sezer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sezer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2017 Pazar

Max Frish: Homo Faber

"Ölüme hazırlanış: Raporlar, mektuplar, cep defterleri gibi belgelerimin hepsi yakılsın, hiçbiri doğru değil. Dünyada olmak ışıkta olmaktır. Mesleğimiz herhangi bir yerde eşek sürmek (geçenlerde Korinthos'taki yaşlı adam gibi) ama önemli olan, ışığa dayanmaktır (çocuğumuzun şarkı söylediği zamanlar gibi), katırtırnakları, asfalt ve deniz üzerindeki ışıkta söneceğini bilerek sevince dayanmak, zamana dayanmak ya da bir andaki sonsuzluğa. Sonsuz olmak: var olmuş olmak."

Teknik bir adam, Faber. Bir uçak yolculuğu sonrası yaşadıkları, dünyasını tesadüflerin çarkını çevirdiği bir sirk haline getiren peşi sıra olaylar. Yaşamın duygularla mı dönenip durduğu yoksa duygusuz bir yaşamın mı insanı dinç tuttuğu üzerine bir akış. Kızı ile karşılaşması, bir gemi yolculuğunda. Sonra Hannah. Yıllar sonra yaşanan acı bir ölüm. Bir ameliyat, Atina ve ardı sıra pek çok ülke. İnsanların var oluş biçimleri. 

Gerçekten bir ritmi mi vardır yaşamın, süregelen bir düzeni mi bizim asla bozamayacağımız cinsten? Yoksa yaşam tamamen tesadüfi midir, Batı'nın tekniğinden uzak Doğu'nun zamanına ve kaderine yakın. Hangi taraf daha mutlu? Hangi taraf daha pervasız? Hangi tarafın dizginleri elinde? Tüm bu sorular Faber'in yaşamında ve romanında gizli belki de. Bir hayat hikayesi, filme çekilen bir sürü gün batımı. 

16 Ağustos 2016 Salı

Hanım


"Senin yüreğin iyilik dolu Olcay, bu dünyada acı çekmeden yaşaman imkansız."

Hanım; baş rollerini Yıldız Kenter ve Eşref Kolçak'ın paylaştığı, 1988 tarihli sinema filmlerimizden bir tanesi.

Olcay, deniz subayı olan eşini henüz kızı iki yaşında iken kaybetmiş ve kızını tek başına büyütmüş bir anne. "Hanım" adlı pamuk kedisinden başka hiç kimsesi yok. Hanım, Olcay'ın can yoldaşı. Koca evde birbirlerinden başka tutunacakları bir dal yok.















Olcay, kanser olduğunu öğrendikten sonra kedisi için bir yuva aramaya başlar. Kapı kapı dolaşır lakin kedisine sahip çıkacak, onu kendisi gibi sevecek sıcacık bir yuva bulamaz. İnsanlar; Olcay'ın ruhi tedirginliğini, içe işleyen merhametini ve huzurla dolu suretini bir türlü anlayamazlar. Giderek herkese yabancılaşır Olcay. Bu dünya için gerçekten fazla iyidir. Kansere yakalanmış ve önünde kısacık bir hayat kalmış olan Olcay'ın tek üzüntüsü kedisi Hanım'a ne olacağıdır. 

Hikayeyi daha fazla anlatma taraftarı değilim. Olcay'ın yaşam mücadelesi, Hanım için özverisi, yaşama bakış açısı, bunların hepsi o kadar derin işlenmiş ki filmde; tabii Yıldız Kenter'in muhteşem oyunculuğunun yeri de epey büyük. Asla yeri doldurulamayacak, enfes bir sanatkar kendisi. Filmi izlemenizi tavsiye ederim, sinema tarihimizin yapı taşlarından bir tanesi. 

17 Ocak 2016 Pazar

Deli Deli Olma














Deli Deli Olma; senaryosunu Hazel Sevim Ünsal'ın kaleme aldığı, Murat Saraçoğlunun da yönetmen koltuğunda oturduğu 2009 yapımı bir sinema filmi. Filmin baş rollerinde büyük oyuncular Şerif Sezer ve Tarık Akan yer alıyor. 

Karlı coğrafyaları çok sevmişimdir hep. Özellikle bozkır ve bozkır yaşamı çok etkiler beni. Her fırsatta söylerim; gidip görmek istediğim yerlerin en başında Kars gelir hep. Hatta öğretmen olduğum yıl tayinimin Kars'a çıkması için dilekler dilerdim. Benim için ayrı bir ehemmiyeti vardır bu şehrin. Orhan Pamuk'un güzel kitabi Kar burada geçer. Reha Erdem'in Kosmos'u buradadır yine. Keza Zeki Demirkubuz'un enfes filmi Kıskanmak da Kars'ta geçer. Çok yakın zamanda tarihi ve kültürel bir yolculuğa çıkmayı planlıyorum Kars'a doğru, bir başıma... Deli Deli Olma'yı geç de olsa bu sebeple seyrettim. 

Birbirine gençliklerinden beri deli gibi aşık iki insan. Zor bir kadın, sebepleri olan güzel yürekli bir adam. Ve Elma. Elma'nın çocuksu mutluluğu, hayalleri, neşeleri, müzik aşkı ve sıcacık bir hikaye. Ve eski bir Piyano... Kars'ın muhteşem coğrafyasından seyirlik görüntüler, kar insanları... Güzel film Deli Deli Olma.