on etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
on etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2016 Cumartesi

Amir: On dirait

Amir'i ilk kez bu yılki Eurovision şarkı yarışmasında tanıdım. "Ja'i cherche" isimli şarkısını çok sevmiş ve favorim olarak desteklemiştim. Kayıt ve klip dışında sahne performansı da gerçekten çok iyiydi. Eurovision 2016 ile ilgili yazdığım yazılarda, Ja'i cherche'in Eurovision üstü bir şarkı olduğunu söylemiştim. Hakikaten öyleydi, şarkısının güç veren farklı bir ezgisi, büyüsü vardı. 













Bugün rastladığım üzere kendisi bir süre önce yeni bir şarkı ve klip ile yoluna devam eder halde. Yarışmayı altıncı olarak tamamlasa da, bence çok büyük bir başarı yakaladı Amir. "On drait" isimli şarkısının ezgileri çok güzel, klip yüz güldüren cinsten. Sonbahar vakti insanın içine umut aşılıyor adeta. Defalarca dinledim bugün. Amir'i takip etmeye devam edeceğim, yolun açık olsun güler yüzlü adam. 

24 Şubat 2016 Çarşamba

And Then There Were None












Yine BBC ve yine bir mini dizi. War and Peace'ten sonra bir solukta izlediğim, üç bölümlük bir mini dizi And Then There Were None. Agatha Christie'nin klasikleşmiş eserlerinden bir tanesi, ülkemizde On Küçük Zenci adı ile yayınlanmış olan kitabın uyarlaması. 

Zenci Adası adı verilen ıssız bir ada. Ve adaya davet edilen, birbirini tanımayan on kişi. Her birinin farklı bir hikayesi var, işlemiş oldukları günahlar ve sırlar. Bunlar tek tek açığa çıkarken sayıları giderek azalıyor, çünkü her biri ilginç biçimlerde öldürülüyor.

Oyunculuklara gelecek olursak, beğenemediğim tek isim Anthony Marston karakterini canlandıran Douglas Bouth oldu. Evet çok yakışıklı lakin oyunculuk vasat. En beğendiğim performans ise Philip Lombard karakteri ile Aidan Turner oldu. O nasıl bir cool olma biçimidir, nasıl güzel bir oyunculuktur. Tebrik ediyorum. 

Tüm bunların yanında dizinin psikolojik bir tarafı da var. Davetliler, hem kendi geçmişleri ile yüzleşiyorlar hem de bunun acısını ve pişmanlığını yaşıyorlar. Dizinin sonuna kadar heyecan hiç eksilmiyor. BBC yine şaşırtmadı beni, kısa ve heyecanlı bir seyirlik isteyenlere tavsiye ederim. 

14 Şubat 2016 Pazar

Jeanette Winterson: Vişnenin Cinsiyeti

"Jordan küçükken kağıttan kayıklar yapar, ırmakta yüzdürürdü. Bu yolla rüzgarın bir yelkeni nasıl etkilediğini öğrendi ama, aşkın bir yüreği nasıl etkilediğini öğrenemedi."

***

"Bir kere aşık oldum -aşk dedikleri şey bizi doğruca cennetin kapılarına götüren, aynı anda o kapıların sonsuza dek kapalı olduğunu gösteren zulümmüş meğer."

***

"Zamanla gerçek aşkın temiz bir aşk olması gerektiğine karar verdim, kendime bir kalıp sabun kaynattım..."


6 Şubat 2016 Cumartesi

Amaury Vassili














Amaury Vassili, Eurovision şarkı yarışması sayesinde tanıdığımız bir isim. Kendisi 2011 Eurovision şarkı yarışmasında ülkesi Fransa'yı Sognu isimli parçayla temsil etmiş ve yarışmayı 15. olarak tamamlamıştı. İlk etapta herkesin dikkatini çekecek saçlara ve görselliğe sahip olmasının ötesinde muhteşem bir sese sahip. Bir tenor. 

Arada açıp eski Eurovision şarkılarını dinleyip nostalji yapıyorum. Bugün de rastgele Sognu isimli şarkısını dinledim derken diğer şarkıları ve klipleri de çarptı gözüme. Özellikle My Heart Will Go On yorumu gerçekten beni benden aldı. Kendisine başarılar diliyorum, bu tekrar hatırlayış iyi oldu benim için. Bundan sonra kendisini yakinen takip edeceğim. 

4 Nisan 2015 Cumartesi

Trendeki Kız



















Trendeki Kız, yakın zamanda İthaki Yayınları tarafından çıkarılan gerilim tadında bir roman. Akademik okumalardan sıkıldığım zamanlarda, enformasyon alemine bir nevi ara verip kendimi rahatlatmak için, "New York Times Bestseller" etiketi ile yayınlanan çeşitli kitapları okuyorum. İyi geliyor. 

Trendeki Kız'ı da böyle bir zaman diliminde alıp okudum. Sanal medyada da oldukça fazla reklamı yapıldı kitabın. Yazarın daha ilk kitabı olmasına rağmen, harikulade bir pazarlama mantığı uygulamışlar. 

Netice itibari ile gerilim severlerin boş zamanlarında alıp okuyabileceği, tam bir metro kitabı diyebilirim. Kitabı abartmaya hiç gerek yok. Belki acımasız bir yorum olacak ama bestseller etiketi ile çıkan kitapların çoğunun fiyasko olduğu aşikar. Boş zaman kitapları.

Merak edenler için alıp okuyun derim. Lakin şunu da söylemeden geçmek istemiyorum, İthaki Yayınlarının fantastik, kurgu ve gerilim dalında çok daha kaliteli kitapları var.