19 Temmuz 2017 Çarşamba
Gezmek Zamanı: Didim Altınkum'a Yolculuk
Bugün birkaç yer baktım, pek tatlı bir yer beğendim. Hadi dedim anneme, hazırlıkları yapalım da gidelim. Otobüs bileti falan derken her şey bir çırpıda halloldu. Aynı zamanda Didim Antik Kenti'ni görecek olmak da beni şimdiden heyecanlandırıyor. Yine bol bol tarih soluyacağız mis gibi.
Altınkum dönüşü muhakkak detaylı bir yazı kaleme alırım. Belki gitmek ve fikir edinmek isteyenler olabilir. Dönüşümde de öğretmen arkadaşlarımın yanına Trakya'ya gideceğim. Bu yaz benim için epey dolu ve hoş geçiyor. Okullar açılana kadar son bir ayımız kaldı. Değerlendirmek, gezmek vakti.
11 Ağustos 2014 Pazartesi
Başka Semtin Çocukları
"Biz abim ile o gece annemi hastaneye götürürken ikimiz de onun ölmek üzere olduğunu biliyorduk.O da biliyordu belki,bilmiyorum.Kabullenemiyor ya insan...Hastaneye vardık,ben böyle şey görmedim ya.Kabus gibiydi orası.Kimse yüzümüze bakmıyor,sözümüzü dinleyen bir Allah'ın kulu yok herkes çakal olmuş.
Hiç unutmuyorum anacığım orada öyle kendinden geçmiş vaziyette,kanaması artmış,bir köşede yatıyor.Biz sağa sola koşturuyoruz,doktorlarla uğraşıyoruz,hasta bakıcılarla uğraşıyoruz,cebelleşiyoruz.Ben başladım bağırmaya.Karıştı tabi ortalık,polisler falan.O kadar çaresiz bir haldeyiz ki anlatamam sana.Semih abim bile o kadar çaresizdi...
İşte o an dedim,biz neredeyiz ya ? Bu insanlar kim ? Onların gözünde bir bok değiliz aslında var ya.Öyle bir köşede,böyle başka bir ülkenin insanları gibi böyle pislik gibi duruyoruz.Başka semtin çocuklarıyız aslında.
Oradan çıkıp götürecek hastane ararken öldü annem,yolda.O gün kararımı verdim işte.Ölmek için mutlaka daha iyi bir yer vardır dedim kendi kendime !"
Aydın Bulut / Serkan Turhan
1 Eylül 2009 Salı
Aydın Yolcusu Kalmasın;)
Yolculuk vakti geldi çattı.Yıllardır hayalini kurduğum üniversite kapısından girmek bana da nasip oldu,aslında mutlu olduğum söylenebilir fakat hiç de garip bir şey değilmiş,oldu bitti olayı tamamen…Bütün hazırlıklarımızı yaptık ve biletlerimizi de aldık,umarım eksik bir şey olmaz.Yarın 3:35 Boğaziçi ile Eskişehir’e gidiyoruz.Otobüsümüz gece saat 11:00’da.Aslında ben yürümeyi ve adres sormayı hiç sevmem ama bakacağız artık,mecburen katlanacağım tüm bunlara.Eskişehir’de sanırım bayağı bir gezeceğiz sonra malum Aydın yolcusu kalmasın.7-8 saatlik bir yolculuk yapacağız ve ben hayatımda hiç bu kadar uzun süre oturmadım.Umarım bağırsaklarım harekete geçmez,yoksa her şey kabusa dönüşebilir;)
Aslında hiçbir şey bilmiyorum bu bana tamamen delilik gibi geliyor.Onca şehir arasından hiç görmediğiniz bir şehri ve sadece adının veya ne bileyim Ege’nin cazipliği ile ilk tercihinize yazıveriyorsunuz.Hayatınızın dört senesini belki de daha sonrası geçireceğiniz bu şehre bir yabancı gibi gidip oraya alışmaya çalışıyorsunuz.Alışmaya mecburum fakat yine de bazı şeyler ürkütüyor.Yapayalnız bir şehirde siz de yapayalnız.Etrafınızda tanıdık kimse yok,ellerinizi uzattığınızda parmaklarınıza dokunacak kimse yok;)Bana acı biber turşusu alacak kimse yok;)
Neyse alışırım herhalde.Tatile çıkamıyorduk artık tatil gibi gelecek bu seyahat bana fellik fellik gezeceğim;)Başka bir alem başka bir dünya beni bekliyor.Keşke alıştığım insanlar yanımda olsaydı ama her koyun kendi bacağından sözü her yerde uygulanmaya mahkum,en azından kendini devamlı yalnız hisseden biri için…
Yolculuk sonrası da bir seyahatname hazırlamak niyetindeyim.Sanırım dönüş sonrası hayal kırkılığına uğramazsam bir şeyler yazabilirim.E ne diyeyim bekle bari bizi Aydın,beklemezsin bilirim ama sen gene de bekle,tabelayı görünce sana el sallayacağım dostum;)
