
15 Şubat 2011 Salı
The Ballad Of Mona Lisa

10 Ağustos 2009 Pazartesi
Aşık Mı Oldum?Ne,O Da Bana Mı Aşıkmış?
Nasıl söylenir bilmem ki?Daha geçen yazılarımın birinde aşktan bahsetmeme kararı almışken ya da bu konularda konuşmanın benim harcım olmadığından bahsederken…İçimde patlayan bir alevin ne anlama geldiğini bilmezmişim meğer…Yaptığım yırtılmış bir hayatı yapıştırmaya çalışmakmış ama ben yenisini istemişim ve kazanmışım bu hayatı…Onunla…İlk defa…Bir turda,okul gezisinde başladı aslında tanışmamız.Yeditepe gezisinden uzunca bahsetmiştim,hayallerden,dostluklardan yaşanan kocaman dolu dolu üç günden.Nereden bilebilirdim ki hayatımın aşkını,dostunu,can yoldaşını,GİZEM’ini orada bulacağımı.Hani genzi yanar ya insanın,kendinizi pamuk helva yerkenki kadar pembe ve somut hissedersiniz ya.İşte kendim gibi dışarıda doya doya elma şekeri ve pamuk helva yiyebileceğim biri çıktı karşıma…Bu öyle bir duyguymuş ki;insan bunu gerçekten hisseder gerçekten buna ihtiyaç duyarmış.Daha geçen gün konuştuk Feray ile yalnızlık bize göre dedik pek bir sözünden döner oldum ama çok mutluyum.Tıpkı Edward ile Bella gibi…Bir gece yarısı aşka kavuştum.Beni içmesine izin verdim ve onu korudum kolladım…Böyle bir şeye ihtiyacım vardı ve şimdi yeni bir hayat,yenir bir hakikat.Biraz uzak olsa da aşılır engeller kalmaz önlerde bir şey sizden başka;)
Ve şimdi geliyorum sana
Kırılgan cümleler kapandı içe
Uzandı sol yanım sana
Kabardı duygular en dibe
Ihlamur kadar saf kılıklı
Bir papağan kadar taze ve geveze
Sen kadar iki hece
Yaşadığımız sadece kendimizi dinlemece…
Facebook konusunda anlaştık tabi,öyle ilişkim var diye belirten saçmalardan olmayacağız.Her şey ikimiz arasında ve içimizde.Ben de aşktan bahsedersem anca bu kadar bahsederim.Odun!)
Kim ne derse desin aşk için….Naynananaynay….
Suyun öte yanı…
14 Temmuz 2009 Salı
Öğrenci Mahsülleri Ofisi
“Sayın bayanlar baylar MERHABA/Sayın olmayan bayanlar baylar sizlere de merhaba./Bindiği dalı kesenler/Öksürüğe göre esenler/Çabuk kırılıp küsenler/Kendi yağlarıyla kavrulanlar/El kapılarına savrulanlar,MERHABA(…)Merhaba,verilip de tutulmayan sözler/Merhaba doymayan gözler/İskemleler,işkembeler merhaba/Yurdumuzun ağaçsız toprakları/Topraksız ağaçları/İnsansız topraklarım/Topraksız insanlarım/Merhaba özgürlük yolunda yaralanıp yitenler/MERHABA bu yoldan dökülüp bitenler/Merhaba söylenmemiş en güzel söz/Merhaba güzel yarınlar/Merhaba güzel yarınlar…”
Aslında bir yandan güzel ve bir yandan sızılı.Herkes ülkede olup bitenin farkında.Üniversiteye soğuk diye battaniye ile gitmek zorunda kalan öğrenci de,kahvede oturup memleket meselesi kaynatıp ardından iki cigara yakan hemşerilerimiz de.Ama en güzeli;bazı kesimin her şeye boyun eğmemek için bir takım şeyleri göze alması.Bu şeyler hayatımızda olmasa sanırım hiçbir şeyin anlamı olmazdı.Ya da anlamdan bahsetmek bu kadar kolay olmazdı.
Not:Bu el gazetesi Balıkesir Üniversitesi emektar öğrencilerine aittir.
Öğrenci Kolektifleri:)