ziya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ziya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2016 Pazar

Heba

"Gerçek fazlasıyla hissedildiğinde insana her vakit gerçek değilmiş gibi gelir, diye cevap verdi Resul de; bunda şaşılacak bir şey yok." 

***

"Bir insanın kendisine zulmedene gülümsemeye mecbur bırakılmasından daha beter bir zulüm olamazdı yeryüzünde."

Hasan Ali Toptaş

6 Aralık 2016 Salı

Hasan Ali Toptaş: Heba

"Hasılıkelam, çerden çöpten de olsa insan bir baba yaratıyor Ziya Bey, başka türlü var edemiyor kendini; koku kırıntılarını tutup, ölgün gölgeleri ve titreşimleri tutup, ya da boşlukları bile tutup işte böyle bir babaya dönüştürüyor benim gibi. Hiç kuşkusuz insan başka yollarla da var edebilir kendini, diyelim uzun bir öpüşmenin derinliklerinde kaybolarak, bir bakışın ateşinde yanarak, bir kitabın ruhundan doğarak, bir dokunuşla sarsılarak ya da şu an hatırlayamadığım daha akıllıca yahut daha aptalca birtakım şeyler yaparak da var edebilir. Çarçabuk doyan küçük karınlı ruha sahipse, bir köşeye oturup sadece çekirdek çitleyerek de var edebilir söz gelimi. Mayasına karışan vahşi gölgelerin arasında yaşıyorsa, birtakım şeyleri kırıp dökerek de var edebilir. Hatta bütün bunların ötesinde, bazı şeyleri yapmamakla da var edebilir ama babayla var olmak bu saydıklarımla kıyaslanamayacak kadar farklı bir şey bence. Farklı olmasının yanı sıra, çok eski bir şey aynı zamanda; belki kuşlar, belki bulutlar, belki taşlar kadar eski bir şey."

18 Şubat 2013 Pazartesi

Eski Günlerimiz


Dünyanın en anlamlı,en güzel şarkılarından biridir benim için Eski Günlerimiz.Bir Ziya Osman Saba şiiri ve Nadir Göktürk bestesi.Ezginin Günlüğü'nün şarkılarından.Çok farklı bir yeri var içimde bu şarkının.Anlatsam anlatılır aslında fakat zaten Ziya Osman Saba anlatmış,usulca dinlemek daha güzel.

Bir oda içinde saat sesi 
Hayatın sırtımdan giden pençesi 
Ve beni maziye götüren bir el 
Eski günlerimiz sessiz ve güzel 

Bulduğum kayıplar her günkü yerin 
İşte konsol ayna köşe minderin 
Seccaden tespihin namaz başörtün 

Bir şey değişmemiş sanki daha dün 
Yine ortancalar altı camının 
Dışarda sükûnu yaz akşamının 
Bahçemiz sulanmış ıslak her çiçek 
Kapı çalınacak babam gelecek.