kuzey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuzey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2017 Pazartesi

David Vann: Bir İntihar Efsanesi


david vann bir intihar efsanesi ile ilgili görsel sonucu
"Granit mezar taşı benim kendi ihtiyaçlarıma da oldukça uygun. Ona çiçek götürüp eskiden olduğu gibi onunla oturuyorum, artık spagetti yapmam da gerekmiyor. Kıyıya vuran dalgaların sesini dinliyor, bir buzçiçeğini parmaklarımın arasında gıcırdatıyor, yükseklerdeki maviliğe gözlerimi dikiyorum. Bazen de ısrarlı bir kanat çırpıştan ümitlenerek, babamın sonunda hayata döndüğünü hayal ediyorum neredeyse."

Amerikalı yazar David Vann, "Bir İntihar Efsanesi" adlı öykü kitabında okurlarını Alaska'ya götürüyor. Sis bürümüş dağların ardında buzullar, kalın kar tabakaları, balıklar, ormanların içerisinde saklı kalmış göller, küçük dağ evleri ve ıssız bir yaşam. 

Kitabın tamamı bir kurgu değil, yazar David Vann'ın hayat hikayesi oldukça ilginç. Ailesinde pek çok intihar vakası var, sanıyorum bir ölçüde yazarın hayata tutunma biçimi yazmak. Özellikle babasının intiharından sonra zor dönemler geçiriyor Vann. Öyküler konu bakımından oldukça etkileyici, bazı bölümlerde tokat yemiş gibi hissediyorsunuz. Konu itibari ile yazar oldukça güçlü bir yerde duruyor. Diğer eserlerini okumadım lakin edebi açıdan biraz daha iyi olabilir diye düşündüm öykü kitabını okurken. Genel olarak bakıldığında böylesi bir acının kelimelere dökülmüş olmasını çok kıymetli bulduğumu belirtmek isterim. Acının üzerine yazmak kolay olmasa gerek. 

Güzel bir okumaydı benim için, Alaska'dan öyküler okumak istiyorsanız sizin için doğru bir seçim olacaktır bu eser. 

22 Ocak 2017 Pazar

Lale Müldür: Kuzey Defterleri

Kuzey Defterleri'nın ilk baskısı, 1992 yılında Metis Yayınları tarafından yapılmış. Yapı Kredi Yayınlarının bu ay kitabın yeni baskısını yaptığını görünce aldım. Uzun bir metro yolculuğunda okudum, oldukça derin satırlar, Lale Müldür'ü tanımak beni çok mutlu etti. 

Yüreğime dokunan bazı dizeler oldu. Bunlardan birkaçını paylaşmak istiyorum. Belki de satırlar arasında en çok kendimi bulduğum cümleler bunlar, kuzeyde bir yerde eprimiş bir koltuğun üzerinde okuyormuş gibi okudum. Perde aralık, kuzey denizinin esintisi pencereyi yokluyor gibi, sarı bir masa lambası kitabı belli belirsiz aydınlatıyor gibi...

"Kişinin kendisinin dışında inanabileceği bir şey yoktur çünkü."

"Ertesi gün ve ondan sonraki bütün günler. buradayım. hava açıyor. mutluluk. romanlardaki gibi. sessizlik. mavi menekşe civası. geçen eylülden beri. onun yerinde olsam söylerdim. yatakta kıpırdayan bir gövde. yatakta kıpırdayan bir gövdenin aniden döndüğünde hatırladığı bir şey. gece dönüşlerinde yaşamak. cam buğulandı. ertesi gün ve ondan sonraki bütün günler. hiçbir şey demedim. unutmak kendini. etrafa bakmak... var olan eskidendir ve olacak olan eskiden olmuştur, ve insan geçmiş olanı yine arıyor."

"çocukluğun saydam derisini üzerinden atamayanlar som bir metalin damarlarını takip ederek belki bedeli oldukça ağır bir güzelliği taşımak zorunda kalıyorlar."