el etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2018 Çarşamba

Bilge Karasu: Göçmüş Kediler Bahçesi


"Adımız Seviydi diye düşünüyor, ama bulamadım bu adı, seçemedim vaktinde. Gürültüye kulak verdim gereksiz yere, gürültünün gizlediğini işitmeğe çalışmalıydım." 

Avından El Alan, 1968-1977

13 Aralık 2016 Salı

Bütün Giysilerimden Kurtuldum!

Birkaç yazıdır bahsediyorum, annemle birlikte "hayatı sadeleştirme projesi" adı altında bir projeye imza attık. Daha doğal, daha sağlıklı, üzerimizdeki maddi ve manevi yükü azaltacak bir yol arıyorduk ve bir yerlerden başladık. Öncelikle kozmetik ürünlerimizin hepsini attık, ardından evimizdeki tüm süs eşyalarını imha ettik. Hiçbir şey kalmadı gerçekten, giysilerimiz için de benzer bir yol izlememiz gerekiyordu. Bir günümü tamamen bu işe ayırdım, gerçekten dolabımda hiç giyilmemiş ya da bir iki kere giyilip bir kenara bırakılmış ne kadar çok kıyafet varmış! 

Hepsini tek tek ayırdım, yıkadım, ütüledim ve tasnif ettim. Yardıma muhtaç olan ailelere ulaşması için kolları sıvadım, üstelik bununla da yetinmedim, çalıştığım okuldaki tüm öğrencilerime, öğretmen arkadaşlarıma duyurdum, desteklerini istedim. Giderek büyüyen bir kampanyaya dönüştü bu durum. Kolilerimizi özenle düzenlemeye başladık, yakında ihtiyaç sahipleri için yola çıkacak.

Şu an giysi dolabımda bu kış bana yetecek bir kaş parça eşyanın dışında hiçbir şey kalmadı. Elzem olmayan şeyleri de kesinlikle satın almayacağım bundan sonra. Giyim gereksiz, aldatıcı bir vitrin, elbette çok zor insanın kıyafetlerinden vazgeçmesi lakin imkansız değil. Çok büyük bir arınma ve muhteşem bir ferahlık. Bunun huzurunu tarif etmem mümkün değil, belki çok büyük işler yapamıyoruz ama bir yerlerden tutunmak bile var edebiliyor bizi, var ettiğine inanıyorum. Daha nicelerine umarım. 

11 Haziran 2016 Cumartesi

Porselen Desenleme Sanatı

Bugün porselen desenleme kursumun ilk günüydü. Önceden hazırlamış olduğum malzemelerimle birlikte koştur koştur kursa gittim. 

Çok sevimli bir hocamız var, önce kendisinin desen dosyasından bir desen seçtik. Ardından ben seçtiğim deseni aydinger kağıdı üzerine geçirdim. Aydinger kağıdından da, karbon kağıdı aracılığı ile özel bir kalem ile porselene geçirdim. Sonraki aşama ise porselene geçirilen desenin üzerine kontür çekme. İtiraf etmeliyim ki bu kısım epey meşakkatli. Seçtiğiniz desen ile birlikte kontürün de süresi uzayıp kısalabiliyor. Ben çok basit bir kaftan deseni ile başladım. Hocamın yardımı ile boyamızı ezip sıvılaştırdık ve kontür kalemi ile çalışmaya başladık. 

Kaftanı porselen üzerine geçirdikten sonra hocam bir çalışma daha yapmamı istedi. Bu sefer seramik üzerine bir desen çalışması yaptık. Bir kadırga seçtim. Yüksek lisans tez konumun bir kısmını denizcilik oluşturduğu için, deniz temalı bir desen seçmek istedim. Yaptığım bu ikinci çalışma hocamın yardımları ile ilkinden daha güzel oldu. 

Porselenimi ve seramiğimi fırınlanmak üzere hocama teslim ettim, bir sonraki hafta boyama işlemlerine geçiş yapacağız.

Bana çok keyif verdi porselen desenleme. Öncelikle Caferağa Medresesi'nin, Mimar Sinan'ın bu şahaser eserinin dinginleştirici bir etkisi var. Medrese avlusunda sabah kahvemi yudumladım, serin serin oturdum, kurs arkadaşlarımla minik sohbetler ettim. Kurs merkezinden herkes çok ilgili ve güler yüzlü. En tatlısı da, ziyarete gelen turistlerin bizi çalışırken izlemeleri, tebrik etmeleri. İnsanı motive ediyor. 

Huzurun türlü biçimleri olduğuna inanıyorum. Bu deneyim de onlardan biri. Daim olsun.

1 Haziran 2016 Çarşamba

Yaza Yeni Başlangıçlar

Okulların kapanmasına ve öğrencileri tatile göndermemize çok az bir zaman kaldı. Biz de öğretmenler olarak yaz tatilini iple çekiyoruz tabii ki. Koca sene çok yoruldum, çok koşturdum. Güzel bir yaz tatilini de hak ettim. Genelde yaz tatillerini birkaç günlük aile ve arkadaş tatilleri dışında evde geçiriyorum. Yaz mevsimini pek sevmem, terlemek hiç hoşlanmadığım hadiselerden biridir. 

Bu yaz bir değişiklik yapmaya karar verdim. Yüksek lisans tezimin bir kısmını bitirdim. Üçüncü seneme giriyorum artık. Bir senelik bir zaman dilimim kaldı. Hazır tez işimi hafifletmişken yaz için çeşitli planlar yaptım. Tarihi yarımadada Caferağa Medresesi var. Yazın kitap okumak ve kahve içmek için sakin, tarih kokan eşsiz bir yer. Ara sıra ziyaret ederdim. Birbirinden farklı el sanatları kursu da veriyorlar. Yaz için minik bir paket program yapmışlar. Bir öğretmen arkadaşım ile birlikte porselen desenleme kursuna yazıldım. On gün sonra kursa başlayacağız. Oldukça heyecanlıyım. Daha önce herhangi bir el sanatı ile ilgilenmemiştim. Meşakkatli lakin oldukça naif bir sanat. Heyecanla beklemekteyim. 

Bir diğer aktivitem ise benim için devrim niteliğinde hakikaten. Uzun yıllardır spor yapmak istiyorum lakin bir türlü kısmet olmadı. Okuldu, yüksek lisanstı, çalışma hayatıydı derken hep erteledim. Henüz 24 yaşımda olmama rağmen gittikçe bedenen yorulmaya ve yıpranmaya başladığımı hissediyorum. Fazla kilom falan yok, sadece sağlıklı yaşamak için böyle bir adım atmam gerekiyordu. Bugün bir fitness salonuna yazıldım. Esasen fitness salonlarındaki ortamı pek sevmiyorum. Yani o disko müzikler, hayatlarını kas yapmak uğruna orada geçiren, zihinsel aktiviteler yerine yalnızca fiziksel aktivitelere ağırlık veren bir kitlenin içinde kendimi rahat hissedemeyeceğimi düşünüyorum. Lakin bir yerden başlamak durumundayım artık. Yoksa epey sağlıksız bir gençlik dönemi geçirecektim. Bu da benim için epey radikal bir karar oldu. Üç aylık bu yaz tatilini iyi değerlendireceğimi düşünüyorum. Hayatıma farklı heyecanlar katmış olmak beni daha da dinç kılıyor. Umarım gelişimimi bir ömür boyu sürdürebilir ve hedeflerime ulaşabilirim.