josh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
josh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2016 Çarşamba

FARRO / HalfNoise













Paramore'u bilenler Zac Farro ve Josh Farro kardeşleri tanıyacaklardır. Uzun yıllar Paramore ile yollarına devam ettiler. İlk çıktıkları andan beri takip ettiğim ve gerçekten çok sevdiğim bir grup. Geçtiğimiz yıllarda Farro kardeşler gruptan ayrıldılar. Haberi ilk duyduğumda üzülmüştüm. Çünkü Paramore'u Paramore yapan şarkılarda Farro kardeşlerin emeği çok büyük. 

Uzun yıllar kendilerinden haber alamadık, müzik adına çalışmalar yapıyorlardı lakin bunlar bir oluşum ve ciddi albümler şeklinde değildi. Hoş, Novel American adından bir grup kurmuşlardı ama sanırım devamı gelmedi. Neredeyse kendilerini unutmuştum. Geçtiğimiz günlerde bir sosyal medya taraması yapayım derken çok şaşırdım. Josh Farro bir albüm çıkarmış. Cliffs isimli şarkısını neredeyse her gün dinliyorum. Çok ama çok güzel olmuş. Paramore zamanında Josh Farro'nun back vokal olarak albümlerde yer aldığını biliyordum. Sesi şarkılarına cuk oturmuş. 


Zac Farro ise HalfNoise isimli bir grup kurmuş ve o da bir albüm çıkarmış. Çifte mutluluk yaşadım gerçekten. Zac'in sesini duymamıştım, o da hoşuma gitti. Lakin sanırım ben baştan beri Josh'u dana çok seviyorum. Ve rock altyapılı müziğini daha çok beğendim. 

Sanıyorum ki Paramore'dan ayrılma sebepleri arasında, Paramore'un müziğinin pop müziğe kaymaya başlaması da vardı. Belki Paramore, oluşum itibari ile sandıklarından daha popüler oldu. Ama böylesi iyi oldu. Bütün tebriklerim, ayakta alkışlarım Farro kardeşlere geliyor şu sıralar. 

23 Ocak 2016 Cumartesi

Josh Malerman: Kafes

Kafes, Josh Malerman tarafından kaleme alınmış ve İthaki Yayınları tarafından basılmış korku gerilim tadında bir roman. Oldukça reklamı yapıldı son zamanlarda. Hatta ben de hiç alışkanlığım olmamasına rağmen süpermarketten aldım bu kitabı. Çok üzücü geliyor bana, süpermarketten alınan kitaplar ya da süpermarketlerde kitap bulunması. 

Kitap, kitsch/yığın roman dediklerinden. Hazır sömestr tatili gelmişken şöyle yorgunluğumu dindirecek, edebi değeri olmayan, basit bir kitap okumak niyetindeydim. Nitekim alıp okudum. Kafes, klişe konuları işleyen bir roman. Dünyada hüküm süren belirsiz varlıklar, bu varlıklarla karşılaşan insanların kendilerini öldürmeleri, bu varlıklarla karşılaşmamak için insanların gözleri kapalı yaşamaya başlaması ve hayatta kalan bir avuç insan... Romanın içinde hiç ayrıntı yok, durumlar oldukça muallak ve havada kalmış. Bu varlıklar nasıl ortaya çıktılar? Amaçları neydi? Tam olarak insanları nasıl etkiliyorlar ve niçin insanların ölümüne yol açıyorlar? Tüm bunlara net bir yanıt bulmak neredeyse imkansız.

Yine de Kafes, soğuk kış günlerinde okunabilecek, bir çırpıda biten bir roman. Okurken beklentinizi çok yüksek tutmayın derim. (Ha bu arada bir daha süpermarketlerden kitap almayacağım).