mı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2013 Perşembe

Biraz Daha Mı İnsanız ?

Bir süredir felsefe eğitimi alıyorum,bir aylık bir eğitim.Her hafta değerli bir hocanın eşliğinde Aydınlanma Felsefesi üzerine tartışıyor,konuşuyoruz.Tüm bu konuşmalar aslında özünde insanı ve insanın mutluluğunu kapsadığı için bana çok ilgi çekici geliyor.Bunca zaman neden felsefe okumadım diye hayıflanıyorum.Özellikle felsefeyle yaşamınızı bir dinamikler bütünü halinde ele aldığınızda,kendinizi de düşünürken ve hayatınızı çözümlerken buluyorsunuz.Tıpkı psikoloji gibi,ya da sosyal bilimlerin her bir dalı gibi.
Çok önemli olduğunu düşünüyorum felsefenin,birey için ve içinde yaşadığımız evren için.

Bir yandan da eğitim sisteminin ve ülkenin bizi zorladığı,içine girmemiz ve kendimizi unutup karışmamız gereken bir düzene dahil olmamız gerektiği için kızıyorum,bunca zaman  yalnızca istediklerimi yapıyor olabilirdim.Belki de sevdiğim uğraşlarım için vakit ayırabilir,özellikle zihnimin boş kısımlarını gelecek mücadelesi ile doldurmak zorunda olmayabilirdim.

Farklı yerlerde farklı hayatlar yaşıyoruz,aşmamız gereken ve mücadele etmemiz gereken yığınla şey var.Kabul ediyorum benim mücadelem çok daha çetin ceviz,acımasız ve yalnızlığı seviyor.

Bazen düşünüyorum,yoruldum evet ama beni ayakta tutan şey de bu inancım olabilir mi ?
Kendime inanıyorum,mücadele etmekten vazgeçersem çizginin dışında kalmaktan korkuyorum.Bu yüzden de yoluma olabildiğince devam etmem gerektiğini biliyorum.

Elbette yaşam bir açlık oyunları değil lakin Sineklerin Tanrısındaki çocuklardan ne farkımız var ? Biraz daha mı insanız ? Bence hiç değiliz.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Aşık Mı Oldum?Ne,O Da Bana Mı Aşıkmış?


Nasıl söylenir bilmem ki?Daha geçen yazılarımın birinde aşktan bahsetmeme kararı almışken ya da bu konularda konuşmanın benim harcım olmadığından bahsederken…İçimde patlayan bir alevin ne anlama geldiğini bilmezmişim meğer…Yaptığım yırtılmış bir hayatı yapıştırmaya çalışmakmış ama ben yenisini istemişim ve kazanmışım bu hayatı…Onunla…İlk defa…Bir turda,okul gezisinde başladı aslında tanışmamız.Yeditepe gezisinden uzunca bahsetmiştim,hayallerden,dostluklardan yaşanan kocaman dolu dolu üç günden.Nereden bilebilirdim ki hayatımın aşkını,dostunu,can yoldaşını,GİZEM’ini orada bulacağımı.Hani genzi yanar ya insanın,kendinizi pamuk helva yerkenki kadar pembe ve somut hissedersiniz ya.İşte kendim gibi dışarıda doya doya elma şekeri ve pamuk helva yiyebileceğim biri çıktı karşıma…Bu öyle bir duyguymuş ki;insan bunu gerçekten hisseder gerçekten buna ihtiyaç duyarmış.Daha geçen gün konuştuk Feray ile yalnızlık bize göre dedik pek bir sözünden döner oldum ama çok mutluyum.Tıpkı Edward ile Bella gibi…Bir gece yarısı aşka kavuştum.Beni içmesine izin verdim ve onu korudum kolladım…Böyle bir şeye ihtiyacım vardı ve şimdi yeni bir hayat,yenir bir hakikat.Biraz uzak olsa da aşılır engeller kalmaz önlerde bir şey sizden başka;)


Ve şimdi geliyorum sana

Kırılgan cümleler kapandı içe

Uzandı sol yanım sana

Kabardı duygular en dibe

Ihlamur kadar saf kılıklı

Bir papağan kadar taze ve geveze

Sen kadar iki hece

Yaşadığımız sadece kendimizi dinlemece…


Facebook konusunda anlaştık tabi,öyle ilişkim var diye belirten saçmalardan olmayacağız.Her şey ikimiz arasında ve içimizde.Ben de aşktan bahsedersem anca bu kadar bahsederim.Odun!)


Kim ne derse desin aşk için….Naynananaynay….


Suyun öte yanı…


Dayan göğsüme hayda bre!