tomris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tomris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Tomris Uyar: İpek ve Bakır


tomris uyar ipek ve bakır ile ilgili görsel sonucu
"Temmuz" adlı öyküsünden,

"Bu çocukluğun var ya, hiç yitirme onu, bazıları yitirmezler. Sen öyle bir çocuğa benziyorsun. Korun.
-Olur, söz."

1966

Yaz seçkimin sekizinci kitabında bana yeniden Tomris Uyar eşlik etti. Bir şekilde, bir düzlükte ayrı kalamıyorum ondan. Satırları arasında başka bir his var, etkilemekten de öte, öyküleri olduğu gibi sıcacık. İpek ve Bakır Tomris Uyar'ın ilk öykü kitabı. Yazar, 1965-1970 yılları arasında kaleme almış bu öyküleri. Bir ilk kitap olmasına rağmen Tomris Uyar'ın yazı dilini ve sıcaklığını hissedebiliyorsunuz. Üstelik gelecek yılların da heyecanlı bir habercisi İpek ve Bakır. 

Seçkime farklı kitaplarla devam edeceğim lakin yine arada bir soluk, sırf bir tını olsun diye Tomris Uyar'a sığınacağım muhakkak.

11 Temmuz 2017 Salı

Tomris Uyar: Otuzların Kadını


tomris uyar otuzların kadını ile ilgili görsel sonucu
"Acaba bizler, yara-almadığımıza, güçlü olduğumuza bu kadar inanan çocuklarımızın bir gün biz yok olduğumuzda duyacakları boşluğu nasıl hafifletebiliriz? Şimdiden başlamalı, ama nerden?"

Yaz seçkimin dördüncü kitabında bana yine Tomris Uyar eşlik etti. Bu sefer "Otuzların Kadını" adlı öykü kitabı ile. Başından itibaren okuru içine çeken bir yapısı bu eserin. Bilhassa otuzların kadını derken söylemek istedikleri, kadın olmak meselesinin içine bunca eğilmişlik, bu denli gözlem gücü takdire şayan. Bir yerlerden bir şeyler eksilmiş, geriye kalan tüm kadınlar onu tamamlamak derdinde gibi. Hafif bir esinti, yüze çarpan birkaç saç teli ve ardına bakmadan yürüyen kadınlar, kimi vakitler tökezleyip. 

Belki de hem erkekler hem kadınlar topluca, bir arada oturup oturup bu eseri okumalılar. Kadınlar, otuzların kadınına atıfta bulunurken; erkekler otuzların adamı hakkında ütopya ve gerçeklik arası bir mukavemet bulmalılar. 

Tomris Uyar'a şimdilik veda ediyorum. Sırada Vüs'at O. Bener var. Kısa süreli bir ayrılıktan sonra yeniden buluşacağız Tomris Uyar ile. Esen kalınız sevgili okurlar. 

9 Temmuz 2017 Pazar

Tomris Uyar: Yaz Düşleri Düş Kışları


tomris uyar yaz düşleri düş kışları ile ilgili görsel sonucu
"Demin düşünüyordum da, bizim ülkemizde geçmişler ne kadar kısa, ne kadar da kısa süreli. Bizler, tarihimizi hep on ya da on beş yıllarla düşünürüz.
Yanlış anlamayın, dış dünyadan yenilikler çarçabuk erişir bize, ne var ki parıltıları çabuk biter, çabuk aşınırlar. Dün yepyeni olan bir kavram, bir akım, umut veren bir ad, bir yüz, bakarsınız bugün daha süresi dolmadan yıpranmış. Eşelenmemiş, karanlık tarih dilimlerinin arasında bir yerde kayıvermiş. 
O yüzden diyorum ki, bizim ülkede tarih arayacaksanız Lin bey oğlum, kitaplara bakmayacaksınız. Ama bir insan yüzünde, eski bir yapıda, bir sokakta ya da şu önünüzdeki fotoğraf gibi bir kartpostalda, yüzyılı bir anda kavramanıza yetecek onar yıllık ayrıltılar bulabilirsiniz."

Nisan 1980

Yaz seçkimin üçüncü kitabı Tomris Uyar'ın öykülerinden oluşan "Yaz Düşleri Düş Kışları" isimli eser oldu. Edebiyatın hem iç sızlatan hem de coşku aşılayan bir yanı var. Tıpkı hayat gibi. Tıpkı Tomris Uyar gibi.

Uyar, sevdiğim öykücülerden biri. Daha evvel "Sekizinci Günah" ve "Aramızdaki Şey" adlı eserlerini okumuştum. Yaz seçkimde bir öykü kitabı daha var, sırada. 

Yukarıda alıntı yaptığım ve bana en çok dokunan öyküsü "Metal Yorgunluğu" oldu. Kağıda dökmüş olduğu sözcükler dönem gerçekliğini yansıtmakla birlikte günümüze de ayna tutuyor. Değişimin kıyısında değişemeyen bir ülkeyiz. 

Bir de kitabı bitiren "Kuşluk Rakısı" adlı öyküden kısa bir bölüm paylaşmak istiyorum. Böyle tam da Tomris Uyar netliğinde ve duygusunda bir bölüm: 

"Yaa, dedi Osman olağan bir sesle.
Yine sustuk.
Şuramda bir şey sancıyor dedi.
Yalnızlık, dedim."

12 Mayıs 2015 Salı

Tomris Uyar: Sekizinci Günah














"Çok korktum. Saçma, biliyorum. Altı üstü bir karabasan diyeceksin. Biliyorum, işine gecikiyorsun. Birkaç dakikacık. Olanları gerçekten yaşasam ancak bu kadar yorulurdum. Birkaç sigara içtim, odayı havalandırdım, yorganı başıma çektim; yine olmadı." 

Tomris Uyar'ı ilk kez okudum. Yanılmıyorsam Gündüz Vassaf'ın bir kitabında çok güzel bir sözüne rastlamıştım, şu an tam olarak hatırlayamadığım. Tomris Uyar'ın sözcükleri bir araya getiriş biçimi oldukça güzel. İçten buldum öykülerini, insanoğlunun ruh haline dair bir çok gözlemde bulunmuş, bunları muntazam dile getirmiş bir edebiyatçı. Huzurlu uykular diliyorum onun için.