.
Bizim milli ikilimiz Suç ve Ceza değildir.
Bizim milli ikilimiz Suç ve Nisyan'dır."

Yeşil Peri Gecesi

"Artık kırılmam Ali, korkma. Yıllar geçti, büyüdüm, yaşlandım. Arkamda ne hor görülmeler, ne arayışlar, çabalar, zavallılıklar bıraktım. Tek bir arkadaşa bağrımı açtım. Onun da kucağımda ölümünü izledim, öyle çaresizdim ki, kendine iyimser bir anne aradığı gözünün bebeğinden okunan, bu arayışa tutulduğumu çok sonra anladığım bir adamı oyaladım yıllarca. Onun hem annesi hem karısı oldum. Onu kucakladım, başını göğsüme yasladım, avuttum. Sanki bende çok varmış gibi ona umut verdim. Ona bir ninni söylemediğim kaldı. Onu bir yeniden doğurmadığım kaldı. (Bösodobeni! Hatırladın mı? Ezberden okurdun bana bunu.)

Şimdi anlat bana, beni neden terk ettiğini."

29 Ağustos 2010 Pazar

Hüzün Gecesi

Birden mumlar söndü masada.Ne olduğunu şaşırmışken gözlerimi açamadım o karanlıkta.Gözlerim kapalı sessizce uzaklaştım masadan.Hiç şarap içmemiştim,kırmızı olsun istedim.Ama olmadı.Ruhu bile duymadı gittiğimi,duyurmadım.Yıllardır yazıyorum ona vermek için,küçük notlar,hepsi sararmış lekeli kağıtlarda.Aklıma geldikçe yazıyorum.Veremedim.Ceplerime koyduğum gibi uzaklaştım masadan.Kapıdan çıktığımı bile duymadı.

Hüznüme garp etmiş minik bir beste
Gramafon uzaktan eşlik ediyor bana aheste
Salkım salkım bir gülüş,gamzemin hemen dibinde
Elbet bir gün gelecek,ben olacağım
Gözlerinde çalan tek beste

Sadece bir hikaye değildi bu,içinde çocukluğumun geçtiği o evde kalan bütün anılarımdı.Toplasan beş para etmezdi ama değerliydi.Çürümüştü ama kokusu adamı meşke getirirdi.Mutluydu ama yalnızdı.Zor bi hayatı devam ettirmeye çalıştı.Eski bi resim çerçevesinde.Sadece kendi renkleriyle.

Bi şeyler yazmayı planlıyordum uzun zamandır.Fikir ise yeni düştü aklıma.Hiç yazamadım uzun soluklu bi şeyler.Ama bu sefer kararlu gibiyim.Daha yeni uydurduğum bir pasajı geçtim üstte.Bakalım neler çıkacak,merakla bekliyorum.