o etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
o etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2017 Perşembe

Vüs'at O. Bener: Dost Yaşamasız


bener dost yaşamasız ile ilgili görsel sonucu
"Doğru. Büyük dert. Ben? Gerçek gerçekse. Dönüp dolaşıp kendimle karşılaşmaktan korkuyorum galiba. Boğuş. Tepin. Kendini tam dorukta, tam amansız duyduğun zaman. Lanet. Yok olmaz. Buna inanamam. Kıskıvrak. Ötesiz. Dipte. Olduğun yerde. Kurşunlanmış. Mıhlanmış. Ne artık ne bir eksik. Öyle mi? Olmaz böyle şey. Fırla ayağa. Miskin. Haydi oradan."

Yaz seçkimin yedinci kitabı olan "Dost Yaşamasız" ile Vüsa'at O. Bener'e veda ediyorum. 1950 kuşağı öykücülüğüne yeni bir soluk getiren Bener'in, Dost Yaşamasız adlı eserinde pek çok öyküsü yer alıyor. Eser tam olarak yazarın 1986 yılına kadar yazdığı öyküleri kapsıyor. Bener yazınına başlayacaklar için de tavsiye edebileceğim bir kitap. 

Diğer yazılarımda sık sık belirttiğim gibi, Vüs'at O. Bener'in farklı bir üslubu var. Kimi öykülerinde kapalı lakin duygu yüklü bir anlatım benimsiyor, kimi öyküleri ise daha açık, karakterler ve olaylar net. Bener kendisini bu konuda eleştirenlere öykülerinde de yer veriyor zaman zaman. 

Benim için derin ve sarhoş edici, güzel bir yolculuktu. Yaz seçkim bittikten sonra yazarın oyunlarını da alıp okuyacağım muhakkak. 

23 Şubat 2016 Salı

O / Hakkari'de Bir Mevsim


Bundan yıllar önce, 2010 yılının yazında Hakkari'ye gitmiştim. Henüz 18 yaşında, eğitim fakültesinin birinci sınıfını yeni bitirmiş bir öğrenciydim. Öğretmen olup Doğu'ya gitmek en büyük hayalimdi. Kars vardı düşlerimde. Rus mimarisinin ve Doğu kültürünün iç içe geçtiği karlı şehir. Hala vardır. 

Gönüllü olduğum vakfın bir projesi olduğunu öğrenmiştim. Barış Köprüsü. Başvuru sonrası seçilen kişiler arasındaydım. Daha önce hiç Doğu topraklarına adım atmamıştım. Hakkari'de geçirdiğim o yaz benim için çok büyük bir deneyim oldu. Zap Suyu ile tanıştım, dört mevsimi aynı anda yaşayan Berçelan Yaylası ile soluklandım, bir sürü çocuğum oldu orada. Gözlerimin içine bakan, adıma türküler yakan. Esnafla oturup sohbetler ettik. Yarışmalar düzenledik. Halkın sofralarına konuk olduk. Onlar çıkardılar sandıktaki hikayelerini biz dinledik. Bu sefer biz anlattık hikayelerimizi, onlar dinledi. Kaçak çay içtik, düğünlerine misafir olduk. Kol kola oynadık, diz dize sohbet ettik. 

Beni en çok heyecanlandıran etkinliklerden birisi de açık hava sineması idi. Hakkari'de ilk kez biz gerçekleştiriyorduk bunu. Hakkari meydanına kurduğumuz bir sinema perdesinde, Hakkari'de Bir Mevsim adlı filmi izledik. Yeri büyüktü gönlümde, hiç unutmam. 

Yıllar sonra filme esin kaynağı olan kitabı görünce artık okuma vaktimin geldiğini düşündüm. Bugün itibari ile kitap bitti. Hakkari anılarıma geri döndüm Ferit Edgü sayesinde. Ne unutulmaz bir yazdı, ne kadar güzel günlerdi. Beni geçmişe geri götüren Ferit Edgü'ye sonsuz teşekkürler. Selam olsun sana da Hakkari, özlemle.

9 Mart 2015 Pazartesi

Hep O Zamanlarda

belki bir gün bir kez daha
belki tekrar güldüğünde
bir kenarda, güneşli bir günde
bir fotoğraf albümünün arasında
sana aldığım kitapların kapaklarında
öyle bir yerlerde işte

birlikte denize girdiğimiz akşamlarda
televizyon karşısında
yemek yediğimiz bir akşam masasında
hastalandığım zamanlarda
sana kapıyı açtığım anlarda

hikayelerimizde, sohbetlerimizin arasında
kabataş sokaklarında
üşüyüp sana sarıldığım zamanlarda
beni hatırla