gezgin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezgin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Seyahat Planları: Doğu Ekspresi İle Kars'a Yolculuk

Çok uzun süredir ülkeyi dolaşmak ile ilgili çeşitli hayallerim var. Üniversiteyi bitirelim, bir de üzerine yüksek lisans yapalım, güzel bir işimiz olsun, iyi kötü kazanalım, mücadele edelim derken 25 yaşıma girmeme az bir zaman kaldı. Okurken de epey gezdim lakin ülkemizin dört bir yanını gezme imkanı bulamadım. Artık hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum. En büyük hayalim ise Kars. 

Öğretmen olduktan sonra bir kez kamu sınavına girdim. Eğer tercih hakkım olsaydı kesinlikle Kars yazacaktım. Öncelikle Orhan Pamuk'un "Kar" adlı romanının benim için önemi büyük. Çok sevdiğim, çevirip çevirip okuduğum ve hayallere daldığım bir roman. Bunun dışında en sevdiğim yönetmen olan Reha Erdem'in "Kosmos" isimli filminin de benim hayatımın ve hayallerimin arasında önemli bir yeri var. Bir başka güzel film ise Zeki Demirkubuz imzalı olan "Kıskanmak". Hepsinin ortak noktası Kars. 

Bir de Ani var tabii. Çok sevdiğim Ermeni caz piyanisti Tigran Hamasyan, geçtiğimiz yıl Ani'de bir konser vermişti. Enfes bir etkinlikti, her ne kadar uzaktan takip etmek zorunda kalsam da, çok etkilendiğimi itiraf etmeliyim. Yine de telafi edip, Aya İrini Kilisesi'nde vermiş olduğu konseri dinleme imkanı buldum. Bu sefer Tigran Hamasyan müzikleri eşliğinde Kars'a gidecek ve Ani'yi ziyaret edecek olmam bir mucize gibi geliyor bana, çok heyecanlıyım gerçekten. 

Küçüklüğümden beri karlı, zorlu coğrafyalara büyük bir ilgim var. Kar, soğuk, Rus mimarisinin izleri, zamanın durduğu kentlerdeki yaşam, uzaklık... Bunlar içimde hep gitme isteği barındırdı. Hala da öyle. 

Bu kış esaslı bir plan dahilinde, Ankara'dan kalkan Doğu Ekspresi ile Kars'a gitmeyi düşünüyorum. Çalıştığım okulun bizlere güzel bir hediyesi olan birkaç günlük Kasım tatilinde büyük bir aksilik çıkmaz ise Kars'a yol alacağım.

Sosyal medyada Doğu Ekspresi ile Kars'a yolculuk yapan gezginlerin videoları, yazıları ve fotoğrafları mevcut. Hepsini teker teker inceliyorum. 

Tek başıma çıkacağım bu yolculukta kendimi daha fazla dinleyeceğim, bir sürü fotoğraf çekecek ve elbette ki fazlası ile yazacağım. Umarım bir aksilik çıkmaz ve Kasım ayında hayallerimi gerçekleştirebilirim. Çok bir şey kaldı sayılmaz, Kasım'a kadar Kars okumaları yapmaya ve hazırlıkları hızlandırmaya devam! Hayallerimizin birer birer gerçek olması dileğimle. 

19 Temmuz 2016 Salı

Tatil Güncesi: Kemer II (Phaselis Antik Kenti)

Kemer'de kaldığımız bir hafta boyunca gezebildiğim en güzel yer Phaselis Antik Kenti oldu. Olimpos'u da görmek isterdim artık bir başka sefere. Kemer merkezde saat kulesinin hemen yanında Phaselis Antik Kenti'ne giden minik otobüsler kalkıyor. Kişi başı 4.5 Tl verip Tekirova otobüslerine biniyorsunuz ve yaklaşık yirmi dakikalık bir yolculuktan sonra Phaselis Antik Kentindesiniz. Yol kenarında gördüğüm tabelanın üzerinde Phaselis I yazıyordu, II var mı emin değilim lakin benim gezdiğim yer Phaselis I idi.

Phaselis, yol kenarı ve biraz ıssız bir güzergahta kaldığı için insanların pek çoğu arabaları ile geliyor. Ben otobüsten inip ormanlık arazinin içerisinde Phaselis'e gidene kadar -hemen hemen yarım saat- tek başıma yürüdüm. Phaselis bir ören yeri olarak geçiyor, içeriye giriş ücretli. Müze kartınız var ise avantajlarından faydalanabilirsiniz, müze kartınız yok ise 20 liralık bir giriş ücreti var. İçeriye girdikten sonra ilk göze çarpan deniz kenarındaki su kemeri oluyor. Su kemerini ana cadde takip ediyor, bunun yanında hamamlar, anıtlar, tapınak alanları da mevcut. Phaselis'de Akdeniz Üniversitesi'nin bir araştırma birimi de yer alıyor. 

Phaselis'in benim için bu kadar önemli olmasının sebeplerinden en önemlisi Hadrian. Rodos'tan Likya'ya, Büyük İskender'den Roma'ya kadar pek çok uygarlık ile bağları olan mühim bir liman şehri Phaselis. Roma İmparatoru Hadrian'ın şehri ziyaretinden sonra, onun adına bir kapı yaptırılıyor. Şu an bu kapı deniz kenarında ve epey küçük bir kısmı kalmış durumda. Yine de Antoninus'a karşı duyduğu büyük aşkı tarihe kazımış Hadrian adına yapılan kapıya dokunmak bile güzel bir tarihi deneyimdi.

Hadrian Kapısının olduğu kısımda güzel bir plaj da var. Ben gittiğimde çok az kişi vardı ve açıkcası yüzeceğimi tahmin ederek gitmemiştim. Yanımda havlum, yedek eşyalarım yoktu. Ama bu sessiz ve güzel Phaselis'de antik kente karşı yüzme keyfini kaçıramazdım. İçinde bulunduğum duruma aldırmayıp suyun keyfini çıkardım. 

Antik kentin içerisinde bir de antik bir tiyatro bulunuyor. Merdivenler ile çıkabiliyorsunuz. Tavsiyem antik tiyatroyu görmeden dönmeyin. Hakikaten güzel bir dokusu ve manzarası var. Aynı zamanda çok da güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Ben fotoğraf çektikten sonra yine taş peşinde koşup güzel taşlar topladım.

Bileti aldığınız yere geri döndüğünüzde sağ tarafta küçük bir durak mevcut. Oraya belirli aralıklarla Kemer otobüsleri geliyor. O otobüslere binip tekrar Kemer'e dönmeniz mümkün. 

Kemer tüm tarihi ve turistik güzellikleri ile bizim için epey keyifli bir tatil yeriydi. Kaldığımız süreyi keyifli geçirmeye çalıştık. Antalya çok büyük bir tatil merkezi. Bu yüzden kısa bir sürede tüm tarihi yerleri gezmek mümkün olmayabilir. Ben daha çok tarihi ziyaret yapacağımı düşünmüştüm ama kısıtlı sayıda yapabildim. Belki bir dahaki sefere daha uzun bir tatil ile bunu gerçekleştirebilirim. Siz de tatil rotanızı Kemer'den yana kullanabilirsiniz. Keyifli tatiller dilerim.

14 Nisan 2015 Salı

Hayata Yolculuk












Hasan Söylemez, hikayesini kitabının kapağında gayet net bir biçimde özetliyor: "Bir bisiklet, sıfır lira, sekiz ay, on bin kilometre." Evet, aslında Hasan Söylemez'in macerası bu kadar net ve güzel. 

İnternet gazetelerinden birini okurken dikkatimi çekti Hasan Söylemez'in haberi. Nasıl yani dedim kendime önce. Hiç parası olmadan, nasıl bilinmeze doğru uzun bir yolculuğa çıkar insan. Haberin tamamını okuyunca içime bir umut serpildi. Nasıl sevindiğimi anlatamam, sevindim çünkü böyle güzel insanlar da varmış ülkemde dedim. 

Sadece bir bisiklet, yollarda geçen pek çok farklı öykü, özgürlüğe doğru çıkılan bir yolculuk. Sanırım hayallerimizi gerçekleştirebilmek için cesaretten daha fazlasına ihtiyacımız yok. 

Hasan Söylemez'in hikayesini gazete röportajlarından ya da internetten okumakla yetinmeyin derim. Bu ay ilk baskısı yapılan "Hayata Yolculuk" isimli kitabı çoktan raflardaki yerini aldı. Hayykitap'tan çıkan eser, Hasan Söylemez'in yolculuk macerasını baştan sona yalnızca samimiyet duygusu ile işliyor. Kitap için oldukça da güzel bir kapak tasarımı yapılmış. Ayrıca bana göre kitabın en güzel sürprizlerinden biri , Hasan Söylemez'in yolculuk macerası sırasında çekmiş olduğu pek çok fotoğrafın da kitabın içerisinde yer alması. Şiddetle tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.